Edirne’de lise bahçesinde 30 bıçak darbesiyle öldürülen 15 yaşındaki Gülden Coni’nin ailesi, katledilen tüm çocuklar için yürüyüş düzenledi. Acılı aile, infaz yasasının değişmesi ve çocuk katillerine en ağır cezanın verilmesi çağrısında bulundu. Anne Zehra Coni; “Katillere iyi hal indirimlerini, ödüllendirilmesini hangi vicdan kabul eder? ‘Suça sürüklenen çocuk’ diyorsunuz. Hayır, ben bu ifadeyi kabul etmiyorum. Bir çocuğu vahşice katleden biri suça sürüklenmiş değil, bir katildir. Katliamın yaşı olmaz. Evlatlarımız toprağa girmişken, kimse bu sözlerle bizim acımızı küçültemez” dedi.
Edirne’de, lise bahçesinde 30 bıçak darbesiyle katledilen 15 yaşındaki Gülden Coni’nin ailesi, çocuk cinayetlerine tepki göstermek amacıyla yürüyüş düzenledi. Yıldırım Hacısarraf Mahallesi’nden başlayan yürüyüş, Saraçlar Caddesi’nde son buldu. Ellerinde pankartlar ve dövizler taşıyan kalabalık, “Çocuklar için adalet” sloganları attı.
CİNAYET, OKUL BAHÇESİNDE İŞLENDİ
5 Nisan’da Çavuşbey Mahallesi'ndeki bir lisenin bahçesinde yaşanan olayda, çevredekilerin ihbarı üzerine harekete geçen ekipler, yerde hareketsiz yatan kızın 15 yaşındaki Gülden Coni olduğunu belirledi. Gülden’in 30 bıçak darbesiyle öldürüldüğü ortaya çıktı. Gözaltına alınan ve yaşı 18’in altında olan cinayet şüphelisi E.A., tutuklanarak cezaevine gönderildi.
13 Haziran’da görülen ilk duruşmada E.A.’nın tutukluluk halinin devamına karar verildi. Duruşma, 26 Eylül'e ertelendi.
KATLEDİLEN TÜM ÇOCUKLAR İÇİN YÜRÜDÜLER
Gülden’in ailesi, yakınları, mahalle sakinleri, sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti temsilcileriyle birlikte yürüyüş düzenledi. Coni ailesinin yaşadığı Yıldırım Hacısarraf Mahallesi’nden başlayarak Saraçlar Caddesi’nde sona eren yürüyüşte Gülden’in yanı sıra Duru Pakarda, Narin Güran ve Mattia Ahmet Minguzzi gibi öldürülen birçok çocuğun isimleri de anıldı. Yürüyüşün ardından Gülden’in annesi Zehra Coni ve ablası Nurhan Alüzrek duygu dolu birer konuşma yaptı.
“İNFAZ YASASI DEĞİŞMELİ”
Gülden’in ablası Nurhan Alüzrek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a çağrıda bulunarak, infaz yasasında değişiklik istedi. Alüzrek; “Türkiye'ye ve Sayın Cumhurbaşkanım Recep Tayyip Erdoğan'a sesleniyorum. Bugün burada sadece bir abla olarak değil bir ülkenin vicdanı olarak konuşuyorum. Meleğimiz Gülden 30 bıçak da darbesiyle katledildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne, Adalet Bakanlığına, Cumhurbaşkanlığına sesleniyorum; infaz yasası değişmelidir. Vahşet işleyen biri çocuk sayılmamalıdır. 15 yaşında kasap gibi 30 bıçak darbesi atan biri, suçun ne olduğunu, acının ne olduğunu bilendir. Bu suçu işleyen kişi, bu ülkenin hukukunda indirim değil en ağır cezayı almalıdır. Siz bu ülkenin liderisiniz. Biz sizin vicdanınıza, kalbinize, babalığınıza sesleniyoruz. 30 darbe atan katil, 30 sene bile ceza alamayacaksa, o zaman bana Gülden'imi geri verin. Bana kardeşimi geri verin. Bana o gözlerindeki ışıltıyı geri verin. Bana her sabah ‘günaydın abla’ diyen o sesi geri verin. Eğer adalet bu değilse bana Gülden’in gülüşünü ve gülüverin. Bana o küçük ellerini geri verin. Bana hayallerini geri verin. Veremez misiniz? Elbette veremezsiniz. Çünkü toprağın altındaki canı geri getiremezsiniz. Ben kardeşimi istiyorum. Ben Gülden'imi istiyorum. Ve biliyorum ki onu geri getiremezsiniz. Ama adaleti getirirsiniz. İnfaz yasası değişsin. Katiller hak ettiği cezayı bilsin”
“KATLİAMIN YAŞI OLMAZ”
Anne Zehra Coni ise çocuk katillerine yönelik cezalarda indirim uygulanmasına tepki göstererek; “Ben bir anneyim. Ben Gülden'in annesiyim. Adalet bekleyen, hesap soran, susmayan bir anneyim. Bugün burada sadece kendi kızım için değil, katledilen, susturulan, çocukluğu yarım kalan tüm evlatlar için konuşuyorum. Burada gökyüzünü ağlatan o masum canlar için haykırıyorum. Katillere iyi hal indirimlerini, ödüllendirilmesini hangi vicdan kabul eder? ‘Suça sürüklenen çocuk’ diyorsunuz. Hayır, ben bu ifadeyi kabul etmiyorum. Bir çocuğu vahşice katleden biri suça sürüklenmiş değil, bir katildir. Katliamın yaşı olmaz. Evlatlarımız toprağa girmişken, kimse bu sözlerle bizim acımızı küçültemez. Bir anne ‘Allah’ deyip ağladığında aş titrer aş. Bu gözyaşlarımızın hesabını kim verecek? Ben bu canımı toprağa verdim. Ama susmayacağım. Sustukça başkalarının evlatlarını toprağa düşecek. Biz bugün buradayız. Yarın da buradayız. Evlatlarımızın için, adalet için, çocuklar için buradayız. Adalet gelene kadar gitmeyeceğiz. Bu ülkenin masum evlatları için adalet istiyoruz. Çok mu şey istiyoruz, çok mu” şeklinde konuştu.
Adem Batuhan SEVER