Gündem

‘Gurur gününde burukluk yaşıyoruz’

‘Gurur gününde burukluk yaşıyoruz’

Edirne Ahval
Edirne Ahval
Editör
23 Kasım 2024 16:46

Eğitim-İş Edirne Şubesi üyesi eğitimciler, 24 Kasım Öğretmenler Günü kapsamında düzenlenen kahvaltı etkinliğinde bir araya geldi. Çok sayıda eğitimcinin katıldığı etkinlikte konuşan Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar; “24 Kasım Öğretmenler Günü'nde meslek onurumuz için mücadele ediyoruz. Bugün, Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'e ‘Başöğretmen’ unvanının verilişinin yıl dönümü olan 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü kutluyoruz. Bu anlamlı gün, öğretmenlik mesleğinin toplumsal değerinin vurgulandığı ve Cumhuriyetimizin eğitim vizyonunun altının çizildiği özel bir gündür. Ancak bu gurur gününde, ne yazık ki derin bir burukluk yaşıyoruz” dedi.

Edirne’de Eğitim-İş üyesi öğretmenler, 24 Kasım Öğretmenler Günü dolayısıyla düzenlenen kahvaltı etkinliğinde buluştu. Etkinliğe, Eğitim-İş Edirne Şube Başkanı Nedim Zobar ve yönetim kurulu üyeleriyle, çok sayıda eğitimci katıldı.

‘CUMHURİYETİMİZİN EĞİTİM VİZYONUNUN ALTININ ÇİZİLDİĞİ ÖZEL BİR GÜNDÜR’

Etkinlikte katılımcılara yönelik bir konuşma yapan Eğitim-İş Şube Başkanı Nedim Zobar, mesleğin sorunlarından dolayı buruk bir Öğretmenler Günü yaşadıklarının altını çizerek; “24 Kasım Öğretmenler Günü'nde meslek onurumuz için mücadele ediyoruz. Bugün, Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'e "Başöğretmen" unvanının verilişinin yıl dönümü olan 24 Kasım Öğretmenler Günü'nü kutluyoruz. Bu anlamlı gün, öğretmenlik mesleğinin toplumsal değerinin vurgulandığı ve Cumhuriyetimizin eğitim vizyonunun altının çizildiği özel bir gündür. Ancak bu gurur gününde, ne yazık ki derin bir burukluk yaşıyoruz. Mustafa Kemal Atatürk, öğretmenlik mesleğine her zaman özel bir değer vermiş ve öğretmenleri "Cumhuriyetin fedakâr neferleri” olarak tanımlamıştır. O, bir ulusun kaderinin öğretmenlerin elinde şekilleneceğine inanmış ve öğretmenlere seslenirken şu ölümsüz sözleri söylemiştir: ‘Öğretmenler; yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.’ Atatürk, öğretmenlerin yalnızca bilgi aktaran bireyler değil, Cumhuriyetin temellerini güçlendirecek, çağdaş bir toplum inşa edecek rehberler olduğunu vurgulamıştır. Onun liderliğinde, eğitim seferberlikleri başlatılmış; öğretmenlik mesleği, Cumhuriyet değerlerinin taşıyıcısı olarak en yüksek mertebede tanımlanmıştır. Bugün bizler, onun gösterdiği yolda, bilimsel, laik ve çağdaş eğitimin savunucusu olmayı sürdürüyoruz” şeklinde konuştu.

‘ÖĞRETMENLİK, TARİHİMİZDE HİÇ OLMADIĞI KADAR İTİBARSIZLAŞTIRILMAYA ÇALIŞILIYOR’

Eğitimcilerin ağır çalışma koşullarına mahkum edildiğini belirten Zobar; “Ancak bugün, öğretmenlik mesleği, Cumhuriyet tarihimizde hiç olmadığı kadar değersizleştirilmeye, itibarsızlaştırılmaya ve baskı altına alınmaya çalışılmaktadır. Eğitim emekçileri ağır çalışma koşullarına mahkûm edilmiş, ekonomik ve sosyal hakları gasp edilmiştir. Kadrolu, sözleşmeli, ücretli gibi ayrımlarla bölünen öğretmenler, güvencesiz çalışma koşullarında adeta sömürülmektedir. Öğretmenlik Meslek Kanunu (ÖMK) gibi dayatmalarla öğretmenlerin emeği, mesleki birikimi ve diplomaları hiçe sayılmıştır. Öğretmenler, geçim derdi ile boğuşmakta; sınıflarına umut ve heyecanla değil, kaygı ve buruklukla girmektedir. Yoksulluk sınırının altındaki maaşlarla yaşamaya zorlanan eğitim neferleri, emekliliği bile hayal edemez hale gelmiştir. Üstelik liyakatsizce atanmış yandaş yöneticilerin keyfi uygulamalarıyla mobbing ve baskılara maruz kalmakta, haklarını aradıklarında ise soruşturma ve sürgünlerle tehdit edilmektedir. Laiklikten uzaklaşan müfredat ve eğitimin bilimsellikten koparılması, yalnızca öğrencilerimizin değil ülkemizin geleceğini de karartmaktadır. Eğitim sisteminde gerici ve siyasi baskılar, öğretmenlerin toplumdaki itibarını ve eğitimin niteliğini zedelemektedir. Ancak öğretmenler, tüm bu zorluklara rağmen laik, bilimsel, çağdaş, ulusal, adil ve nitelikli bir eğitim için mücadeleyi sürdürmektedir” diye konuştu.

‘HER ŞEYDEN ÖNCE, MESLEK ONURUMUZU GERİ İSTİYORUZ’

Eğitim-İş olarak, eğitimcilere yönelik taleplerini de sıralayan Zobar; “Eğitim-İş olarak, mesleğimizin onurunu ve eğitim emekçilerinin haklarını savunmaya kararlıyız. Mesleğimizi hak ettiği yere taşımak, çocuklarımız ve ülkemiz için nitelikli bir eğitim sistemi oluşturmak için mücadelemizi sürdüreceğiz. Taleplerimiz net: İnsanca yaşam için onurlu bir ücret talep ediyoruz. Eğitim çalışanları arasında ayrımcılığa son verilmesini istiyoruz. Ücretli ve sözleşmeli öğretmenliğin kaldırılmasını, güvenceli ve kadrolu atama yapılmasını istiyoruz. Atamalarda mülakatın kaldırılmasını, liyakatin esas alınmasını talep ediyoruz. Ek ders ücretlerimizin artırılmasını ve emekliliğe yansıtılmasını istiyoruz. Öğretmenlere yönelik şiddetin önlenmesi için etkili tedbirler alınmasını istiyoruz. Eğitim sisteminin bilimsel ve nesnel ölçütlere göre düzenlenmesini, okulların yeterli personelle desteklenmesini talep ediyoruz. Her şeyden önce, meslek onurumuzu geri istiyoruz. Öğretmenler yalnızca bilgi aktaran bireyler değil, geleceği şekillendiren, toplumun aydınlık yarınlarını inşa eden rehberlerdir. Bu bilinçle, haklarımız ve mesleğimizin onuru için mücadele etmeye devam edeceğiz. Tüm eğitim emekçilerinin Öğretmenler Günü'nü kutluyor, bugünü gerçek bir bayrama dönüştürmek için tüm meslektaşlarımızı dayanışmaya ve mücadeleye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından yeni emekli olan Eğitim-İş üyesi 13 öğretmene plaket takdim edildi.

Adem Batuhan SEVER

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!