Gündem

İşte Edirne Sarayı’nın son hali

İşte Edirne Sarayı’nın son hali

Edirne Ahval
Edirne Ahval
Editör
10 Temmuz 2025 18:25

‘Çalışmaların yüzde 50’si tamam’

Osmanlı İmparatorluğu’na başkentlik yapmış Edirne’de yer alan ve geçmişte padişahların kullandığı önemli yapılardan biri olan Edirne Sarayı’nda restorasyon ve ihya çalışmaları hızla devam ediyor. Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, proje kapsamında saray alanında yapılan çalışmaların yaklaşık yüzde 50’sinin tamamlandığını açıkladı. Yıldız; “İnşallah bunlar bittiğinde sadece Edirne için değil ülkemiz ve hatta dünya kültürel mirası için çok önemli bir eserin ortaya çıkacağını söyleyebilirim” dedi.

1450 yılında Osmanlı padişahı II. Murad döneminde inşasına başlanan ve Fatih Sultan Mehmet döneminde tamamlanan Edirne Sarayı, yüzyıllar boyunca Osmanlı’nın en önemli yapılarından biri oldu. Ancak zaman içinde savaşlar, depremler ve yangınlar gibi yıkıcı olaylar nedeniyle büyük ölçüde tahrip oldu. Günümüze yalnızca Cihannüma Kasrı, Adalet Kasrı, Kum Kasrı, mutfak, hamam ve saray kapısının bir bölümü ulaşabildi. Yaklaşık 15 yıl önce Kültür ve Turizm Bakanlığı, Edirne Valiliği ve Trakya Üniversitesi iş birliğiyle başlatılan kazı ve restorasyon çalışmaları, 18 Ekim 2022 tarihi itibarıyla Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Başkanlığı’na devredildi. 2023 yılı Ocak ayında, kurum tarafından hazırlanan 5 yıllık master plan doğrultusunda restorasyon ve ihya süreci resmen başlatıldı.

Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, 2.5 yılı geride bırakan çalışmaları yerinde inceledi ve kapsamlı bir açıklama yaptı. Yıldız, Edirne Sarayı’nın yeniden ihyasının sadece fiziksel bir restorasyon değil, aynı zamanda tarihi mirasa sahip çıkma ve uluslararası ölçekte kültürel kimliği güçlendirme amacı taşıdığını vurguladı.

‘İHYA BÜTÜN OLARAK GERÇEKLEŞİYOR’

Edirne Sarayı alanında yürütülen çalışmaları yerinde inceleyen Yıldız, çalışmaların geldiği aşamaya dair yaptığı açıklamada; “Milli saraylar olarak yapmış olduğumuz çalışmalarda en öne çıkardığımız konu sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla, Edirne saray alanının bir bütün olarak ihyasıydı. Bu arazi temelinde, bu şu an gerçekleşmiş görünüyor. Ve çalışmalarımız da bu prensiple devam ediyor. 2.5 yıl içerisinde Cihannüma özelinden ortaya çıkarsak burada hemen arkamızda görmüş olduğunuz gibi Edirne Sarayı’nın sur duvarlarının, arkeolojik kalıntılarla, yapılan kazı çalışmalarıyla, literatür taramasıyla, fotoğraf, arşiv belgesiyle, bilgilerle ortaya çıkarılan bölümü de ihya edilmiş oldu. Bununla birlikte yine Edirne'yi çalışan dostlarımızın çok yakından bildiği gibi sarayın arz odasıyla ilgili çalışmalar şu an hummalı bir şekilde devam ediyor. Yine burada çok önemli bir tarihi yapı var; Kumkasrı. Gerçekten Edirne Sarayı'nın dönem özelliklerini fevkalade güzel yansıtan bir saray. Onunla ilgili çalışmalarımız da devam ediyor. Bununla birlikte tabii alanın ciddi anlamda özellikle master planının tarihi Sarayı Cedidi Amire’nin bulunduğu bölümde kazı çalışmalarımız özellikle Cihannüma’nın bulunduğu ikinci avlu ve aslında bizim hemen sınırlarında bulunduğumuz birinci avlu da devam ediyor” dedi.

‘RESTORASYON GÜNLÜK 300 ÇALIŞANLA YÜRÜTÜLÜYOR’

Çalışmaların oldukça geniş bir ekip tarafından yürütüldüğünü belirten Yıldız, “Hocalarımızın nezaretinde çok sayıda arkeolog, sanat tarihçisi ve saha çalışanı yer alıyor. Edirne Sarayı'ndaki çalışmaları ortalama günlük 300 çalışanla yürütüyoruz. Bunlar tamamı restorasyon ve kazıda görev alan arkadaşlarımız. Dolayısıyla burada Cumhurbaşkanımızın sağlamış olduğu imkanlar doğrultusunda Edirne Sarayı'na gerçekten çok büyük bir yatırım yapıldığını söyleyebiliriz. Zaten neticesi de arkamızdaki çalışmadan görülebiliyor” şeklinde konuştu.

'SARAYIN YÜZDE 50’Sİ İHYA EDİLDİ'

Edirne Sarayı’nın, yalnızca bir döneme ait olmayan çok katmanlı bir tarihi miras olduğunu belirten Yıldız, yapılan çalışmaların kapsamını özetledi. Yıldız;  “Edirne Sarayı tamamında arkamızda olmuş olan 15-16. yüzyıl kalıntıları yok. Edirne Sarayı farklı yüzyıllarda inşa edilmiş. Aslında bu yönde bir miktar Topkapı Sarayı'na da benzeyen ki mimari yapısı ve saray planıyla çok benziyor. İki kardeş saray gibiler. Sadece coğrafyanın getirmiş olduğu bir takım farklılıklar var. Dolayısıyla Edirne sarayının bu kalıntılarında sadece tarihi yapıları gündeme alırsak 15 ve 16. yüzyıl yapılarını gündeme alırsak, ihya edilen kısmın yüzde 50’ye yakın olduğunu söyleyebilirim. Ancak burada çok kıymetli, günümüze ulaşmış ve restorasyon çalışmaları devam eden 17, 18 ve 19. yüzyıla ait kalıntılar var. Bunların 19. yüzyıla ait olanları son derece muhkem şekilde ayaktalar” diye konuştu.

‘MAHMUDİYE KIŞLASI KÜLTÜR MERKEZİ OLACAK’

Saray ihyasının önemli ayaklarından biri olan Mahmudiye Kışlası’ndaki restorasyon da sürüyor. Yıldız, bu yapının gelecekte üstleneceği rolü aktardı. Yıldız; “Bittiği zaman özellikle bu alanda taşınabilir olarak sergilenebilecek nitelikli eserlerin, modern müzecilik uygulamaların yer alacağı bir bina olacak. Bununla birlikte Milli Saraylar Araştırma Merkezi'nin Trakya, Balkanlar, hatta Orta Avrupa'ya kadar hitap edecek bir kolunu yine burada açacağız. Tabii ki Edirne, Edirne Sarayı, sanat tarihi, mimarlık, kültürel miras konularında çok önemli bir kütüphane tesis edeceğiz. Bununla birlikte konferans salonları, etkinlik salonları, Edirneli sanatçılara hitap edecek, hatta Balkan coğrafyasındaki sanatçılara hitap edecek geçici sergileme alanlarımız da olacak. Dolayısıyla yaklaşık 80 dönüm bahçeye sahip ve 25 bin metrekare kapalı alanı bugünümüze ulaşmış olan Mahmudiye Kışlası çok ciddi bir kültür sanat merkezi olarak bu kampüsün önemli bir parçası olacak” ifadelerini kullandı.

‘TARİHİ BAHÇELER VE DOĞAL YAŞAM ALANI DA PLANLANDI’

Yıldız, restorasyon sürecinde sadece yapısal unsurların değil, Edirne Sarayı’nın eşsiz bahçelerinin de ihya edildiğini söyledi. Gülhane ve Dolma Bahçesi gibi alanların yerlerinin tespit edildiğini dile getiren Yıldız, bu bölgelerde dönem bitkileri ve su kanallarıyla birlikte peyzaj çalışmalarının yapıldığını belirtti. Yıldız; “Bu alanda sadece yapıları değil bahçeleri de ihya ediyoruz. Kaynaklardan sizler de aşinasınız. Çok özel bahçeleri, Gülhane Bahçesi, Dolma Bahçesi gibi alanları olan bir saray bunlar. Uzmanlarımız bunların hepsini tetkik ettiler. Yerleriyle ilgili çalışmalar yapıldı. Burada döneminde yetişmiş bitkiler, toprağın altındaki su kanallarına kadar çok kapsamlı bir çalışma yapıldı. Bu bahsetmiş olduğum 1200 dönümlük alanda bir klasik döneme ait sarayın bulunduğu kalıntılar, ikincisi az evvel bahsettiği Mahmudiye bölgesindeki modern müzecilik uygulamaları, üçüncüsü bir doğal yaşam alanı düşünüyoruz. Alanımızın en uç kısmında rehabilite edilmesi gereken bir yerde ve bunun dışında da tarihi bahçelerin ihyası olmak üzere master planımızda dört ana etap var. İnşallah bunlar bittiğinde sadece Edirne için değil ülkemiz ve hatta dünya kültürel mirası için çok önemli bir eserin ortaya çıkacağını söyleyebilirim” açıklamasını yaptı.

Adem Batuhan SEVER

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!