Gündem

El yapımı bindallı ustası, mesleğini yaşatmak istiyor!

El yapımı bindallı ustası, mesleğini yaşatmak istiyor!

Edirne Ahval
Edirne Ahval
Editör
13 Şubat 2026 12:47

Edirne’de garsonluk yapan Levent Döngel, 35 yıldır sürdürdüğü bindallı sanatını evinde kurduğu atölyede yaşatıyor ve usta öğretici belgesi alarak mesleği gelecek nesillere aktarmak istiyor. Edirne'de el yordamıyla bindallı işleyen tek usta olduğuna vurgu yapan Döngel, "Belgem yok, ustamın da yok, onun ustasının da yok. Çünkü biz alaylı bir şekilde yetiştik. Yani bunun okulu yok sonuçta. Biz çocukluktan, çıraklıktan çok özveriyle öğrendik bu işi. Yetkililerden istediğim; bir usta öğretici belgesi alıp usta öğretici olmak istiyorum" dedi.

Edirne’de garsonluk yapan 48 yaşındaki Levent Döngel, çocuk yaşta öğrendiği bindallı işlemeciliğini evinde kurduğu küçük atölyede sürdürerek mesleği ayakta tutmaya çalışıyor. İstanbul’dan 9 yıl önce Edirne’ye yerleşen, evli ve 3 çocuk babası Döngel, 35 yıldır el emeğini kumaşa işliyor. 13 yaşında başladığı bindallı sanatında ustalaşan Döngel, bir motifin tamamlanmasının 3-4 günü bulduğunu söyledi. Mesleği öğrenmek isteyen kimsenin olmadığını belirten Döngel, ilkokul mezunu olduğu için usta öğretici belgesi alamadığını ve bu konuda destek beklediğini dile getirdi.

SANATIN İNCE DETAYLARI

Bindallının yoğun işlemeli ve zahmetli bir el sanatı olduğunu anlatan Döngel, “Osmanlı Dönemi’nde saray mensuplarının daha çok tercih ettikleri işlemeler bunlar. Biz de onları yaşatmaya çalışıyoruz. Öncelikle çizim aşaması var. Çizimden sonra bir taslak oluşturuyoruz, kalıp hazırlıyoruz. Daha sonrasında makineye alıp işlemeye başlıyoruz. Her kumaşa yapılabiliyor bindallı, yani kumaş fark etmiyor. Özelliği, el emeği olması. Aslında zenginliğin ifadesi. Daha çok elit kesimler giyiyormuş o dönemlerde. Gösterişi seven insanlar giyiyormuş. Günümüzde de Roman camiasında daha çok seviliyor” dedi.

USTALIK VE EMEK VURGUSU

Mesleğe 1993 yılında İstanbul Gedikpaşa’da başladığını belirten Döngel, el emeğinin önemine dikkat çekerek, “1993 yılında Gedikpaşa’da başladım mesleğe. Orada en iyi ustalardan eğitim aldım, 13-14 yaşlarında falandım. Bir nakışçı vardır, bir de üreten nakışçı vardır. Nakışçının önüne hazır materyal gelir, oturur makinede onu yapar. Bir de üretmek var. Desen yönünde, çizim yönünde veya nasıl bir motif oraya oturtturulacak? Burada işte ustalık devreye giriyor. Şu an bu işi yapan otomatik makineler var ama onlar el emeği değil. Bizim özelliğimiz el, ayak ve beyin kombinasyonuyla çalışmamız; göz, el, ayak, beyin. Yani makineye oturduğunuz makineyle bütünleşmeniz gerekiyor bir ürün yapabilmeniz için” diye konuştu.

‘SON TEMSİLCİLERİZ’

Bindallı sanatının yeni kuşaklar tarafından öğrenilmediğini ifade eden Döngel, üretim sürecini de anlatarak, “Şu anda bu mesleği öğrenen hiç yok, yetişmiyor. Biz son temsilcileriz. Edirne’de benden başka bu şekilde el yardımıyla yapan da yok. İstanbul, Bursa, bir de daha çok Denizli’de bu makineden vardır ve kadınlar çeyizlerine kendileri yaparlar. Çeyizlerini işlerler, koyarlar. Ama tabii ki eğitim şart. Yani burada bir eğitim alınması gerekiyor. Üretim aşamasındaysa ilk kumaşın rengi tayin ediliyor. Terziler, belirlenen modele göre kesimini hazırlıyorlar. Daha sonrasında kesim bittikten sonra ben de desen tasarımını yapıyorum. İş bittikten sonra tekrardan terziye gidiyor ve giysi bütünleniyor. Bütünledikten sonra gördüğünüz gibi bir model çıkıyor ortaya çıkıyor. El işlemesi, eğer tam gün çalışırsam tam gün çalışırsam yaklaşık 3-4 gün içerisinde bitirmiş oluyorum” ifadelerini kullandı.

'HER KUMAŞA UYGULANIYOR'

Bindallının pek çok farklı yüzeye işlenebildiğini belirten Döngel, deneyimlerinin avantaj sağladığını söyledi. Döngel, “Daha önce İstanbul’da deri üzerine de çalıştım bunu. Orijinal deri daha da zor bir şeydir. Çünkü iğne girdiği zaman hata affetmez. Düzeltmesini yapamazsın ama kumaşta hata yaptın, onu düzeltebilirsin. Tecrübemiz olduğu için yıllar içerisinde kumaş ne olursa olsun bizim için fark etmiyor. Ona göre makine ayarları yapılır. Ona göre işlemesi yapılır. Bornozlar, havlular, kına kıyafetlerini bindallı olarak yapabiliyoruz. Mendile bile işlem yapabiliyoruz. Kumaş olan her şey bizim için potansiyel bir iş. Ayakkabı kaplaması dahi yapıyorum” şeklinde konuştu.

BELGE ENGELİNE ÇÖZÜM BEKLİYOR

Mesleği gelecek nesillere aktarmak istediğini vurgulayan Döngel, yetkililere çağrıda bulunarak, “Yetkililerden de bu konuda destek bekliyorum. Ben bu işi başkalarına da taşımak istiyorum. Başkalarının da öğrenmesini istiyorum. Fakat önümüze belge diye bir engel çıkıyor. Belgem yok, ustamın da yok, onun ustasının da yok. Çünkü biz alaylı bir şekilde yetiştik. Yani bunun okulu yok sonuçta. Biz çocukluktan, çıraklıktan özveriyle öğrendik bu işi. Yetkililerden istediğim; bir usta öğretici belgesi alıp usta öğretici olmak istiyorum. Buradaki insanlara da faydalı olmak isterim. Buranın tanıtımında da katkıda bulunmak isterim ama bu konuda şu an için herhangi bir yardım göremedim. Eğer belge verirler, biz de en azından gelecek nesillere bilgimizi aktarırız” dedi.

Adem Batuhan SEVER

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!