Gündem

'Tarihi yapıların korunması' zirvesi

'Tarihi yapıların korunması' zirvesi

Edirne Ahval
Edirne Ahval
Editör
01 Ekim 2025 18:42

Edirne’de düzenlenen TKB Meclis Toplantısı’nda uzman isimler, tarihi yapıların korunması ve geleceğe aktarılması için disiplinlerarası yaklaşımları ele aldı. Ünlü Yüksek Mimar Emre Arolat, Antakya Müze Oteli’nin inşa sürecini anlatırken, Prof. Dr. Alper İlki, tarihi yapılardaki güçlendirme çalışmalarının önemine vurgu yaparak, Selimiye’de yapılan güçlendirme çalışmalarını aktardı. Prof. Dr. Cana Bilsel, Ankara'nın kentsel gelişimini ele alırken, Prof. Dr. Semiha Kartal ise Edirne'nin tarihi dokusu ve kültürel kimliğinin korunmasıyla ilgili önemli tespitlerde bulundu.

Edirne Belediyesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen Tarihi Kentler Birliği (TKB) 2’nci Olağan Meclis Toplantısı kapsamında, “Tarihi Yapıların Planlanması ve Korunmasında Disiplinlerarası Yaklaşımlar” başlıklı özel oturum düzenlendi. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı ve TKB Başkanı Mansur Yavaş, Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ile birlik üyesi belediye başkanları ve meclis üyelerinin katıldığı oturumda, farklı alanlardan uzman isimler görüşlerini aktardı.

Yüksek Mimar Emre Arolat, İTÜ Öğretim Üyesi ve Türkiye Deprem Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Alper İlki, ODTÜ Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cana Bilsel ve Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Semiha Kartal, tarihi kentlerin geleceğe taşınması konusunda sunum yaptı.

AROLAT’IN ‘ANTAKYA MÜZE OTELİ’ MACERASI

Oturumun ilk konuşmasını yapan ünlü mimar Emre Arolat, “Her Proje Bir Macera” başlıklı sunumunda, Antakya Müze Oteli’nin yapım sürecini anlattı. İlk teklif geldiğinde bölgedeki arkeolojik buluntular nedeniyle bu alana otel inşa etmenin imkânsız olduğunu düşündüğünü belirten Arolat, araya giren bazı etkili isimlerin de yönlendirmesiyle projeyi kabul ettiğini söyledi. Arolat, müze ve otel fonksiyonlarını bir arada barındıracak bir tasarım geliştirdiğini aktararak, inşaat sürecinde sürekli ortaya çıkan arkeolojik kalıntılar nedeniyle projenin tam 17 kez revize edildiğini, bu nedenle tamamlanmasının 11 yıl sürdüğünü ifade etti. 6 Şubat depremlerinde otelin çevresindeki binaların çoğu yıkılırken Antakya Müze Oteli’nin zarar görmemesinin de projedeki titiz mühendislik ve tasarımın bir sonucu olduğunu vurguladı.

6 ŞUBAT DEPREMLERİNDE 169 TARİHİ YAPI YIKILDI

İTÜ Öğretim Üyesi ve Türkiye Deprem Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Alper İlki ise, “Tarihi ve Kültürel Miras Yapılarında İzleme, Değerlendirme ve Güçlendirme Stratejilerine Güncel Yaklaşımlar” başlıklı konuşmasında, tarihi yapıların deprem karşısındaki durumunu değerlendirdi. 6 Şubat depremleri sonrası 11 ilde 2 bin 863 yapıda inceleme yaptıklarını belirten İlki, 1048 yapının hasarsız, 721’inin az hasarlı, 390’ının orta hasarlı, 535’inin ağır hasarlı olduğunu, 169 tarihi yapının ise tamamen yıkıldığını açıkladı. Depreme dayanıklılığı artırmaya yönelik güçlendirme çalışmalarının önemine dikkat çeken İlki, “Bu depremler bize güçlendirilen yapıların ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdi” dedi. Edirne’de süren restorasyonları yakından takip ettiğini belirten İlki, Selimiye Camii’nde yapılan çalışmaların Türkiye’de ilk defa uygulanan analizlerle yürütüldüğünü, hasarların giderildiğini ve olası depremler için ciddi önlemler alındığını kaydetti.

ANKARA’NIN KENTSEL GELİŞİMİ ELE ALINDI

ODTÜ Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cana Bilsel, “Cumhuriyet’in Başkenti Ankara’nın Mekânsal Tasarımı, Kamusal Mekânların Oluşumu ve Geleceğe Taşınması” başlıklı sunumunda, Ankara’nın başkent ilan edilmesi sonrası şekillenen şehir planlamasını anlattı. Bilsel, başkent için açılan planlama yarışmasıyla kentin tasarlanarak inşa edildiğini belirtti. Günümüzde de ilk plan doğrultusunda kentsel gelişimin sürdüğünü kaydeden Bilsel, Ankara’nın geçmişte parçalı imar uygulamalarıyla ikiye bölünmüş bir görünümde olduğunu, ancak imar planları sayesinde düzenli bir kent dokusu oluşturulabildiğini söyledi. Tarihi dokuya verilen önemin de bu süreçte belirleyici rol oynadığını vurguladı.

EDİRNE İÇİN BÜTÜNCÜL KORUMA ÇAĞRISI

Trakya Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Semiha Kartal ise, “Tarihi Kentlerin Korunması ve Geleceğe Aktarılmasında Disiplinlerarası Yaklaşımlar: Edirne Örneği” başlıklı sunumuyla Edirne özelinde dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Edirne’nin tarihi dokusuyla yaşayan bir organizma olduğunu ifade eden Kartal, bütüncül koruma planlarının zorunlu hale geldiğini söyledi. Selimiye Camii çevresinde uygulanan koruma planlarının örnek teşkil ettiğini kaydeden Kartal, tarihi kentleri korumanın artık bir tercih değil, bir zorunluluk olduğunu söyledi. Kültürel kimliğin sürdürülebilmesi için tarihsel katmanların belgelenmesi gerektiğini dile getiren Kartal, kamu kurumlarına ve halka önemli sorumluluk düştüğünü hatırlattı. Kaleiçi’ndeki konut örneğini vererek, yapıların çevreyle uyumlu olmasının kent bütünlüğü açısından kritik olduğunu sözlerine ekledi.

Adem Batuhan SEVER

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!