Gündem

'Haine hain demekten vazgeçmeyeceğiz'

'Haine hain demekten vazgeçmeyeceğiz'

Edirne Ahval
Edirne Ahval
Editör
25 Aralık 2025 14:41

Edirne’deki basın toplantısında konuşan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Şeyh Sait’e “hain” dediği için hakkında açılan davaya sert tepki göstererek, “Rahatsız oluyorlarmış, daha sizi çok rahatsız edeceğiz. Haine hain, teröriste terörist demeye devam edeceğiz. Bizden sakın o hain ve benzerlerinin adını bulvarlara, sokaklara vermemizi ya da onlar gibi anma törenleri ve toplantıları yapmamızı beklemeyin. Zafer Partisi'nde terörle müzakere değil mücadele vardır" dedi.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin il ve ilçe teşkilatlarıyla bir dizi temas gerçekleştirmek üzere Edirne’ye geldi. Kentte ilk olarak bir otelde basın mensuplarıyla bir araya gelen Özdağ, burada ülke gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

'HAİNE HAİN DEMEKTEN VAZGEÇMEYECEĞİZ'

Hakkında açılan dava üzerinden açıklamalarda bulunan Özdağ, Şeyh Sait’e yönelik sözlerini savunarak, “ Şeyh Sait adlı vatan hainine ‘hain’ dediğim için birileri rahatsız olmuş ve hakkımda savcılığa suç duyurusunda bulunmuşlar. Hatırlıyorum bir televizyon programında yandaş bir gazeteciyle konuşurken; ‘Suriyelilere sürekli Arap’ diyorsunuz dedi, ‘Kardeşim adamlar Eskimo değil ki Arap, ne diyeyim?’ demiştim. Yahu Şeyh Sait de vatan haini, ne diyeyim ben ona?’ Savcılık da dava açmış. Bu Cumhuriyet Savcılığı, Cumhuriyet Savcılığı olarak var çünkü Mustafa Kemal Şeyh Sait'in kafasını ezdirdi. Eğer ezmeseydi Cumhuriyet Savcılığı da olmazdı. Rahatsız oluyorlarmış, daha sizi çok rahatsız edeceğiz. Haine hain, teröriste terörist demeye devam edeceğiz. Bizden sakın o hain ve benzerlerinin adını bulvarlara, sokaklara vermemizi ya da onlar gibi anma törenleri ve toplantıları yapmamızı beklemeyin. Zafer Partisi'nde terörle müzakere değil mücadele vardır” ifadelerini kullandı.

'UYUŞTURUCU TÜRK GENÇLİĞİNE KARŞI YÜRÜTÜLEN BİR SAVAŞ'

Uyuşturucu kullanım yaşının ciddi biçimde düştüğüne dikkat çeken Özdağ, konunun yalnızca bir asayiş meselesi olmadığını belirterek, “Bu durum uyuşturucu ve terör baronlarının iş birliği yaptığı hibrit bir savaştır. Uyuşturucu baronları sınırlarımızdan girmek isteyen, işgal kuvvetlerinin öncü birlikleridir. İngiltere'nin Çin'i uyutmak için 19. yüzyılda gerçekleştirdiği Afyon Savaşı'nın bir benzeri şimdi Türk gençliğine karşı sürdürülüyor. Bu savaşı kazanmak için uyuşturucu kullanımını özendirenler, normalleştirenler ile elbet mücadele edilmeli. İstanbul'da şimdi bir operasyon yürüyor. Onu da dikkatle izliyoruz. Son dönemde sanki ‘şunu kullansan bir şey olmaz, bunu herkes kullanıyor’ gibi laflarla, uyuşturucunun bazı çevreler tarafından normalleştirilmeye çalışıldığını da biliyoruz. Bu operasyonun bir faydası olmuş mudur? Olmuştur. Bunun normal olmadığını, suç olduğunu, kim kullanırsa kullansın cezalandırılması gerektiğini göstermiştir. Dileriz siyasi amaçlar için her zaman olduğu gibi, yanlış kullanıma doğru gitmez. Ancak bu savaşı sadece meşhur kullanıcılarla mücadele ederek kazanamazsınız. Bu savaş sadece torbacılar toplanarak yapılamaz. Asıl hedef uyuşturucu baronları ve terör elebaşlarıdır” dedi.

'TERÖRLE TAVİZ DEĞİL TAVIR MÜCADELESİ'

Terörle mücadelede net bir duruş sergilediklerini vurgulayan Özdağ, Abdullah Öcalan’a yönelik söylemlere de sert tepki göstererek, “Durum böyleyken şimdi şu soruları da sormamız gerekiyor. İnsanlık katili Apo'ya sayın mı diyeceğiz? Bebek katili Öcalan'ı kurucu önder diye mi isimlendireceğiz? Kim yapar bilmiyoruz ama bizden kimse bunu beklemeyeceğini biliyor. Siyasi hesaplarla terör örgütünün siyasi yandaşlarına şirinlik yapmak bize uymaz. Bizde öyle bir kan yok. Bu bizim kanımıza dokunur. Kanına dokunmayanlar bunu rahatlıkla yapıyorlar, görüyoruz. Biz Atatürk'ten yana, Cumhuriyet'ten yana, İstiklal Harbi’nden yana kalmaya ve haine hain, teröriste terörist demeye, bölücülerle tavizsiz şekilde mücadele etmeye devam edeceğiz” diye konuştu.

'TERÖRE MEŞRUİYET KAZANDIRILMASINA KARŞIYIZ'

Abdullah Öcalan’a yönelik kullanılan ifadelere sert tepki gösteren Özdağ, “Durum böyleyken şimdi şu soruları da sormamız gerekiyor. İnsanlık katili Apo'ya sayın mı diyeceğiz? Bebek katili Öcalan'ı kurucu önder diye mi isimlendireceğiz? Kim yapar bilmiyoruz ama bizden kimse bunu beklemeyeceğini biliyor. Siyasi hesaplarla terör örgütünün siyasi yandaşlarına şirinlik yapmak bize uymaz. Bizde öyle bir kan yok. Bu bizim kanımıza dokunur. Kanına dokunmayanlar bunu rahatlıkla yapıyorlar, görüyoruz. Biz Atatürk'ten yana, Cumhuriyet'ten yana, İstiklal Harbi’nden yana kalmaya ve haine hain, teröriste terörist demeye, bölücülerle tavizsiz şekilde mücadele etmeye devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

'HAVA SAHASINDA CİDDİ GÜVENLİK ZAAFİYETİ'

Son dönemde düşen insansız hava araçları ve askeri kazalara dikkat çeken Özdağ, yaşananların tesadüf olmadığını savunarak, “Son dönemde gökten insansız hava araçları yağmaya başladı. Dün de Libya Askeri Heyeti’ni taşıyan uçak Ankara semalarında düştü. Geçen hafta Karadeniz'den gelen ve ancak Elmadağ üzerinde, yani sahilden 200 kilometre içeride düşürülen bir İHA ortaya çıktı. Gerçekçi olalım, hiçbir çağdaş, modern devlet, başkentine 100 km kalana kadar bir yabancı İHA'nın yaklaşmasına izin veremez. Eğer veriyorsa, burada büyük bir güvenlik zafiyeti vardır. İHA'nın düşürüldüğü bölgede yer alan stratejik savunma tesisleri de dikkate alındığında yaşananın, ihmalkarlık ve skandal boyutunun üzerinde bir hadise olduğunu görüyoruz. Ardından Balıkesir ve Kocaeli'nde de düşen 2 İHA ortaya çıktı. Daha da ilginci bu İHA'lardan bir tanesinin kuyruğunda Kızıl Yıldız armasının olması. Herhalde Ruslar düştüğünde anlaşılsın bizim olduğumuz diye, İHA'nın üzerine bir de Kızıl Yıldız çizmişler. Bu tür konularda çok dikkatli olmak gerekir. Ancak bu gelişmeler bize şunu gösteriyor. AK Parti 23 yıldan beri iktidarda ama Çelik Kubbe projesi hala gerçekleşmemiş durumda. TSK günün ihtiyaçlarına uygun yeterli modernizasyon sürecinden ne yazık ki geçmemiş bir vaziyette. Yaşadığımız ihmal ve kusurlarının ana sebebi savunma alanındaki ciddi ve stratejik boşluklardır” ifadelerini kullandı.

'ÇÖZÜM SANDIK, TARİH 2026'

Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi ve ekonomik tablodan çıkışın erken seçimle mümkün olduğunu savunan Özdağ, “Türkiye için en hayırlısı, bir an önce sandığın Türk milletinin önüne konması ve 2026 yılı içerisinde yapılacak bir erken genel seçimdir. Çözüm, Türk milletinin iradesidir. Ana temennim, yeni yılda milletimizin demokratik tercihini ortaya koyup, Zafer Partisi iktidarıyla Türkiye'mizin en seri ve dinamik şekilde AKP hükümetlerinin yol açtığı hasarların onarımına başlanmasıdır. Bu duygu ve temennilerle hem kandilinizi kutluyor hem de 2026'nın Türk milleti için hayırlı ve güzel gelişmelere vesile olmasını diliyorum” açıklamasını yaptı.

Adem Batuhan SEVER

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!