Gündem

‘Kutlama yapamıyoruz, yas tutuyoruz’

‘Kutlama yapamıyoruz, yas tutuyoruz’

Edirne Ahval
Edirne Ahval
Editör
05 Ekim 2024 13:18

Edirne’de 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu protesto etmek için 69 gündür hayvansever dernekleri tarafından gerçekleştirilen oturma eyleminde, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla basın açıklaması gerçekleştirildi. Edirne Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu Üyesi Mine Yıldız; “Bugün, tüm dünyanın hayvanları korumak için farkındalık yarattığı bugünde, biz kutlama yapamıyoruz. Yas tutuyoruz. Çünkü hayvanların yaşam hakları ihlal ediliyor, katliamlar devam ediyor. Yaşam hakkı kutsaldır ve devlet yaşatmalıdır. Öldürmek bir çözüm değildir” dedi.

Edirne Kent Konseyi, Bir El Bir Nefes Derneği, 22 Dosteli Derneği, EDSHAYKO Derneği ve tüm hayvanseverler tarafından 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nda yapılan değişiklikleri protesto etme amacıyla Saraçlar Caddesi'nde başlatılan oturma eylemi 69’uncu kez gerçekleştirildi. Eylemin dün akşam gerçekleştirilen 69’uncu gününde 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü kapsamında basın açıklaması gerçekleştirildi.

Katılımcılar adına basın açıklamasını yapan Edirne Kent Konseyi Hayvan Hakları Çalışma Grubu Üyesi Mine Yıldız, kutlanması gereken bugünde hayvanların yaşam hakkının tehlikede olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

‘TÜRKİYE’NİN HAYVAN HAKLARI KARNESİ KARANLIK OLAYLARLA DOLU’

“Bugün, dünyada hayvanların korunması için farkındalık yaratılması gereken bir gün. Ancak ne yazık ki biz, yas tutuyoruz. Çünkü ülkemizde katliam yasası ile hayvanların yaşam hakları tehdit altında. Tüm dünyanın aksine, Türkiye'de bugün masum sokak hayvanlarına göz dikilmiş durumda. Türkiye'nin hayvan hakları karnesi ne yazık ki uzun bir süre boyunca karanlık olaylarla dolu. 1910 yılında Hayırsızada'da yaşanan sokak hayvanları katliamı hafızalardan silinmemiştir. O dönemde 80.000’e yakın köpek zorla İstanbul'dan toplanarak Hayırsızada'ya bırakılmış, açlık ve susuzlukla ölüme terk edilmiştir. Bu olay, Türkiye'de hayvan haklarına yönelik en büyük ihlallerden biri olarak tarihe geçmiştir. Ancak ne yazık ki aradan geçen bunca yıla rağmen hayvanlara yönelik şiddet ve kötü muamele sona ermemiştir.

‘YAŞAM HAKTIR, OYLANMAZ’

Son yıllarda özellikle sosyal medyada sokak hayvanlarına yönelik kötü muamele ve şiddet görüntüleri sıkça karşımıza çıkmaktadır. Kimi zaman hayvanların zehirlenmesi, kimi zaman ise taşlanarak, ateşe verilerek katledilmeleri ülkemizdeki eğitimsizlik ve bilinçsizliğin geldiği noktayı gözler önüne sermektedir. Bu acımasız davranışlar, toplumda hayvanlara karşı giderek artan bir hoşgörüsüzlüğü ve eğitimsiz kitlelerin hayvanlara yönelik kötü muamelelerini işaret ediyor. Ancak bu durum yalnızca bir eğitim sorunu değil, aynı zamanda insan hakları, ahlaki değerler ve toplumsal vicdan sorunudur. Biz defalarca söyledik: Yaşam bir haktır, oylanmaz. Hayvanların yaşam hakları, biz insanların keyfine bırakılacak bir mesele değildir. Ancak bu katliam yasası, hayvanların yaşamlarını hiçe sayıyor. 2004 yılında yürürlüğe giren 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’na rağmen, bugüne kadar sokak hayvanları için kalıcı çözümler üretilmemiş, katliam yasasıyla hayvanların öldürülmesi bir seçenek olarak sunulmuştur. Oysa halkın büyük bir kısmı, hayvanların öldürülmesine karşıdır; %80'e varan bir kesim, hayvanların korunmasını talep etmektedir.

‘KUTLAMA YAPAMIYORUZ, YAS TUTUYORUZ’

Türkiye’de sokak hayvanları meselesi ciddi bir toplumsal sorundur. 2004’te yürürlüğe giren yasaya rağmen, Türkiye’de sokak hayvanlarının korunması için yeterli adımlar atılmamış, kısırlaştırma ve rehabilitasyon programları yetersiz kalmıştır. Türkiye’de 4 milyonun üzerinde sokak köpeği olduğu tahmin edilmektedir. Yıllık kısırlaştırma oranı ihtiyacın çok altında kalmakta, belediyeler bu konuda üzerine düşen sorumluluğu yeterince yerine getirmemektedir. Yakala-Kısırlaştır-Bırak yönteminin dünya genelinde %85 oranında başarılı olduğu bilinmektedir, ancak Türkiye’de uygulamada ciddi eksiklikler yaşanmaktadır. Bugün, tüm dünyanın hayvanları korumak için farkındalık yarattığı bugün de, biz kutlama yapamıyoruz. Yas tutuyoruz. Çünkü hayvanların yaşam hakları ihlal ediliyor, katliamlar devam ediyor. Yaşam hakkı kutsaldır ve devlet yaşatmalıdır. Öldürmek bir çözüm değildir.

‘HAYVANLARI KORUMAK TOPLUMSAL SORUMLULUKTUR’

Bugün, bu meydandan bir kez daha sesleniyoruz: Yaşam hakkı kutsaldır ve dokunulamaz. Hayvanların yaşam hakkını hiçe sayan, onları sokaklardan topluca yok etmeye çalışan hiçbir yasayı kabul etmiyoruz. Biz, vicdanımızı ve insanlığımızı savunuyoruz. Hayvanlar bizimle bu dünyanın bir parçası; onlara karşı yapılan her haksızlık, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtur. Hayvanları korumak sadece bir seçim değil, toplumsal bir sorumluluktur. Devletin görevi yaşatmaktır, öldürmek bir seçenek olamaz. Bunu unutmayın. Biz, masum canların yanında olmaya ve yaşam haklarını savunmaya devam edeceğiz. Susmayacağız.”

Adem Batuhan SEVER

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!