Çiğ süt fiyatına yapılan 1 lira 20 kuruşluk artışın üreticiyi kurtarmayacağını söyleyen CHP Uzunköprü İl Genel Meclis Üyesi Mustafa Üstün, hayvancılığın günden güne kan kaybettiğini dile getirdi. Üstün; “Ulusal Süt Konseyi, 18 Temmuz’da süt fiyatlarını yeniden belirledi. 1 Ağustos itibarıyla geçerli olmak üzere 18 lira 35 kuruş fiyat verdi. Daha önceki fiyat, 17 lira 15 kuruştu. Şu anda verilen fiyat farkı, 1 lira 20 kuruş. Bu 1 lira 20 kuruş, süt hayvancılığı yapan işletmelerin dibine dinamit koymuş durumda. Hayvancılığı çok zor günler bekliyor” dedi.
Edirne İl Genel Meclisi Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Uzunköprü Üyesi Mustafa Üstün, Ulusal Süt Konseyi’nin çiğ süt fiyatını 17 lira 15 kuruştan 18 lira 35 kuruşa yükseltmesini sert sözlerle eleştirdi. Üstün, belirlenen fiyatın süt üreticisinin ayakta kalmasına yetmeyeceğini vurgularken, birlik temsilcilerinin de üreticiyi yeterince savunmadığını söyledi.
'HAYVANCILIĞIN DİBİNE DİNAMİT'
Üstün, fiyat artışının süt hayvancılığı yapan işletmeleri çıkmaza sürüklediğini ifade ederek; “Ulusal Süt Konseyi, 18 Temmuz’da süt fiyatlarını yeniden belirledi. 1 Ağustos itibarıyla geçerli olmak üzere 18 lira 35 kuruş fiyat verdi. Daha önceki fiyat, 17 lira 15 kuruştu. Şu anda verilen fiyat farkı, 1 lira 20 kuruş. Bu 1 lira 20 kuruş, süt hayvancılığı yapan işletmelerin dibine dinamit koymuş durumda. Hayvancılığı çok zor günler bekliyor” dedi.
“ÜRETİCİ PARA KAZANMADAN ÜRETİM ARTMAZ”
Üstün, üretimin artmasının tek yolunun üreticinin kazanabilmesi olduğuna dikkat çekti. Üstün; “Üretimi arttırmanın tek bir yolu vardır; üreticiler para kazanmalıdır. Para kazanılmayan işlerde başarı oranı düşük olur ve üretim günden güne aşağı düşer. Süt üreticilerini temsil eden Ulusal Süt Konseyi’nde kimler var? Bakanlık temsilcileri var, firmaların temsilcileri var, bir de üreticilerin oraya gönderdikleri birlik temsilcileri var. 18 lira 35 kuruş fiyat açıklandığında, birlik temsilcilerinin o masayı terk etmesi gerekiyordu. Üreticiye verilen 1 liralık zammın, maliyet hesaplamasına baktığında devede kulak bile olmadığını bilmeleri lazımdı” ifadelerine yer verdi.
“BİRLİK TEMSİLCİLERİ ÜRETİCİYİ KORUMADI”
Birlik temsilcilerinin üreticinin yanında durmadığını savunan Üstün; “Çiftçileri temsil eden kişiler hayvan bakmadığı için, hayvancılıkla ve sütçülükle uğraşmadıkları için maliyetin ne olduğunu bildiklerini düşünmüyorum. Birlik temsilcilerinin orada bir tavır koymaması, çiftçiler için büyük bir faciadır. Üretim diyoruz ama üretimin arttırılması için üreticinin para kazanması lazım. Para kazanmadığın hiçbir işi yapmazsın” şeklinde konuştu.
“DİŞİ HAYVANLAR KESİME GİDERSE HAYVANCILIK 4 YIL GERİYE GİDER”
Üstün, verilen zammın yetersizliği nedeniyle süt üreticilerinin hayvanlarını kesime göndermek zorunda kalacağını söyleyerek; “Eğer sütçüler bugün para kazanamazsa, dişi hayvanlarını kesime gönderecek. 2008 yılında uygulanan yanlış bir politika sonucu 2 milyon anaç sığır kesildi. Kesilen her ineği bir fabrika olarak düşünürsek, üretimi tamamen sekteye uğrattı. O açığı hala kapatamıyoruz ve günden güne büyüyor. Bu verilen zam üzerine özellikle aile işletmeleri hayvanlarını kesime gönderirse, sıkıntı daha da büyüyecek. Bugün doğan bir dişi buzağının aktif hale gelebilmesi için en az 2 yıl geçmesi lazım. Hayvancılıkta dişi hayvanların, damızlık ırkların kesilmesi demek, hayvancılığın en az 4 yıl geriye gelmesi demek” diye konuştu.
“KÜÇÜK İŞLETMELER KAPANIRSA, GIDA TEKELLEŞİR”
Hayvancılığın uzun vadeli projelerle desteklenmesi gerektiğini dile getiren Üstün, küçük aile işletmelerinin korunmasının önemine vurgu yaptı. Üstün; “Hayvancılığı düzeltmek, 6 aylık programlarla olmaz. Bu fiyatların revize edilmesi lazım. Hayvancılıkla uğraşanların ayakta kalması lazım. Bu işlerle uğraşan kişilerin üreticileri temsil etmesi lazım. Gıdanın tekelleşmesi, dünyanın hiçbir yerinde istenilmeyen bir durum. Küçük işletmeler, bir şekilde büyük işletmelerin satışlarını tolere ediyorlar ama bu şartlar devam ederse ve üreticiler para kazanamazsa, küçük işletmeler kapanmak zorunda kalır. Hayvancılığı düzeltmek için uzun vadeli projeler yapmak gerekir. Küçük işletmeler yok olduğunda, üretici ile tüketici arasındaki parametre gittikçe açılacak. Hayvancılıkta yaşanan sorunlar çözülmezse, 5 yıl içinde Trakya’da küçük aile işletmesi kalmaz” ifadelerini kullandı.
Adem Batuhan SEVER