Gündem

Kadınlardan 8 Mart'ta rengarenk yürüyüş

Kadınlardan 8 Mart'ta rengarenk yürüyüş

Edirne Ahval
Edirne Ahval
Editör
09 Mart 2024 10:24

Edirne Kadın Platformu bileşenleri tarafından 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla eski belediye binasından Saraçlar Caddesi’ne yürüyüş düzenlendi.

KESK Kadın Meclisi, Edirne Kadın Merkezi Derneği, Edirne Kent Konseyi Kadın Meclisi, İlerici Kadınlar Derneği, Dem Partili Kadınlar, Türkiye İşçi Partili Kadınlar, Üniversiteli Feminist Kolektif, Sol Feminist Hareket ve Veli-Der gibi kadın örgütlerinin üyeleri, Edirne Kadın Platformu çatısı altında 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yürüyüş gerçekleştirdi. Eski Edirne Belediye Binası önünde bir araya gelen kadınlar, sloganlar eşliğinde Saraçlar Caddesi PTT önüne kadar yürüyerek basın açıklaması yaptılar.

“KADINLAR BÜYÜK ÖLÇÜDE ‘UCUZ EMEK GÜCÜ’ OLARAK GÖRÜLÜYOR”

Kadınlar adına açıklamayı yapan Sağlık ve Sosyal Hizmet emekçileri Sendikası (SES) Edirne Şube Başkanı Filiz Çakar, şu ifadelere yer verdi; “8 Mart emeğimizin sömürüsüne, görünmez kılınmasına, ayrımcılığa; her türden baskıya ve şiddete karşı direnişi simgeleyen önemli bir mücadele günü. 8 Mart aynı zamanda kadınların 1857’de, öncesinde ve o zamandan bu yana patriarkal kapitalizme, eşitsizliğe, yoksulluğa, kadın emeğinin ve bedeninin değersizleştirilmesine karşı ancak örgütlü direnişle kazanım elde edebileceğinin açık bir göstergesidir. Ülkede ve dünyada yaşanan tüm krizlerin bedelinin bize, kadınlara ödetilmeye çalışılmasına tahammülümüz kalmadı. Her geçen gün yoksullaşıyoruz, Türkiye’de ve dünyanın hemen her yerinde kadınlar büyük ölçüde herhangi bir sosyal güvence olmadan, kayıt dışı çalıştırılıyor, ‘ucuz emek gücü’ olarak görülüyor ve eşit değerde işe eşit ücretten yoksun bırakılıyor. Kamusal hizmet kapsamında devletlerin sorumluluğunda olması gereken çocuk, hasta, yaşlı, engelli bakımı sosyal destek politikalarının geliştirilmemesi, metalaştırılan hizmetlerin fiyatlarının çok yüksek olmasıyla kadına yükleniyor. Kadınlar bu nedenle istihdamdan kopuyor ya da istihdam alanına giremiyor. Tüm bunlar hane içi emeğimizi görünmez kılıp, değersizleştiriyor. Emeğimizin görünür ve değerli olmasını sağlamaya yönelik herhangi bir düzenleme de yapılmıyor. Kadınlar kamusal alandan, sosyal yaşamdan, üretimden uzaklaşmak zorunda bırakılıyor.

‘KADIN CİNAYETİ FAİLLERİ ARAMIZDA GEZMEYE DEVAM EDİYOR’

Her gün en az 3 kadın katlediliyor. Faillerse cezasızlık, korumasızlık ve hukuksuzluk nedeniyle aramızda gezmeyi sürdürüyor. Ama iktidar ataerkil kapitalist sistemin ihtiyaçlarına uygun biçimde, fiili kürtaj yasakları ve nüfus politikalarıyla kadın bedenleri üzerinden, kadın cinselliği ve doğurganlığını denetlemeyi sürdürüyor. İktidar, dinin siyasallaştırılması ve siyasetin de dinselleştirilmesiyle toplumsal cinsiyet eşitsizliğini doğallaştırılmaya, bizleri evlerimize kapatmaya çalışıyor. Bu politikalar cinsiyetçilik ve hali hazırdaki eşitsizlikle birleştiğinde de içinde bulunduğumuz koşullar daha da ağırlaşıyor. Ülkemizde de iktidar etrafında birleşen tekçi, faşizan ittifak güçlerinin beslendiği gerginlik, kutuplaşma ve çatışma politikaları, açlık ve yoksulluk nedeniyle gerçekleşen intiharların üstünü örtmenin aracı haline getiriliyor.

’31 MART, KADIN TEMSİLİYETİNİN SINIRLI OLDUĞU BİR SEÇİM OLACAK’

Anayasa’yı, temel hak ve özgürlükleri askıya alan iktidar, en küçük hak arama taleplerimizi bile baskı, gözaltı ve tutuklamalarla engellenmeye çalışıyor. Ekonomik krizlerin derinleştiği günümüz koşullarında halkları karşı karşıya getiren göçmen düşmanlığı, sermayenin ucuz işgücü olarak göçmen emeği sömürüsüyle güçlendiği, tekçi iktidarların ise bundan politik fayda sağladığı bir hale dönüştü. Ülke bu koşullar altında 14/28 Mayıs seçimi sonrası bir yerel seçime hazırlanıyor. Merkezi seçimlerde olduğu gibi bu seçim de kadın temsiliyetinin sınırlı kaldığı erkeklerden oluşan adayların büyük oranda yönetimlere geleceği bir seçim olacak. Kadınların taleplerini pembe otobüsler ile karşılayacağını düşünen iktidarın toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayacak mekanizmalar hayata geçirilene kadar mücadele etmeyi sürdüreceğimizi bilmesini istiyoruz. Bugüne kadar elde ettiğimiz kazanımları seçimle değil, mücadeleyle, direnişle elde ettik. Bundan sonra da mücadele etmeye, direnmeye devam edeceğiz.

‘LAİK BİR YÖNETİM BİÇİMİNİN İNŞA EDİLDİĞİ BİR ÜLKE YARATMAK MÜMKÜN’

Ataerkil kapitalizmin, hayatlarımızı zapturapt almaya çalışan iktidarların saldırıları karşısında kadın emekçilerin örgütlü mücadelesi de sürüyor. Hindistan’da ve Bangladeş’te tekstil, tarım ve farklı iş kollarından kadınların grevleri, İsviçre’de yüz binlerce kadının “Kadın mücadelesi sınıf mücadelesidir” şiarıyla, İzlanda’da 100 bin kadının ücret eşitliği ve şiddetin önlenmesi talebiyle yaptıkları eylemler, Ortadoğu’da savaşa ve gerici baskılara karşı ses yükselten kadınların mücadelesine birçok ülkeden kadınların ses verdiğine, dayanışma için sokaklarda olduğuna tanık olduk.  Türkiye’de de kadınlar kazanılmış haklarına dönük saldırılar karşısında ‘Susmuyoruz, Korkmuyoruz, İtaat etmiyoruz’ diyerek alanlardaydı. Özak’ta, Agrobay’da ve irili ufaklı işçi direnişlerinde işyerlerinde mücadele etmeyi sürdürüyor; emek sömürüsüne, yoksulluğa, şiddete tacize karşı seslerini örgütlü bir şekilde yükseltiyor. Bizler kadın mücadelesine dönük tüm bu baskı ve şiddet politikalarının dönemsel değil, stratejik ve ideolojik olduğunu farkındayız. Tüm bu olumsuz tabloya, faşizmin ve köktendinciliğin kendisini kurumsallaştırma girişimlerine rağmen, kadınların yaşamın her alanına eşit ve özgür katıldığı, gerçek anlamda demokrasinin ve barışın, laik bir yönetim biçiminin inşa edildiği bir ülke yaratmanın mümkün olduğunu biliyoruz.

“HEP BİRLİKTE BU KARANLIĞI AŞACAĞIZ”

5 bin yıllık erkek egemen zihniyeti ve pratiklerini; görünmeyen kadınlardan ön görülemeyen kadınlara, erkek egemen sistemin saldırılarına maruz kalan kadınlardan öz savunma pratiğini yaşamsallaştıran kadınlara ve elbette örgütlenerek bir öz güce ulaşan kadınlara, birbirimizden öğrenerek dayanışarak aşacağımızı biliyoruz. Dünyanın her yerinde kadınların sesini, sözünü, eylemini çoğaltarak hep birlikte bu karanlığı aşacağız.”

Konuşmanın ardından kadınlar, Saraçlar Caddesi’nde halay çekerek ve dans ederek eğlendi.

Adem Batuhan SEVER

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!