Trakya Üniversitesi, akademisyen, öğrenci ve idari personelin bireysel ve kurumsal iyilik hâlini güçlendirmek amacıyla “Akademik Yaşamda Tam İyilik Hâli” çalıştayı düzenledi. Çalıştayda, akademik başarı ve verimliliğin yanı sıra paydaşların kendilerini değerli, güvende ve desteklenmiş hissettiği bir üniversite ortamı oluşturmanın önemi vurgulandı.
Trakya Üniversitesi tarafından akademisyen, öğrenci ve idari personelin akademik yaşamlarında bireysel ve kurumsal iyilik hâlini güçlendirmek amacıyla “Akademik Yaşamda Tam İyilik Hâli” çalıştayı düzenlendi. Çalıştayın bugün gerçekleştirilen açılış törenine Edirne Vali Vekili Sıdkı Zehin, Edirne Belediye Başkan Vekili Cenk Ergüden, Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler, Kırklareli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rengin Ak, rektör yardımcıları, idari personel, çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan program, müzik dinletisiyle devam etti.
AKADEMİK YAŞAM SADECE BAŞARI DEĞİL, BÜTÜNCÜL BİR DENEYİM
Açılışta konuşan Trakya Üniversitesi Eğitim-Öğretim Koordinatörü Doç. Dr. Fatma Akgün, akademik yaşamın yalnızca başarı ve üretkenlikten ibaret olmadığını vurguladı.
Akgün, “Akademik yaşam; yalnızca başarılı olmak ya da üretkenlik göstermekten ibaret değildir. Akademik yaşam; zihinsel, fiziksel, duygusal ve sosyal boyutların bir arada bulunduğu, bütüncül, sürdürülebilir ve anlamlı bir deneyimdir. Bu yönüyle üniversiteler sadece bilginin üretildiği ve aktarıldığı kurumlar değildir. Üniversiteler aynı zamanda bireylerin öğrendiği, geliştiği, sosyalleştiği ve hayatlarının önemli bir bölümünü geçirdiği yaşam alanlarıdır. Bu nedenle üniversitelerimizde akademik başarıyı, verimliliği ve sürdürülebilirliği konuşurken; tüm paydaşlarımızın iyilik hâlini de göz önünde bulundurmak zorundayız. Akademik ve idari personelimizin, öğrencilerimizin ve tüm bileşenlerimizin kendilerini değerli, güvende ve desteklenmiş hissettikleri bir üniversite ortamı oluşturmak temel hedeflerimiz arasında yer almaktadır.” dedi.
“İYİLİK HÂLİ BİR KURUMSAL SORUMLULUKTUR”
Trakya Üniversitesi Kalite Koordinatörü Prof. Dr. Güney Çetin Gürkan ise çalıştayın önemine dikkat çekerek, “Bu çalıştayın düzenlenmesinde aktif rol almak bizim için son derece kıymetli. Çünkü burada, tam iyilik hâlini sağlamanın yöntemlerini birlikte öğrenmeyi, tartışmayı ve mümkün olanları uygulamaya koymayı hedefliyoruz. Aynı zamanda insanı önceleyen, paydaşlarını merkeze alan bir yönetim ve kalite modelini üniversitemizde nasıl daha sağlam temellere oturtabileceğimizi birlikte değerlendireceğiz. Bunun kolay olmadığını elbette biliyoruz. Tam anlamıyla bir iyilik hâlini tesis etmek, herkes için dengeli ve kapsayıcı bir yapı oluşturmak kısa sürede ve zahmetsizce gerçekleşebilecek bir süreç değildir. Mükemmele ulaşmak belki zor; ancak daha iyiye ulaşmak için elimizden gelen çabayı kararlılıkla göstereceğiz.” ifadelerini kullandı.
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Muzaffer Demir de konuşmasında üniversitelerde insan unsurunun merkezde olması gerektiğini belirtti. Demir, “Üniversiteler sadece bilgi üretir, bilim yapar ve topluma çözüm üretir demek yeterli değildir. Bunu gerçekleştiren binalar değil, insanlardır. O hâlde ikinci temel tespitimiz şudur: Merkezde insan olmalıdır. Akademisyenin huzurlu olmadığı, öğrencinin kendini güvende hissetmediği, idari personelin emeğinin görünür olmadığı bir ortamda gerçek anlamda akademik mükemmeliyetten, akademik iyilik hâlinden ve esenlikten söz etmek mümkün değildir. Peki, akademik tam iyilik hâli nedir? Açıkça ifade etmek gerekirse; makul iş yükü, şeffaf yönetim, ulaşılabilir yöneticiler, desteklenen öğrenciler ve değeri hissedilen idari ekiplerle mümkündür. Bu bir iyi niyet meselesi değil; bu bir kurumsal sorumluluktur.” dedi.
Demir ayrıca, sorunların açıkça konuşulabildiği bir akademik kültürün önemine işaret ederek, üst yönetim olarak dinleyen, öğrenen ve birlikte çözüm üreten bir anlayışı güçlendirmeyi hedeflediklerini vurguladı.
“TAM İYİLİK HÂLİ BİR MANİFESTODUR”
Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Hatipler ise tam iyilik hâlinin yalnızca bir temenni değil, bir vizyon ve manifesto olduğunu ifade etti.
Hatipler, “Tam iyilik hâli üzerine elbette söylenecek çok söz vardır. Ancak meseleye tersinden yaklaşmak istiyorum. Hepimiz iyiysek tam iyilik hâlini yakalamışız demektir. Eğer içimizden bir kişi dahi bu iyilik hâlinin dışında kalıyorsa, o zaman ne kadar iyi olursak olalım tam iyilik hâlinden söz etmemiz mümkün değildir. Dolayısıyla burada ortaya konan yaklaşım yalnızca bir durum tespiti değil; aynı zamanda bir manifesto niteliğindedir.” dedi.
İyiliği yalnızca bireysel bir tercih olarak görmediklerini belirten Hatipler, “Biz iyiliği kurumsal kültürümüzün temel bir değeri ve kalite süreçlerimizin ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyoruz. Akademik başarı yalnızca zihinsel performansla değil; bireyin psikolojik, sosyal ve fiziksel iyilik hâliyle birlikte anlam kazanır. Bu nedenle akademisyenlerimizin üretkenliğini, öğrencilerimizin öğrenme motivasyonunu ve idari personelimizin kurumsal katkısını son derece önemsiyoruz. Bunun sürdürülebilirliğinin ise ancak insanı merkeze alan, sağlıklı, destekleyici ve kapsayıcı bir üniversite kültürüyle mümkün olduğuna inanıyoruz.” ifadelerini kullandı.
Çalıştayın, üniversiteyi yalnızca eğitim-öğretim faaliyetlerinin yürütüldüğü bir kurum olmaktan çıkarıp; tüm paydaşların kendini değerli hissettiği, fiziksel, psikolojik ve sosyal açıdan desteklendiği bir ekosistem hâline dönüştürme yolunda önemli bir adım olduğunu vurgulayan Hatipler, tam iyilik hâlinin stratejik planlara ve kalite süreçlerine yön verecek somut adımlara dönüşeceğine inandığını söyledi.
OTURUMLARLA DEVAM ETTİ
Açılış konuşmalarının ardından program, iki oturum halinde gerçekleştirilen sunum, bildiri ve söyleşilerle devam etti. Çalıştay kapsamında akademik yaşamda iyilik hâlini güçlendirmeye yönelik uygulamalar, kurumsal politikalar ve iyi örnekler ele alındı.
Adem Batuhan SEVER