Gündem

Edirnekari eserlerinden “Sanat Ruhun Şifasıdır” sergisi

Edirnekari eserlerinden “Sanat Ruhun Şifasıdır” sergisi

Edirne Ahval
Edirne Ahval
Editör
14 Mart 2024 15:23

Edirne Olgunlaşma Enstitüsü tarafından hazırlanan Edirnekari eserlerinden oluşan “Sanat Ruhun Şifasıdır” isimli serginin açılışı gerçekleştirildi.

Edirne Olgunlaşma Enstitüsü bünyesindeki Edirnekari sanatçıları Buse Kaçar ve Cansu Kervan tarafından hazırlanan “Sanat Ruhun Gıdasıdır” isimli Edirnekari sergisinin, Edirne Sultan 2’nci Beyazıt Külliyesi Darüşşifası’nda açılışı gerçekleştirildi. Serginin açılış törenine Trakya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Ahmet Hamdi Zafer, Edirne İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Önder Arpacı, Eğitim Müfettişleri Başkanı Ömer Naci Diktaş, müdür yardımcıları, şube müdürleri ve sanatseverler katılım sağladı.

Açılışta konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Dr. Arpacı; “Sanat Ruhun Şifasıdır adlı, Olgunlaşma Enstitüsü tarafından hazırlanan sergide tam da burada tarihi bir mekanda, 14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle bulunuyoruz. Burada çiçeklerin hangi hastalıklara şifa olduğunu gösteren Edirnekari sergisindeyiz. Emeği geçenlere çok teşekkür ediyorum. Olgunlaşma Enstitüsü müdürümüze, müdür yardımcılarımıza ve usta öğreticisi sanatçılarımıza çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.

“TIP TARİHİNE GEÇEN İLK UYGULAMALAR BURADA BAŞLAMIŞTIR”

Devamında Edirnekari sanatı hakkında bilgilendirmede bulunan Olgunlaşma Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni Cevriye Dönmez, şu ifadeleri kullandı; “Edirne her zaman kültür olaylarının yoğun yaşandığı bir kent olmuştur. Mimari yenilikler bu kentin yapılarıyla gelmiş; sanat dallarının en güzel örnekleri burada verilmiştir. İmparatorluğun üniversite kenti olarak tanınan Edirne, çok sayıda medreseyi barındırmış ve tıp tarihine geçen ilk uygulamalar burada başlamıştır.

‘TEDAVİDE KOKULARI KULLANILAN ÇİÇEKLER, KÜLLİYEDE YETİŞTİRİLİYORDU’

Osmanlı'nın önemli külliyelerinden biri olan ve Sultan II. Bayezid tarafından 1488 yılında Edirne'de yaptırılan külliyenin içinde yer alan darüşşifa ve hemen bitişiğindeki tıp medresesinde İbni Sina'dan Farabi'ye; Selçuklulardan Osmanlılara uzanan köklü bir müzik terapi anlayışı, fiziksel ve ruhsal hastalıkların tedavisinde başarı ile uygulanır. Darüşşifa'da özellikle ruh ve sinir hastalıkları bölümünde hastaların İyileştirilmesinde çok bilinen yöntemler olan müzik ve su sest kullanılmasının yanı sıra güzel kokulardan da yararlanılarak rehabilitasyon yapıldığı bilinmektedir. II. Bayezid Külliyesi özgün yapısal tasarım özelliklerinin yanı sıra geçmişte hastalara şifa veren bahçeleriyle de bu özgünlüğünü ön plana çıkarmaktadır. Şifahanedeki hastaların tedavisinde kokuları ve özleri ile kullanılan çiçekler, şifahane içerisinde yer alan, ‘Cennet Bahçesi’ adı verilen bahçede yetiştirilir. Seyyah, gezgin ve yazar Evliya Çelebi'nin Edirne ziyaretinden edinilen bilgilere göre, külliyenin bahçesi cennet bahçesi gibi olup, ‘Bağ-i İrem’i andıran bir güzellik içinde tanzim edilmiştir. Bahçede lale, gül, sümbül, yasemin, reyhan, şebboy, nergis, karanfil gibi türlü çiçeklerle dolu çiçek tarhlarına, çeşmelere ve kubbe şeklinde yapılmış bir şadırvana, iki tarafı ağaçlı ve güllerle çevrilmiş yollara yer verilmiştir. Bu güzel kokulu çiçeklerin başında külliye bahçelerinde de yerini almış olan Edirne gülü gelmektedir. Külliye dışında da Edirne şehrinin genelinde yoğun bir çiçek sevgisinin varlığına, çiçek yetiştirmenin özel bir uğraş olduğuna 17. ve 18. yüzyıla ait kayıtlarda rastlıyoruz.

“EDİRNEKARİNİN EN GÜZEL ÖRNEKLERİ İSE EDİRNE SARAYI'NDA VE SELİMİYE CAMİİ'NDE YER ALIR”

Edirne'deki bu çiçek tutkusu sanata da yansımış, özellikle çinicilik ve Edirnekaride kendine bir karşılık bulmuştur. 14. ve 19. Yüzyıllar arasında Osmanlı ahşap işlerinde kullanılan bir süsleme sanatı olan Edirnekari, Edirne'de ortaya çıkmış, oradan da tüm Anadolu'ya yayılmış bir sanattır. Şehrimize özgü bir sanat olan Edirnekarinin en güzel örnekleri ise Edirne Sarayı'nda ve Selimiye Camii'nde yer alır. Tarihimize, kültürümüze ve şehrimizin değerlerine sahip çıkmak, bu değerleri günümüzde ve gelecekte yaşatabilmek adına, Edirne Olgunlaşma Enstitüsü Edirnekari sanatçıları Buse Kaçar ve Cansu Kervan'ın şifalı bitkilerden ilham alarak oluşturdukları, özel tasarımlarla hazırlanan bu sergide sizleri ağırlamaktan, bu değerli eserleri Edirne halkıyla buluşturmaktan büyük bir onur ve mutluluk duyuyoruz.”

‘KÜLLİYENİN BAHÇESİNDE AÇAN ÇİÇEKLERİ KULLANDIK’

Edirnekari Sanatçısı Buse Kaçar, sergilenen eserlerinde 2’nci Beyazıt Külliyesi’nin bahçesinde açan çiçeklerden esinlendiklerini ifade ederek; “Kullandığımız tüm çiçekler cennet bahçe dediğimiz külliyenin bahçesinde açan çiçekler. Aslında 17 tane çiçeğimiz kokusuyla beraber kullanılıyordu fakat biz 12 tanesini ele aldık. Bu çiçekler Osmanlı döneminde hastalara kokularıyla tedavi olarak kullanılıyordu. Biz de bunları külliyedeki desenlerle meç ederek özel tasarımlar yaptık” diye konuştu.

Külliyede şifa niyetine kullanılan bitkileri geometrik ögeler ile bir araya getirdiklerini kaydeden Edirnekari Sanatçısı Cansu Kervan ise “Özellikle burasını istedik ve şifahanenin tedavi amaçlı kullanılan en büyük alanı burasıydı” dedi.

Adem Batuhan SEVER

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!