Edirne'de 664 yıllık efsane Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri heyecanını yaşamak için Türkiye'nin dört bir yanından gelen güreşseverler, otellerde yer kalmayınca Selimiye'nin gölgesindeki Hıdırağa Camii bahçesine çadır kurdu. Tarihi organizasyonu izlemek için gelen vatandaşların kimisi ekonomik sebeplerle, kimisi de artık gelenek haline geldiği için çadırı tercih ettiğini belirtti.
Edirne'de UNESCO İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan 664 yıllık efsane Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’ni izlemek için Edirne’ye gelen güreş tutkunları, kentteki otellerde yer bulamayınca Selimiye Camisi çevresine çadır kurarak konaklamaya başladı.
Bu yıl 664’üncüsü düzenlenen Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri, 4-6 Temmuz tarihleri arasında Sarayiçi Er Meydanı’nda gerçekleştiriliyor. Türkiye’nin farklı illerinden kente gelen çok sayıda güreşsever, konaklama için otellerde yer bulamayınca çareyi yanlarında getirdikleri çadırlarda kalmakta buldu. Vatandaşlar, Selimiye Camisi ve Hıdırağa Camisi çevresindeki yeşil alanlarda çadır kurarak geceyi geçiriyor.
“ÇADIR EKONOMİK OLDUĞU İÇİN TERCİH ETTİK”
Sakarya’dan gelen Mustafa Kuru (60), bu yıl ilk kez Kırkpınar’a geldiğini belirterek, otellerin dolu olması ve ekonomik sebeplerle çadır kurduklarını söyledi. Kuru; “Bu sene ilk defa geliyorum. Oğlumun ısrarı üzerine, onu getirmek için buraya teşrif ettik. Çadır ekonomik oluşundan dolayı tercih ettik. Zaten iki gün için geldik buraya ve yoğunluk da var, o nedenle çadırda kalıyoruz. Mevsimsel anlamda çadır tercih ediliyor. Kırkpınar'da genelde güreşçilerin üçte biri Antalya kökenli. Fakat ne hikmetse Antalya bir türlü altın kemeri memleketine götüremedi. Bu sene nasip olursa diyorlar. Ben de diyorum ki Orhan Okulu müsaade ederse olur diyorum” dedi.
“ÇADIRDA KALMAYI SEVİYORUZ”
Her yıl Kırkpınar’a geldiğini söyleyen Balıkesirli Mehmet Tığlı (55) ise çadırda kalmayı bir alışkanlık haline getirdiklerini ifade etti. Tığlı; “Vallahi işte görüyorsunuz halimizi, güreşlere geldik. 2004 senesinden beri geliyorum. Her geldiğimizde çadırda kalıyoruz. Çadırda kalmayı, bu ortamı seviyoruz. Kırkpınar'da özellikle tuttuğumuz birisi yok. Gözümüze hoş gelen güreşlerin hepsini seyrediyoruz. Bu sene de kemer yılı olduğu için bayağı da bir yoğunluk var. Kemer 51 Yusufcan Zeybek alır diye düşünüyorum" şeklinde konuştu.
“NAMAZA YAKIN, İHTİYAÇLAR KOLAY KARŞILANIYOR”
Yine Balıkesir’den gelen Hacı İbrahim Filiz (72), çadırda kalmanın pratik avantajlarını vurguladı. Filiz; “Çadırda kalıyoruz çünkü burası cami bahçesi. Hem namaz kılmak için, hem ihtiyaç gidermek için çok yakın. Zaten uzun yıllardır Kırkpınar'ı takip ediyorum, 15 yıldır aralıksız geliyorum güreşleri izlemek için. Ali Gürbüz, Orhan Okulu, bunlar güzel güreş yapan pehlivanlar. Umarım bu yıl hak eden pehlivan alır" diye konuştu.
“ÇADIRDA KALDIKÇA KEYFİNİ ANLIYORSUNUZ”
Sakarya’dan gelen Tercan Kırık (55) ise çadır konaklamasının güreş tutkunları arasında bir gelenek haline geldiğini dile getirdi. Kırık; “2000 yılında güreşleri izlemeye başladık, 25 yıldır sürekli geliyoruz. İlk geldiğimiz zaman arabanın içinde falan yattık ama sonra çok rahatsız etti bizi. Çadır kurmaya devam ettik. Buraya gelen güreş severler aslında çok böyle varlıklı değil. Galiba biraz daha orta kesim. Otel ücretleri de çok pahalı. Orada konaklamak uzak yerlerden gelen insanlar için problem oluyor, çadırı tercih ediyorlar. Bir gelenek haline de döndü herhalde. Tabii bu süreç zarfında iki defa da yağmura yakalandık. Çadırlarımız, yataklarımız falan hep ıslandı. Böyle zamanlar da geçirdik. Çadırda kaldıkça keyfini anlıyorsunuz. Gece güzel ama günün ilk güneşi vurduktan sonra çadırdan da çıkmak zorundasınız. Çok fazla da duramıyorsunuz orada" ifadelerini kullandı.
Adem Batuhan SEVER