Sağlık Turizmi Bilgilendirme ve Geliştirme toplantısı, dün Edirne’de gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan Uluslararası Sağlık Hizmetleri A.Ş. (USHAŞ) Genel Müdürü Behlül Ünver, Türkiye’ye sağlık turizmi amaçlı gelen turist sayısını artırmayı hedeflediklerini dile getirerek; "1 milyon 650 bin insanın sağlık için Türkiye'ye gelmiş olması üzücü. Biz bunun 6 milyon, 8 milyon, 10 milyon olmasını istiyoruz. Dolayısıyla bu noktada daha diyeceğimiz çok söz ve çok iş var" dedi.
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) tarafından düzenlenen Sağlık Turizmi Bilgilendirme ve Geliştirme toplantılarının 11’incisi Edirne’de düzenlendi. Toplantıya; Edirne Valisi Yunus Sezer, Uluslararası Sağlık Hizmetleri A.Ş. (USHAŞ) Genel Müdürü Behlül Ünver, TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Elif Ural ve Trakya bölgesinde faaliyet gösteren birlik üyelerini katılırken, toplantıda sağlık turizminde Trakya'nın taşıdığı öneme vurgu yapıldı.
'SAĞLIK KURUMLARI VE ACENTELER BİRBİRLERİNİ RAKİP OLARAK GÖRMEMELİ'
Toplantının açılış konuşmasını yapan TÜRSAB Yönetim Kurulu Üyesi Elif Ural, Edirne'nin sağlık turizmi açısından katma değeri en yüksek iller arasında olduğunu kaydetti. Ural, sağlık kurumlarının, acenteleri rakip olarak görmemesi gerektiğini ifade ederek; "Bu ülkeye son olarak 61 milyon gibi bir turist geliyor. Bu 61 milyon turistimizin yaklaşık olarak son 2024 verilerine göre yüzde 89'u turizm acenteleri üzerinden geliyor. Yüzde 89 seyahat acenteleri üzerinden gelen bir ülkede, sağlık turizminde çok büyük bir yanlış yaptık. Sağlık kuruluşlarımız dediler ki; biz seyahat acentelerini görmezden gelelim ve sağlık turizmi pazarlamasını biz kendimiz yapalım. İşte en büyük hatamız burada başladı. Ve bu hata devam etti. Tabii ki bir birlik, bir önderlik yapan birileri olması gerekiyordu sektöre. Biz de elimizden geldiğince bu konuda önderlik ve birlik olmaya devam ediyoruz. Diyoruz ki sağlık kurumları ve sağlık acenteleri birbirini rakip olarak görmemeli. Her zaman bunu söylüyoruz. Sağlıkçılar çok kaliteli sağlık hizmeti verecek, biz acenteler de satışı yapacağız ve ürünü de belirteceğiz" şeklinde konuştu.
‘TÜRKİYE’NİN SAĞLIK TURİZMİNDEKİ BEKLENTİSİ 20 MİLYAR DOLAR’
Uluslararası Sağlık Hizmetleri A.Ş. (USHAŞ) Genel Müdürü Behlül Ünver, ülkeye sağlık turizmi için gelen turist sayısını arttırmayı amaçladıklarına vurgu yaparak; "Gelecek Türkiye Yüzyılı olacaksa ve sağlık turizmi bu anlamda kıymetiyse ve dünyada yaklaşık 100 milyar dolar gibi bir kaynağın bu anlamda kullanıldığı belirtiliyorsa 2028 yılında da 127 dolarlar hedefleniyorsa, Türkiye'nin şu an için 2023'te 3 milyar 100 milyon dolar bu noktada getiri oluşturuyor olması üzücü. 2024 yılında 61 milyon turistin Türkiye'ye geldiğini düşünürsek, 1 milyon 650 bin insanın sağlık için Türkiye'ye gelmiş olması üzücü. Biz bunun 6 milyon, 8 milyon, 10 milyon olmasını istiyoruz. Ve Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği şekliyle 2028'de Türkiye'nin sağlık turizmindeki beklentisi 20 milyar dolar. Tabii bu rakamlar biraz daha istatistiki verilerden geldi, TÜİK verileri. Biz bu rakamların daha gerçekçi ifade edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bugün Türkiye'de sağlık turizminden bahsediyorsak bu kıymetli hekimlerimizin, sağlık çalışanlarımızın ya da ilgili paydaşlarımızın göstermiş olduğu katkıyla alakalı. Dolayısıyla bu noktada daha diyeceğimiz çok söz ve çok iş var" diye konuştu.
'BAŞARI İSTİYORSAK HEP BİRLİKTE SÜRECİ İLERİYE GÖTÜRMELİYİZ'
Ünver, sağlık turizminin içeriğinin de genişletilmesi gerektiği işaret ederek; "Sağlık turizminin içerisinde termal turizmi de koymak gerekiyor, sporcu sağlığını da işin içerisine koymak lazım. Sağlıklı yaşamı içerisine koymak lazım. Otellerin de işin içerisine girdiğini düşünürsek, engelli turizmi var. Sağlık turizmi gelecekte de çok kabul gören bir alan ve bu alanla ilgili Türkiye bir yerde ve doğru işler yapması gerekiyor. Bu işleri yaparken de rakiplerine göre bu pozisyonlarını belli etmesi gerekiyor. Dolayısıyla eğer bir başarı istiyorsak bu alanda özel sektörün ve kamunun hep beraber el birliğiyle bu süreci daha ilerilere götürmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.
'ECDAT İNSANA VE İNSANLIĞA NASIL BAKTIĞIMIZI GÖSTERMİŞ'
Edirne Valisi Yunus Sezer, sağlıkla ilgili, kentte 15'inci yüzyılda Osmanlı döneminde yapılan 2'nci Beyazıt Külliyesi'ni hatırlatarak; "İkinci Beyazıt Külliyesi aslında bizim medeniyet anlayışımızın, insanlığa nasıl baktığımızın aslında vücut bulmuş halidir diyebilirim. İkinci Beyazıt Külliyesi'nin yapıldığı yıllarda hep anlatılır gerçektir bu; akıl sağlığı olmayanların Avrupa'da görmüş olduğu muameleyi hepimiz biliyoruz. Biz burada bu külliyeyi yaparak aslında ecdat bizim insana ve insanlığa nasıl baktığımızı göstermiş. İçerisinde poliklinik hizmetleri olan, eczanesi olan, hemen yanında üniversitesi olan, yani sağlık personelinin de yetiştiği, yine misafirhanesiyle, aş eviyle beraber bir bütün düşünerek hemen Balkanlar'ın girişinde, gelenleri karşılayan bir büyük bir külliye yapılmış durumda ve birçok hastalıkla ilgili olarak da tabii orada çalışmalar yapılmış. Aslına baktığımız zaman ta oradan, o dönemden gelen bir Edirne ile ilgili zihinsel bir altyapı var. Bunu ne kadar biz silmeye çalışsak da silememişiz. Gelen insanlar bundan bahsediyorlar. Ve birçok kitaba da yansımış durumda" açıklamasını yaptı.
'POTANSİYELİMİZİ ORTAYA KOYMALIYIZ'
Trakya’nın ilave yatırıma ihtiyaç duymadan sağlık konusunda gelecek olan kapasiteyi yönetecek potansiyeline sahip olduğunun altını çizen Vali Sezer, Edirne'nin ise bulunduğu konum gereği pek çok Balkan ülkesine kısa mesafede bulunduğunu kaydetti. Vali Sezer, "Ortalama 3-4 saatlik mesafede hitap edebileceğimiz 53.7 milyonluk bir nüfus var. Sağlık sektörü Balkanlar'da çok kötü. Temel sağlık hizmetleri bile bazı yerlerde çok aksıyor. Sağlık personelinde de müthiş bir kayıpları var, hemen hemen hepsi Avrupa'ya gidiyor. Doktor dışında yardımcı sağlık personelinde sıkıntı yaşanıyor. Bu manada çok ciddi bir açlık var. Bizim burada bir açığı kapatma gibi bir misyonumuz olması lazım. Yunanistan'ı baz aldığımızda tam teşekküllü bir hastane Selanik'te ve Atina'da var diye biliyorum. Bizim buradaki potansiyelimizi ortaya koymamız gerektiği inancındayım" dedi.
Adem Batuhan SEVER