Gündem

Santralde elektrik üretimi başladı!

Santralde elektrik üretimi başladı!

Edirne Ahval
Edirne Ahval
Editör
16 Temmuz 2024 13:21

‘Su tutmuyor, bu bir baraj değil’

Meriç Nehri Hidroelektrik Santrali’nde elektrik üretiminin başladığını ifade eden Edirne Valisi Yunus Sezer, Tunca ve Meriç nehirlerinde kuraklığın ciddi bir şekilde hissedilmeye başlandığını söyledi. Santralin bir baraj kadar su tutmadığının altını çizen Vali Sezer; “Buradaki suyun tutulmasıyla aşağıdaki suyun az gitmesi arasında bir ilişki söz konusu değil. Çünkü nehir yatağında ne kadar su varsa mecburen savaklardan akarak aşağıya doğru gitmesi gerekiyor. Burada bir suyun tutulması söz konusu değil. Burası bir baraj değil. Burası suyun yönünü, enerji üretim bölümüne yönlendirmek için yapılmış bir set” dedi.

Edirne Valisi Yunus Sezer, Meriç Nehri kenarındaki lastik savaklı Arşimet türbinli hidroelektrik santralinde basın mensuplarıyla bir araya gelerek santral ve nehirlerdeki son durumu değerlendirdi.

‘ELEKTRİK ÜRETİMİ BAŞLADI’

Santralde elektrik üretiminin başladığını ifade eden Vali Sezer; “Malumunuz bunun yapım süreci yaklaşık planlamasıyla beraber yılı aşkın bir süre. Son 8 ayda da inşaattaki yapım sürecindeki aksaklıklardan dolayı daha önce meydana gelen kaza sonucunda buradaki savakların bazılarının yıkıldığını görmüştük ve yeniden burada proje revizyonuyla beraber, inşaat sürecini bir 8 aylık süre içerisinde DSİ, üniversite, danışmanlık firmalarıyla beraber, baştan sona kadar yeniden ele alıp, yeniden süreci tamamladık. Şu anda da yaklaşık bir ay önce su tutma süreci tamamlandı. Bugünkü aslında açıklamanın iki tane amacı var; birincisi bu santral binasının en son burguların da testleri yapıldı. Almanya'dan gelen bir teknik ekip tarafından. TEDAŞ ve TEİAŞ'la beraber enerji verme süreci de deneme süreci başlatıldı ve bununla ilgili son kabul aşamasına gelindi. Kabul yapıldıktan sonra da buradaki işlemleri tamamlamış olacağız” şeklinde konuştu.

ÜRETİCİYE DÖNÜŞÜMLÜ SU

Nehir debilerinin son 12 ayın en düşük seviyesinde olduğunu söyleyen Vali Sezer; “Bir diğer konu da tabii Meriç ve Tunca Nehri'mizde yaşanan havaların sıcak gitmesiyle beraber daha doğrusu erken yaşadığımız bir kuraklık söz konusu. Daha önceki yıllarda ağustos sonuna doğru, ağustosun ortasından sonra başlayan kuraklık, maalesef bu sene yeterince yağmurunu alıp nedeniyle erken başladı. Haziran’ın 15’inden itibaren kuraklığı çok ciddi manada hissediyoruz. Malumunuz burası çeltiğin Türkiye'de en fazla ekildiği alan ve çeltiğin de suya ihtiyacı var. Diğer bir alan da ayçiçeğinin de çok yoğun bir şekilde ekildiği bir alan ve onu da suya çok ihtiyacı var. Şu anda nehir debileri 12 aylık sürecin en alt seviyesinde. Bazen Tunca Nehri'nde 3 metreküp/saniyeye, Meriç Nehri'nde de saniyede 40 metreküpe kadar düşüyor. Ve bu aşağılara indiği zaman, İpsala tarafına indiği zaman yirmi dört metreküpe kadar düşüyor. Bununla ilgili olarak Tunca Nehri'nde bir dönüşümlü bir planlamaya gittik kooperatiflerimizle. Yani üst taraftaki suyu kesip, aşağı taraftaki tarım arazilerine, çeltik alanlarına veriyoruz ve 3-4 gün sonra da yukarıya verip aşağı kesiyoruz. Yani hepsini aynı anda veremiyoruz. Yani yaklaşık yirmi gündür bu bunu uyguluyoruz” diye konuştu.

‘DEŞARJ SULAR MERİÇ’E AKTARILACAK’

Ergene havzasında Yunanistan tarafında doğru bir değişiklik olduğunu bildiren Vali Sezer; “Meriç Nehri’nde durum biraz farklıydı fakat Meriç Nehri’nde de artık kritik seviyelere gelmiş durumdayız. Orada da iki gün önce İpsala'ya kadar giderek orada da bir inceleme yaptık. Orada en büyük sulama birliğimiz Hamzadere Sulama Birliğiyle, kooperatiflerimizle, üreticilerimizle bir araya geldik. Orada da öncelikle Keşan tarafındaki çeltik arazilerinde yapılan sulamada deşarj edilen suların kullanılması noktasında bir görüş birliğine vardık. Bu sular direkt denize akıyordu daha önce. Şimdi bir kanal vasıtasıyla tekrar Meriç'e Nehri'ne aktarılıyor. Ve Meriç Nehri'nden de tekrar çeltik arazilerine aktarılacak yaklaşık 80 bin dönüm alan bu sayede kullanılabilecek. İkinci olarak da Çakmak Barajı'nın olduğu yerden Ergene havzasına, Ergene Nehri'ne, Uzunköprü tarafına su basılıyordu. Burada da suyun debisinin aşağı düşmesinden dolayı biraz Yunanistan tarafına doğru bir yön değişikliği olmuş su havzasında. DSİ ve kooperatifimizi beraber çalıştırıyoruz. Orada da bir yine gölet alanı suyun rahat alınabileceği bir alan oluşturuyoruz. Şu anda o da bitmiş olması lazım. Oradan da suyun rahatlıkla çekilip, Ergene ve Uzunköprü’nün tarafına gönderilebilecek birçok çalışma ortaya koyuyoruz” ifadelerini kullandı.

‘BULGARİSTAN’DAN SU SALINMASINDA SÜREÇ OLUMLU’

Vali Sezer, gündemde olan Bulgaristan tarafından su bırakılması durumunda da gerekli görüşmelerin olumlu sürdüğünü kaydetti. Vali Sezer; “Daha önceki yıllarda Bulgaristan tarafından su bırakılması söz konusu olmuş. Onunla ilgili yaklaşık bir aydır Bulgaristan makamlarıyla Tarım Bakanlığımız, Tarım Bakanımız vasıtasıyla Dışişleri Bakanlığımız vasıtasıyla, bunlarla ilgili yoğun bir şekilde görüşmeler yapılıyor. Fakat Bulgaristan tarafında da ciddi bir kuraklık söz konusu. Oradan bir miktar su salınması için artık zannediyorum bu süreç doğru yönde ilerliyor. Umarım onunla ilgili de olumlu sonuçları alırız. Ama hem Tarım Bakanımız hem Dışişleri Bakanımız hem de Enerji Bakanı bu süreçle ilgili yoğun bir şekilde çalışmaları takip ediyorlar” açıklamasını yaptı.

‘SANTRAL ÇOK SU TUTMUYOR, BU BİR BARAJ DEĞİL’

Vali Sezer, santralde 2.5 milyon metreküp su biriktiğini ve bunun da çok zor durumda kalınması durumunda salınacağını ifade etti. Vali Sezer; “Buradaki suyun tutulmasıyla aşağıdaki suyun az gitmesi arasında bir ilişki söz konusu değil. Çünkü nehir yatağında ne kadar su varsa mecburen savaklardan akarak aşağıya doğru gitmesi gerekiyor. Yani bir damla su buraya düşse, bir damla savaklardan akarak gidecek. Burada bir suyun tutulması söz konusu değil. Burası bir baraj değil. Burası suyun yönünü, enerji üretim bölümüne yönlendirmek için yapılmış bir set. Dolayısıyla burası bir baraj değil. Baraj olmadığı için de su tutulması söz konusu değil. Belki çiftçilerimiz artık ürünlerinin zarar görmesinden dolayı, insanlar burada suyun tutulması, suyun belli bir havzada bulunmasını gerekçe gösterebilirler. Fakat mevcut nehirde ne akıyorsa aşağıya da aynısı gidiyor. Bir daha burada kalmış değil. Şu anda 2,5 milyon metreküp setlerin arkasında birikmiş su var. O birikmiş suyunun da belki çok zor kaldığımız zaman can suyu olması için, kooperatiflerimizle birliklerimizle görüştük; bu 2,5 milyon metreküp suyu da eğer çok çok zor durumda kalırsak bırakacağız. Burada bizim amacımız hani enerji üretmek değil zor gününde çiftçilerimize de buranın bir faydası olabilir o da bizim memnun edecektir. Biz buradaki suyu günlük 10 metreküp bıraktığımız zaman 3 gün içerisindeki bu havzada hiçbir damla su kalmıyor. Nehir normal yatağına dönüyor. Yani 10 metreküple 2.8 günlük su hacmimiz var. Onu da o aşağıdaki havzadaki arkadaşlarımızın yani kooperatif birlik ve üreticilerimizin nihai noktada değerlendirmelerine göre bunu da bırakacağız. O şekilde de kendi aramızda anlaşma yaptık. Yani şu ana kadar burada bir elektrik üretilmemiş. 3-4 ay sonra üretsin bizim açımızdan çok bir anlamı yok. Keşke daha fazlası olsa, böyle bir ay, iki ay böyle verebileceğimiz bir suyu burada hapsedebilseydik. Bakın onu da yapma imkanı yok. Dediğim gibi en fazla 2 milyon metreküp su var. Onu da 10 metreküp olarak sattığımız zaman 2.8 sekiz günde yani yaklaşık 3 günde bu gördüğümüz alanda hiçbir su kalmıyor. Normal nehir yatağına dönüyor. Nehir olarak şu anda saniyede 44 metreküp suyumuz var. Meriç Nehri'nde ne kadar geliyorsa buradan açılıp devam ediyor. Bunu biriktirme imkanımız yok zaten. Fiziki olarak da bu çok mümkün değil. Bu süreç zor bir süreç. Gece gündüz çiftçilerimizle, kooperatif ve birliklerimizle beraber çeltik üretiminde ve nispeten ayçiçeği üretiminde ürünlerde herhangi bir eksiklik olmasın diye yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Amacımız çiftçimiz zarar etmemesi ve mağdur olmaması ve bu süreci bu sezonu bu şekilde kapatmaktır” ifadelerine yer verdi.

VALİ SEZER, SÖĞÜTLÜK İÇİN EYLÜL AYINI İŞARET ETTİ

Nehir kenarlarındaki sosyal alanlar hakkında da konuşan Vali Sezer, Söğütlüğün açılışı için Eylül ayını işaret etti. Vali Sezer, hidroelektrik santralinin bulunduğu bölgenin de sosyal alana dönüştürülebilmesi için çalışma başlattıklarını ifade etti. Vali Sezer; “Söğütlük kısmını görüyorsunuz. Nehir kenarlarındaki her iki tarafında da yoğun bir şekilde çalışma devam ediyor. Yani artık sürecin sonuna doğru geldik. Söğütlüğün iç kısmında da sadece elektrik ve altyapıyla ilgili bir çalışma sağladı. İç tarafındaki bütün işlemler bitti. Nehir kenarlarındaki o inşaatların enkazlarının kaldırılmasıyla beraber, yani o kademeli olarak yapılan alanı bitmesiyle beraber inşallah bu Eylül ayı gibi Söğütlük’ü yetiştirebilirsek açmayı düşünüyoruz. Burası da güvenlik yönüyle arkadaşlar tedbir alıyorlar. Güvenlik yönüyle tedbir aldıktan sonra da burada böyle seyir terası olarak insanların kullanması, çok güzel esiyor çünkü. İnsanların gelip buradaki şelaleyi görmeleri açısından burayı da inşallah hizmete açacağız.  Zannediyorum önümüzdeki hafta, yani bir 10-15 gün içerisinde vatandaşlarımızın ziyaretine açmış olacağız. Burada daha yeni güvenlik tedbirleri alınıyor. İnşallah vatandaşlarımızın da bu görselden faydalanması için süreci de kısa zamanda bu süreci de bitireceğiz” açıklamalarında bulundu.

Adem Batuhan SEVER

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!