Öztürk; 'Tüm çiftçiyi zora soktu'
Lalapaşa Ziraat Odası Başkanı Taner Öztürk, 1 Ocak 2026’da yürürlüğe girmesi planlanan ve faiz indirimli tarım kredileri için SGK ve vergi borcu bulunmaması şartı getiren uygulamanın, üreticilerin krediye erişimini fiilen imkânsız hale getirdiğini belirterek düzenlemeden vazgeçilmesi çağrısında bulundu. Öztürk; "Üreticilerimizden borcunun olmadığına dair istenen belgelerinin, ibrazı zorunlu hale getirilmesi tüm çiftçilerimizi zora sokmuştur. Çünkü çiftçilerimizin borcu yoktur belgesini ibrazı neredeyse mümkün değildir" dedi.
Lalapaşa Ziraat Odası Başkanı Taner Öztürk, 1 Ocak 2026 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek olan ve üreticilerin faiz indirimli (sübvansiyonlu) tarım kredilerine erişimini zorlaştırdığı belirtilen yeni uygulamaya sert tepki gösterdi. Öztürk, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından hayata geçirilmesi planlanan düzenlemenin, çiftçileri üretimden uzaklaştıracağını ve tarım sektörünü daha da çıkmaza sürükleyeceğini ifade etti.
Başkan Öztürk, yayımlanan tebliğle birlikte üreticilerin faiz indirimli kredi kullanabilmesi için SGK ve vergi borcunun bulunmaması şartı getirildiğini hatırlatarak, borcu yoktur belgesinin ibrazının zorunlu hale gelmesinin çiftçileri ciddi şekilde zor durumda bıraktığını dile getirdi. Bu belgenin, mevcut koşullarda çiftçilerin büyük bölümü için neredeyse temin edilemez hale geldiğini vurguladı.
“ÇİFTÇİLERİMİZ BORCU YOKTUR BELGESİNİ ALAMAZ DURUMDA”
Taner Öztürk, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Çiftçilerimiz ile ilgili, Yeni yayımlanan 01.01.2026 tarihinden itibaren Uygulamaya konulacak tebliğ Hakkında; Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından 01.01.2026 tarih itibarıyla yürürlüğe konulan üreticinin Krediye Erişimini Engelleyen yeni uygulama, Tarım Kredi ve Ziraat Bankası'ndan Faiz indirimli (Sübvansiyonlu) kredi kullanmak isteyen Üreticilerimizden SGK Borcunun ve Vergi borcunun bulunmaması şartı getirilmiştir. Üreticilerimizden borcunun olmadığına dair istenen belgelerinin, ibrazı zorunlu hale getirilmesi tüm çiftçilerimizi zora sokmuştur. Çünkü çiftçilerimizin borcu yoktur belgesini ibrazı neredeyse mümkün değildir" dedi.
“TARIM SEKTÖRÜ UZUN SÜREDİR FİNANSMAN SORUNUYLA MÜCADELE EDİYOR”
Türkiye’de tarım sektörünün uzun süredir ciddi finansman sorunlarıyla mücadele ettiğini belirten Öztürk, üreticilerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda iklimsel ve yapısal sorunlarla da karşı karşıya olduğunu söyledi. Don, kuraklık, hastalıklar ve yanlış üretim politikalarının yanı sıra, yapısal bozukluklar ve yetersiz üretim teknikleri nedeniyle verim kaybı yaşandığını kaydeden Öztürk, tarımın yeterince desteklenmediğini ifade etti. Öztürk açıklamasında, “Türkiye de uzun süreden beri, Tarım Sektörü finansman sorunları ile savaş vermektedir. Tarımdaki don, kuraklık, hastalıklar, yanlış üretim politikaları vs. sorunlarının yanında yapısal bozukluklar, yetersiz üretim teknikleri, nedeniyle verim düşüklüğü yaşanmaktadır. Ayrıca ülkemizde Tarım sektörü diğer ülkelerde olduğu kadar doğrudan yada dolaylı desteklenmemektedir. Ülkemizde tarım sektöründeki Üreticilerimizin sorunları çok büyük ve aşılamamaktadır” ifadelerini kullandı.
“TARIM ARAZİLERİ AZALIYOR, İTHALAT ARTIYOR”
Tarım arazilerinin sanayileşme ve kentleşme nedeniyle giderek azaldığını vurgulayan Öztürk, üretimin düşük verimli alanlara kaydığını, yaşlanan çiftçi nüfusunun da sektörde önemli bir sorun haline geldiğini belirtti. Türkiye’nin birçok üründe ithalata bağımlı hale geldiğini dile getiren Öztürk, bu durumun uzun vadede ülke tarımını daha da zayıflattığını söyledi. Öztürk “Tarımda verimli olan arazilerini sanayileşmede yada kentleşmede kullanılması, tarım arazisinin azalmasına yada düşük verimli arazilerde yaşlı çiftçilerin üretimde olmasından kaynaklanan olumsuzluklarla mücadele edilmektedir. Ülkemiz hemen her ürünü ithal eder duruma gelmiştir. Kendi kendine yeterli olabilecekken tarımda kendi kendini yok eder duruma gelinmiştir. İthal bağımlısı bir ülke haline geldik. Üreticilerimiz ithal ürün ile terbiye edilmeye, korkutulmaya çalışılmaktadır” dedi.
“ÜRETİCİ ÜRETİMDEN VAZGEÇME NOKTASINA GELDİ”
Üreticilerin maliyet baskısı altında ezildiğini belirten Taner Öztürk, çiftçinin ürettiği ürünü maliyetinin çok altında satmak zorunda kaldığını ve bu nedenle üretimden vazgeçme noktasına sürüklendiğini söyledi. Krediye erişimin, üretimin devamı açısından hayati önem taşıdığını vurgulayan Öztürk, devlet desteği ve uygun kredi olmadan üretimin sürdürülemeyeceğini ifade etti. Öztürk, “Üretici ürettiği ürünü yok parasına satıyor, maliyeti çok yüksek olan malını düşük fiyata satmak durumda kalması nedeniyle üretim yapmaktan vazgeçmek durumunda bırakılmıştır. Üretim yapabilmesi için Kredi kullanmak zorundadır. Devlet tarafından desteklenmeyen ve Kredi kullanamayan üretici üretim yapamaz duruma gelmiştir” şeklinde konuştu.
“DESTEKLER İTHALATA GİDİYOR, ÜRETİCİYE DEĞİL”
Faiz indirimli tarım kredilerinin önemli bir bölümünün yerli üretici yerine ithalat ve ithal hammaddelere yönlendirildiğini savunan Öztürk, üretimde direnen çiftçilerin ise desteklenmek yerine daha fazla engelle karşılaştığını dile getirdi. Öztürk “Üreticimize verilmesi gereken faiz indirimli (Sübvansiyonlu) tarım kredilerinin hatırı sayılır kısmının, ithalata ve ithal edilen hammaddelere verilmektedir. Hala üretim yapmak için direnen çiftçilerimizin üretim yapabilmesi için olumsuzlukların ortadan kaldırmaya çalışmak yerine, üretim yapan çiftçilerimiz Faiz indirimli Sübvansiyonlu Tarım Kredisi vermek yerine bu kredilere erişimi imkansız hale getirme çabalarını üzüntü ile karşılıyoruz” dedi.
“BU UYGULAMADAN VAZGEÇİLMELİ”
Çiftçilerin örgütlü şekilde tepki gösterememesinin de ayrı bir sorun olduğunu ifade eden Öztürk, üreticinin adeta yok oluşa razı hale getirildiğini söyledi. Tarımın siyaset üstü bir konu olduğunu vurgulayan Öztürk, yanlış uygulamadan bir an önce vazgeçilmesi çağrısında bulundu. Öztürk, “Çiftçilerimizin bu tür olumsuzluklar karşısında örgütlenememesi ve örgütlü bir şekilde tepki gösterememesi, yok oluşuna razı oluşu da çok üzücüdür. Çiftçilerimizin üretimden vazgeçirilmesi yeterince desteklenmemesi siyaset üstü bir durumdur. Çiftçi üretemezse hepimiz aç kalırız. Çiftçimizi üreticimizi mağdur eden Faiz indirimli krediye erişimi fiilen imkansız hale gelen, borcu bulunmadığına dair belgeleri banka ve kooperatiflere ibraz etmelerinin zorunlu hale gelmesiyle üreticilerimizin faiz indirimli krediye erişimine engel olan bu yanlış uygulamadan en kısa zamanda vazgeçilmelidir" açıklamasını yaptı.
Haber Merkezi