AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan Selimiye Camisi’nde tartışmalara konu olan ve mahkemenin yürütmeyi durdurma kararı verdiği kalemişi çalışmalarıyla ilgili konuştu. Aksal, “Gönül rahatlığıyla şunu söylüyorum; Selimiye Camisi’ni 100 yıl daha ileri taşıyacak bir restorasyon her halükarda yapıldı. Yani Selimiye'deki, kubbedeki hat nasıl olursa olsun Selimiye'nin o ana yapısı, ana yapıyla ilgili bütün problemler giderildi. Çok ciddi bir restorasyon oldu. İnşallah bir an önce kubbeyle ilgili fikir ayrılığında bir uzlaşmaya varılır, bir karar verilir ve tamamlanır diyorum” dedi.
UNESCO Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan Selimiye Camisi’nde devam eden kalemişi uygulamaları, birçok sanat tarihçisi tarafından eleştirildi. Ana kubbede 18. yüzyıla ait kalemişlerinin sökülüp yerine yeni desenlerin yapılması tartışma konusu oldu. Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” dediği Selimiye’de, Edirne Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu onayıyla 2023’te başlatılan uygulamalar 2024’te tamamlandı. Ancak Yüksek Kurul, Ocak ayında mevcut çalışmanın kaldırılmasına karar vererek yeni bir süreç başlattı. ICOMOS Türkiye de yapılan işin bilimsel temelden uzak olduğunu açıkladı. Diğer yandan idare mahkemesi, camideki restorasyon çalışmalarına yürütmeyi durdurma kararı verdi.
AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal, basın mensuplarına açıklamalarda bulunarak, Selimiye ile ilgili son gelişmeleri açıkladı.
‘YARGIDA HER İKİ TARAF TEZLERİNİ SAVUNACAK’
Kubbe kalemişleriyle ilgili anlaşmazlığın yargıya gittiğini hatırlatan Aksal, “Selimiye boyutlarıyla Türkiye'yi bile aşan bir yapıt. Türk İslam mimarisinin en güzel eserlerinden bir tanesi. UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde. Onun bir restorasyon çalışması vardı. Çok güzel bir restorasyon yapıldı. Yani Selimiye'nin yaklaşık 100 yılını kurtaracak, Selimiye'yi 100 yıl daha ileriye taşıyacak bir restorasyon yapıldı. Ve ilk defa bu kadar kapsamlı bir restorasyon yapılıyor. Daha önce minareler restore edilmiş. Sadece kubbe restore edilmiş ama bu defa minarenin en tepesinden temeline kadar çok ciddi bir restorasyondan geçildi. Bu aşamada tabii bu bir tarihi eser. UNESCO Dünya Mirası Listesinde bir bilim kurulu var ve o bilim kuruluyla birlikte hareket ediliyor. Yani burada bir siyasetçinin Fatma Aksal'ın ne düşündüğü veya başka bir siyasetçinin ne düşündüğü değil bilim adamlarının, bilim insanlarının ne düşündüğü önemli. Ve o bilim kurulunun çalışmalarıyla doğru orantılı bir şekilde restorasyon yapıldı. Aslında tamamlanmak üzere, son aşamaya gelindi. Kubbedeki yazılarla, hat sanatıyla ilgili bir fikir ayrılığına düşüldü. Bir grup hocamız mevcut kubbenin mevcut haliyle kalmasını savunuyor, diğer yandan da diğer bir grup hocamız bu mevcut yapının orijinal yapı olmadığı, orijinal hali olmadığı, onun için daha orijinale yakın bir kalem işi olması gerektiğini savunuyor. Bakın her iki tarafta da çok değerli insanlar var ve ben bu işin uzmanı değilim. Onun için hangisi doğrudur, hangisi yanlıştır? Bu konuda bir yorum yapmam doğru olmaz. Bu siyasetçinin verebileceği bir karar değildir. Burada idare mahkemesine gidildi. Mahkeme durdurma kararı verdi. Eminim yargıya gittiği için her iki taraf da kendi tezlerini savunacaklardır. En doğrusu neyse o olsun” dedi.
‘HEPİMİZİN DİLEĞİ, BİR AN ÖNCE ZİYARETE AÇILMASI’
Selimiye ve Edirne’nin, Balkanlar için bir merkez olduğuna vurgu yapan Aksal, “Yalnızca ben bir Edirne milletvekili olarak sadece şunu söyleyebilirim; sayın Cumhurbaşkanımıza da söylediğim için gönül rahatlığıyla doğrusu hangisidir? Bilemem ama benim arzu ettiğim bir şey varsa o da Edirne'de Selimiye Camii'nin bir an önce ibadete açılması, vatandaşlarımızın ziyaretine açılması. Çünkü biliyorsunuz Edirne'ye gelen insanlar mutlaka Selimiye Camii'ni görmek istiyor. Sadece Türkiye'den gelmiyor ziyaretçilerimiz. Dünyanın her bir köşesinden geliyor. Bütün Balkanlar'dan geliyor. Balkanlar'dan gelen ziyaretçilerimiz Ramazan’da Hacca gidemeyen herkes buraya gelir. Ben de çocukluğumdan çok iyi hatırlıyorum. Benim rahmetli babaannemle her Ramazan biz Selimiye'yi mutlaka ziyaret ederdik. Öyle manevi bir anlamı vardır. Çok güzel bir camidir ama caminin ötesinde bir anlamı vardır. Bütün Balkanlar için Edirne bir merkezdir, başkenttir. Bu başkentin göbeğinde de Selimiye Camii vardır. Ümit ediyorum ki işte mecliste de Vakıflar Kanunu görüşülüyor. Hepimizin ortak dileği bir an önce bir karar verilip Selimiye'nin vatandaşların ziyaretine, ibadetine açılması” şeklinde konuştu.
‘SELİMİYE’Yİ 100 YIL İLERİYE TAŞIYACAK RESTORASYON YAPILDI’
Kubbeyle ilgili anlaşmazlığın bir an önce çözülmesi temennisinde bulunan Aksal, “Ama ben burada Edirneliler müsterih olsunlar. Herkes çok yakından takip ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımız da çok yakından takip ediyor. Ama konu tabii yargıya intikal etmiş bir konu. Bir de dediğim gibi uzmanlık isteyen bir konu. Benim uzmanlık alanım olmayan bir konu. Onun için ‘hangisi doğrudur’ diye bir yorum yapmamız doğru olmaz. Ümit ediyoruz ki o karar en kısa sürede verilir ve Selimiye ibadete açılır. Gönül rahatlığıyla şunu söylüyorum; Selimiye Camisi’ni 100 yıl daha ileri taşıyacak bir restorasyon her halükarda yapıldı. Yani Selimiye'deki, kubbedeki hat nasıl olursa olsun Selimiye'nin o ana yapısı, ana yapıyla ilgili bütün problemler giderildi. Çok ciddi bir restorasyon oldu. İnşallah bir an önce kubbeyle ilgili fikir ayrılığında bir uzlaşmaya varılır, bir karar verilir ve tamamlanır diyorum” diye konuştu.
‘UNESCO’DAN ÇIKARILACAĞINA İHTİMAL VERMİYORUM’
Milletvekili Fatma Aksal, caminin UNESCO’dan çıkarılması durumuna ihtimal vermediğine vurgu yaparak, “Bu kararları bilim kurulu alıyor. UNESCO'yla istişare halinde olunduğunu biliyorum. Böyle UNESCO'dan falan çıkılma gibi bir şeyin söz konusu olduğuna ben şahsen ihtimal vermiyorum ama dediğim gibi yine çok ayrıntıları da bilmiyorum. Böyle bir şeyin olacağına ihtimal vermiyorum. Açılması için bir tarihi mevcut değil. Şu an için bizim bir tarihi veremememizin en büyük nedeni de konunun yargıya intikal etmiş olması. Yani bu kararı yargının vermesi gerekiyor. Bu kararı siyasetçi veremez. Yargı bizim işimize gelen kararlar verince doğru, gelmeyen kararlar verince yanlış diye bir şey söylemek çok yanlış. Gördüğünüz gibi son günlerde CHP'nin kurultayıyla ilgili bir karar vardı mahkemede. Karar beğenenler ‘karar doğru’ ama aksi bir karar çıksaydı ‘karar yanlış’ olacaktı. Bence yargı her şeyin üzerindedir. Bazen hoşumuza gider verilen kararlar, bazen verilmez. Ben bu konuda özellikle tanıyan herkes bilir, çok hassasım. Yargının vereceği kararlara kimsenin müdahil olması söz konusu değildir. Konu yargıya intikal ettiği için benim bir yorum yapmam bile bir siyasetçi olarak yargıya intikal etmiş bir konuyla ilgili bir tahminde bile bulunmam çok yakışıksız olur diye düşünüyorum, doğru olmanız diye düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Adem Batuhan SEVER