Edirne’ye Türkiye’nin En Yüksek Bayrağı Geliyor
664 ve 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağası Ufuk Özünlü, üç dönem ağalık olsa da olmasa da bu benim sözümdür Edirne’ye üç kalıcı eser bırakmak diye ifade ederek, Gönlümden geçen, Avrupa'ya açılan kapımızda Türkiye'nin en yüksek bayrak direğinin ve bayrağının sallanmasıdır dedi. Özünlü, ikinci projesinin ise, Trakya'daki pehlivanları toplamak için bir pehlivanlar için idman sahası yapılması. Üçüncü projemi de şimdilik gizli tutuyorum, söylemek istemiyorum.” Dedi.
3 DÖNEME 3 KALICI ESER PROJESİ
664 ve 665. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Ağası Ufuk Özünlü, “Şimdi şöyle ben daha önce de açıklamıştım bunları. Bir tanesi Türkiye'nin en yüksek bayrak direğini Edirne'ye, benim de gerçekten aşığı olduğum şehre ekmeğini yediğim, suyunu içtiğim, eğitimimi aldığım, üniversiteyi okuduğum, çok şey öğrendiğim şehre hediye etmek istiyorum. Bu kalıcı eser üç dönem ağalık olsa da olmasa da bu benim sözümdür. Gönlümden geçen, Avrupa'ya açılan kapımız da Türkiye'nin en yüksek bayrak direğinin ve bayrağının sallanması. İkincisi de yağlı güreşin tabii onları da tebrik ediyorum. Antalya muazzam bu konuda ama Kırkpınar'dan dolayı Edirne de simge. Edirne'de mutlaka ve mutlaka pehlivanlarımız için, belki Trakya'daki pehlivanları toplamak için bir pehlivanlar için idman sahası yapılması. Üçüncü projemi de şimdilik gizli tutuyorum, söylemek istemiyorum. Şunu söyleyebilirim, ben genel olarak yaptığım şeyleri anlatmadım bu zamana kadar. Anlatmayı da sevmiyorum çünkü hani söz uçar yazı kalır diyor. Bizim de yazımız, imzamız olsun. Yaptığımız şeyleri yani bana anlatmak düşmez, ben doğru bulmuyorum bunu.”
“GEÇEN SENE HARİKA BİR KIRKPINAR VARDI BU SENE MUHTEŞEM BİR KIRKPINAR OLACAK”
“İnsanlar zaten konuşuyorlar, bu konuda çok destek de veriyorlar. Dolayısıyla 2026'da geçen yıl ben izleyenlerin tabiriyle söylüyorum harika bir Kırkpınar vardı.) Bu sene muhteşem bir Kırkpınar'a herkes hazır olsun. Yağlı güreşleri büyütmeye, Türk'ün milli birlik, beraberlik sembolü olan artık dünya tarihine geçmiş Kırkpınar'ı büyütmeye herkes hazır olsun. Yani tabii belki biraz başa döneceğim, eleştirilerin olması çok normal. Seviniyorum da buna bir yandan çünkü neredeyse artık 365 gün yaşanan bir Kırkpınar ve yağlı güreşler var. Tabii lig güreşlerinin etkisi de çok büyük bunda. Oradaki heyecan ta Kırkpınar'a kadar geliyor. Eninde sonunda bunu birbirinden ayırmak yerine bir araya getirip büyütmeliyiz. Benim bakış açım bu. Tabii tabii herkes buyursun gelsin yani ben gelmek isteyen hiç kimseyi geri çevirmedim. Beni davet eden hemen hemen her yere de gittim. Yani niyet iyi olduktan sonra her şeyi paylaşırız. Bununla ilgili bir sorun yok.”
“HATA KABUL EDİLEBİLİR AMA YANLIŞ ASLA KABUL EDİLEMEZ!”
“Genel olarak hani birkaç tane hepimizin belli bir hayat felsefesi var, bir karakteri var. Ama ben sağ elin verdini sol el görmemeli diyenlerdenim ve mutlak suretle yaratılanı yaratandan dolayı seviyorum. İnsan, hepimizin insanı. Hepimiz hata yapabiliriz, hepimiz hatamızdan dönebiliriz. Hata yapılabilir ve kabul edilebilir bir şey ama yanlış asla ve asla kabul edilemez bir şey. Şimdi ben Edirne'ye her gittiğimde gerçekten çok mutlu oluyorum. Hani bugün İstanbul'da yaşamak zorunda olmasam nerede yaşarsınız deseniz gerçekten Edirne'de yaşarım. Yani Karaağacından Süloğlu'na Ayşe Kadın'ına kadar karış karış biliyorum çok sevdiğim yerler. Gittiğim her yerde de insanlar sağ olsun çok büyük sevgi, saygı, hürmetle karşılıyor. Ben mümkün olduğunca kimseyi rahatsız etmek istemiyorum. Öyle söyleyeyim ama her gittiğimde de beni misafir ediyorlar. Bu da gerçekten gururumu okşuyor, hoşuma gidiyor. O zaman zaten benim yaptığım bir şeyi anlatmama gerek kalmıyor. Yaptığım şeyi insanlar da bana söylemiyor ama bir hoş geldin çayımızı istemeleri zaten bu yapılanların en büyük karşılığı. Edirne'ye hatta birkaç tane de yatırım olacak. Belki yerleşirim de yaşarım da bilmiyorum.
“EDİRNE’Yİ GERÇEKTEN ÇOK SEVİYORUM”
“Edirne'yi gerçekten çok seviyorum. Orada çok fazla dost edindim. Yani 1996 yılında geldim. Edirne'ye 2001'de üniversite bittikten sonra ayrıldım ama bağımı hiç kopartmadım. Hiç kimseden kopartmadım. Ben Edirne'yi de seviyorum. İnsanını da seviyorum. Dediğim gibi önümüzdeki haftadan itibaren her hafta Kırkpınar’a kadar haftada en az iki gün Edirne'de olacağım. Çalışmalarımızı yine dört koldan yürüteceğiz. Ben bir şeyi yaptıktan sonra konuşmayı seviyorum. Yapmadan konuşmayı sevmiyorum. Tabii ki sizle bir araya geliriz, sohbet ederiz. Bunun adı canlı yayın olur, cansız yayın olur fark etmez. Ama ben genel olarak geldiğimde sadece sohbet edip projeleri biraz daha kırk bunlara saklayıp daha yapılmamış bir şeyin eleştirisiyle karşılaşmak doğru değil. Enerjimizi ‘Nasıl daha iyi yaparız’a vereceğiz. Tabii ki ben oraya geldiğimde de siz de benim misafirim olursanız başımın tacısınız.”
Haber Merkezi