İstanbul Havalimanı’nda düzenlenen “Erişilebilirlik Yuvarlak Masa Buluşması” çalıştayına katılan DİSLEV Başkan Yardımcısı ve Disleksi Öğrenme Güçlüğü Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Açelya Sivrikaya Giray, engelli bireylerin yaşam koşullarının iyileştirilmesi için kritik öneriler sundu. Sivrikaya Giray, havalimanlarında disleksi dostu uygulamalar, erişilebilirlik düzenlemeleri ve engelli bireylerin sosyal hayata katılımının artırılmasının gerekliliğine vurgu yaptı. Sivrikaya Giray, “Engelli hakları konusunda toplumun bilinçlenmesi çok önemli, erken tespit ve doğru eğitim ile küçük bir kıvılcım, büyük bir farkındalık hareketine dönüşebilir” dedi.
İstanbul Havalimanı’nı işleten İGA, 25 Kasım Salı günü “Erişilebilirlik Yuvarlak Masa Buluşması” çalıştayını gerçekleştirdi. Etkinliğe Edirne’yi temsilen Türkiye Disleksili Çocuklar Vakfı (DİSLEV) Başkan Yardımcısı, Disleksi Öğrenme Güçlüğü Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve derneğin Edirne Temsilcisi Açelya Sivrikaya Giray katıldı.
Farklı engellere sahip bireylerin uçuş öncesi, sırası ve sonrası deneyimlerini doğrudan İGA ekipleri ve paydaşlarla paylaşmasını hedefleyen çalıştayda, katılımcılar havalimanına geliş süreci, bilgi alma yolları, güvenlik, pasaport, check-in, boarding ve terminal içi yönlendirmeler gibi konuları değerlendirdi. Ayrıca yeme-içme ve alışveriş deneyimleri ile asistanlık hizmetleri de ele alındı.
Çalıştay kapsamında iyileştirme alanları belirlendi, uygulanabilir aksiyonlar geliştirildi ve ortak bir erişilebilirlik dili oluşturuldu. Program, dört oturum halinde; yolculuğun başlangıcı, havalimanı süreçleri, terminal deneyimi ve kapanış-paylaşım olarak gerçekleştirildi. Etkinliğin amacı, havalimanı süreçlerini daha kapsayıcı ve engelli dostu hâle getirmek oldu.
ENGELLİ YOLCULAR İÇİN ÖNERİLER
Toplantıya katılan Açelya Sivrikaya Giray, Özel Öğrenme Güçlüğü (Disleksi-Diskalkuli-Disgrafi) yaşayan bireyler ve diğer engel grupları için de havalimanlarında yapılması gerekenleri öneri olarak sundu. Öneriler arasında şunlar yer aldı:
- Parlaklığın daha az olduğu aydınlatmaların tercih edilmesi,
- Metinlerde beyaz renkli kağıt veya arka planların az kullanılması, krem veya açık mavi gibi renklerin tercih edilmesi,
- Yazılarda Open Dyslexic yazı tipinin kullanılması ve kontrast oluşturulması,
- Daha kısa, anlaşılır ve görsellerle desteklenen yönergeler hazırlanması,
- Check-in, boarding ve uçak bileti alım işlemlerinde tüm engel gruplarına ekstra zaman tanınması,
- Broşür, afiş, tabela gibi materyallere karekod ekleyerek sesli dinleme imkânı sağlanması,
- Metinlerin daha büyük puntolu olması ve satır sayısının azaltılması, harf aralıklarının artırılması,
- Yönergelerin yazılı ve sesli olarak sunulması,
- Web siteleri ve telefon uygulamalarının disleksi yazı fontu kullanılarak disleksi dostu haline getirilmesi,
- Uçak içi personelinden seçilecek bir personelin, ilgili sefer için tüm seyahat süresince engelli yolcuya aynı personel olacak şekilde destek vermesi,
- Engelli bireye eşlik eden personelin duygusal farkındalık eğitiminden geçirilmesi,
- Engelli bireyler ve ailelerine öncelikli bagaj teslimi için farklı etiket hakkının tanınması,
- Saatlerin analog saat yerine dijital olması,
- Check-in, bagaj, kapı gibi önemli lokasyonları gösteren yön işaretlerinin farklı renklerde gösterilmesi,
- Web ve uygulamalarda engelli bireylere ayrılan menüye bir tıkla erişim imkânının sunulması.
ENGELLİ HAKLARI VE KENT YAŞAMI
Açelya Sivrikaya Giray, çalıştay sonrası yaptığı açıklamada engelli hakları konusunda yapılması gerekenlere değinerek, “Engelli hakları konusunda atılması gereken adımlar, özellikle engelli bireylerin yaşam koşullarının kısıtlı olduğu kentlerde çok daha kritik. Ülkemizde, engel denilince genellikle zihinsel ve ortopedik engeller akla geliyor ancak engellilik kavramı çok daha geniş. Disleksi, dikkat eksikliği, otizm spektrum bozukluğu, serebral palsi, down sendromu, görme yetersizliği, işitme yetersizliği hatta özel yetenek gibi çeşitli durumlar da engellilik kapsamına giriyor. Bu nedenle bireylerin gereksinimlerine göre çok sayıda adım atılmalı. Sivil toplum kuruluşları, gönüllüler ve engelli bireylerimiz olarak hep birlikte hareket ederek yerel ve merkezi yönetimlere ilgili talepleri sıkça dile getiriyoruz” dedi.
‘BELEDİYE ADIMLAR ATIYOR AMA YETMEZ, TOPLUM BİLİNCİNİN ARTMASI DA GEREKİYOR’
Sivrikaya Giray, görme engelli bireyler için kaldırımlarda sarı kabartılı yolların engellenmemesi gerektiğini ifade ederek, “Örneğin görme engelli bireylerin kaldırımlarda rahat yürüyebilmesi için konteynerlerin, araç park yerlerinin ya da çeşitli stantların bu sarı kabartılı takip yollarının üzerine yerleştirilmemesi gerekiyor. Bu yolların üzerine banko, kart doldurma makinesi ya da herhangi bir engel konulmamalı. Yine ortopedik engeli olan bireyler için rampaların uygun eğimle yapılması çok önemli. Ancak bu rampalar sadece engelli bireyler için değil, bebek arabasıyla dolaşan anneler için, yaşlılarımız için, bisikletliler için bile büyük bir ihtiyaç. Bu kapsamda Edirne Belediyesi ile yaptığımız görüşmeler sonucu kentin çeşitli noktalarında rampaların yenilenmesi, eğimlerin iyileştirilmesi, kaldırımların daha minimalist tasarlanması için öneriler sunduk. Belediye de bu konuda adımlar atmaya başladı. Yetiyor mu peki bunlar? Elbette ki yetmiyor çünkü toplumun bilinçlenmesi, öğretmenlerimizin, ailelerimizin bilinçlenmesi, temelden çocuklarımızın bilinçlendirilmesi akran zorbalığının ve çeşitli güçlüklerin önüne geçmek için çok kıymetli adımlar olacaktır” ifadelerini kullandı.
“EN BÜYÜK AMACIMIZ ‘GÖRMEZDEN GELİNME’NİN ÖNÜNE GEÇEBİLMEK’
Sivrikaya Giray, toplumun bilinçlenmesinin önemine değinerek, öğretmenlerin ve çocukların farkındalık eğitimlerinden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Giray, “Toplumun bilinçlenmesi, ailelerin bilinçlenmesi, öğretmenlerin bilinçlenmesi gerekiyor. Çocuklarımızın akran zorbalığının önüne geçebilecek şekilde küçük yaştan itibaren farkındalıkla yetişmesi gerekiyor. Engelli bireylerin sosyal yaşama uyumu ve katılımı da bir o kadar önemli. Bu nedenle bu yıl ilk defa ‘Engelsiz Kırkpınar’ organizasyonunu gerçekleştirdik. Tribünlere çıkmakta zorlanan engelli bireyler için ayrı bir platform kuruldu. Engelli tuvaletleri yapıldı, tribünlerde ve giriş alanlarında rampalar düzenlendi, kişilere yardımcı olacak personeller görevlendirildi, engelli bireylerimizin kimi rampalı araçlarla kimi de kendi araçları ile özel giriş izni alınarak tribün kapılarına kadar getirildi. Bunlar hem engelli bireyler açısından hem de bizim için çok kıymetli bir başlangıçtı. Bu gibi sosyal katılımı arttırıcı ve destekleyici planlamaların devam etmesini diliyoruz. Aynı şekilde toplu taşımada çalışan şoförlerimizin bu konuda eğitimli olması büyük önem taşıyor. Tekerlekli sandalye veya akülü araç kullanan bireyler, ne yazık ki çoğu zaman araçlara binmekte zorluk yaşıyor. Rampaların arızalı olması, halkın nasıl yardımcı olması gerektiğini bilmemesi, özel gereksinimi olan bireylerin görünmez kılınmasına sebep oluyor. Bizim en büyük amacımız da ‘görmezden gelinme’ sorununun önüne geçebilmek” şeklinde konuştu.
ERKEN TESPİT VE EĞİTİMİN ÖNEMİ
Sivrikaya Giray, çocukların erken dönemde desteklenmesi gerektiğini vurgulayarak, “Engellilik alanındaki sorunların belirlenmesi, akademik çalışmalarla desteklenmesi, ihtiyaçların doğru tespit edilmesi de önemli. Hangi bireyin neye ihtiyacı var, hangi uyarlama hangi yaşa, hangi engel grubuna uygun? Bunları doğru analiz etmek gerekiyor. Bu nedenle kurumlar arası iş birliği hayati öneme sahip. Her şeyin başında şunu söylemek isterim: Erken tespit çok kıymetlidir. Bugünün çocuğu yarının yetişkinidir. Bir çocuk risk altındaysa, gelişiminde bir gecikme veya öğrenme güçlüğü varsa bunun erken dönemde fark edilmesi ve doğru müdahale ile desteklenmesi gerekir. Aynı şekilde tipik gelişim gösteren çocukların diğer arkadaşlarını zorbalığa maruz bırakmaması için okul öncesinden başlayan bir eğitim sistemi gereklidir” diye konuştu.
MECLİS VE BELEDİYEDE ENGELLİ TEMSİLİ
Sivrikaya Giray, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde engelli bireyleri temsil eden isimler bulunduğunu ancak Edirne Belediye Meclisi’nde engellilere yönelik yeterince gündem oluşturulmadığını belirtti. Sivrikaya Giray, “Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde engelli bireyleri temsil eden isimler elbette var. Örneğin AK Parti İstanbul Milletvekili Avukat Serkan Bayram. Kendisi ‘Buğday Tanesi’ hikâyesiyle hem kitabı hem filmi olan bir vekil. Bebeklik döneminde yaşadığı yangın sonrası iki elini kaybeden Serkan Bayram, sadece Türkiye’deki değil, dünyadaki engelli bireyler adına da hak savunuculuğu yapıyor. Uzun süredir bir Engellilik Bakanlığı kurulması için ciddi mücadele veriyor. TBMM’de engellilere yönelik komisyonlar da bulunuyor ve biz bunları yakından takip ediyoruz. Edirne Belediye Meclisi’ne baktığımızda ise engellilere yönelik yeterince konu gündeme gelmiyor. Ancak bizim engellilik konusunda bir birim kurulması yönündeki önerilerimiz ses getirmeye başladı. Önümüzdeki meclis toplantısında bu konuda bir başlığın gündeme geleceğini biliyoruz. Diliyorum ki hem ilimizde hem diğer illerde her geçen gün daha fazla adım atılır. Engellilik öyle hassas ve geniş bir konu ki, son dönemlerde medyaya yansıyan olaylar, bakım merkezlerinde yaşanan kötü örnekler, engelli çocuklara yapılan zorbalıklar hepimizi derinden yaralıyor. Bu nedenle öğretmenlerin, ilgili personelin, bakım veren herkesin doğru eğitim alması şart” açıklamasını yaptı.
‘KÜÇÜK BİR KIVILCIM, KOCAMAN BİR FARKINDALIK HAREKETİNE DÖNÜŞEBİLİR’
Sivrikaya Giray, İstanbul Havalimanı’ndaki çalıştayı değerlendirerek, “Havalimanı personelinden uçak ekiplerine kadar tüm süreçlerin engelli bireylere uygun hâle getirilmesi için çok ciddi bir çalışma yürütülüyor. Uçağa binişten inişe, terminal içi hareketten ulaşım hizmetlerine kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan bir çalışma bu. Havalimanı CEO’su Selahattin Bey’in bu konuya verdiği önem de bizler için çok değerliydi. Bu adımın tüm kurum ve kuruluşlara örnek olmasını diliyorum. Ben şahsen davet edildiğim hiçbir farkındalık çalışmasına sırt çevirmedim. Türkiye’nin bir ucunda da olsa gittim, gitmeye de devam edeceğim. Çünkü sorunları sadece konuşarak çözmek mümkün değil. Her bireyin üzerine düşeni yapması, bildiklerini doğru şekilde aktarması gerekiyor. Bu çaba para gerektiren bir şey değil; yalnızca bir adım atmak, elimizi taşın altına koymak gerekiyor. Doğru bilgiler paylaşıldıkça küçük bir kıvılcım, kocaman bir farkındalık hareketine dönüşebilir” dedi.
Adem Batuhan SEVER