Gündem

Trakya’da 'nükleer' endişe

Trakya’da 'nükleer' endişe

Edirne Ahval
Edirne Ahval
Editör
02 Haziran 2025 10:18

Trakya Kent Konseyleri Birliği, Trakya Platformu ve Kırklareli Barosu tarafından, Lüleburgaz Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen “Türkiye’de Enerji Politikaları ve Nükleer Santral Projeleri” konulu panelde, doğa, insan sağlığı ve gelecek kuşakların tehdit altında olduğu vurgulandı. Katılımcılar, Trakya'da Kırklareli'nin İğneada-Kıyıköy beldesinde yapılması planlanan nükleer projelere karşı hukuki ve toplumsal mücadeleyi sürdüreceklerini belirtti.

Trakya Kent Konseyleri Birliği, Trakya Platformu ve Kırklareli Barosu tarafından, Lüleburgaz Belediyesi desteğiyle düzenlenen “Türkiye’de Enerji Politikaları ve Nükleer Santral Projeleri” konulu panel konulu panel, 31 Mayıs Cumartesi günü Lüleburgaz’da gerçekleştirildi. Panelin ana gündemini, Kırklareli’nin Demirköy ilçesine bağlı İğneada Kıyıköy beldesinde yapılması planlanan Nükleer Enerji Santrali (NES) oluşturdu.

Panelde, NES’lerle ilgili genel bilgiler aktarılırken, Istrancalar ve Karadeniz özelinde doğal yaşam, biyolojik çeşitlilik ve çevresel etkiler tüm yönleriyle ele alındı. Katılımcılar, bölgenin doğasını ve kültürel mirasını tehdit eden bu projeye karşı endişelerini dile getirirken, panel sonunda yayımlanan sonuç bildirgesinde nükleer enerjiye karşı güçlü bir duruş sergilendi. Panelin sonuç bildirgesi şu şekilde:

“Önce bölgemizin, sonra da ülkemizin sahip olduğu doğal, kültürel ve sosyal mirasını yok edebilecek bir tehdit olarak algıladığımız bu projenin, bölgemiz çıkarlarına olduğu gibi; ülkemiz çıkarlarına da hizmet etmediği gerçektir.

Bilimsel verilere göre 20 yılda ancak tamamlanabilecek olan; ülkemiz, dolayısıyla biz yurttaşlar borçlandırılarak verilecek kredilerle inşa edilip, üretilen enerjiyi bize yine para ile satacak olan; idari ya da teknik hiçbir personelini ülkemiz çocuklarından istihdam etmeyen; denize boşalttığı zehirli su ile, santralden çıkan radyasyon yüklü gazlar ile, toprağımıza gömülerek sularımızı zehirleyecek radyoaktif atıkları ile insanlarımızı ve tüm canlı yaşamını yok edebilme potansiyeline sahip bu projeye, bölgemizin ve ülkemizin ihtiyacı yoktur.

Tam bu noktada, Türkiye’nin yıllık elektrik üretiminin ancak %5’ini karşılayacak nükleer santral gayretkeşliğini ve bu konudaki ısrarlı tutumu anlamakta güçlük çekiyoruz. Yalnız İğneada Kıyıköy değil; Mersin-Akkuyu, Sinop Nükleer Santrallerini de anlamıyoruz. Çünkü biliyoruz ki nükleer teknolojisine sahip, ileri ülkeler bile nükleer reaktörlerini birer birer kapatmakta, yerine yenilenebilir enerjiyi ikame etmekteler.
Sınırlarımızdan kilometrelerce uzakta olan Ukrayna’daki Çernobil Nükleer santrali patlamasının sonuçlarını, kanserden ölümlerin tavan yaptığı bir süreci tüm Trakya’da ve Karadeniz bölgemizde yaşadık, yaşıyoruz. Hal böyle iken havamızı ve suyumuzu, ormanlarımızı ve birinci sınıf tarım topraklarımızı zehirleyecek bu girişime izin vermeyeceğimiz bilinmelidir.

Danıştay da dahil çeşitli derece yargı mercii kararları ile bölgemize yönelik bilimsel gerçeklikler ortadayken; 9 büyüklüğünde depreme dayanıklı inşa edilmiş olan, Japonya’daki Fukuşima nükleer felaketinin yarattığı sonuçlar daha taze iken, nükleer baronlarına son sözümüz şudur:

Havamızı, suyumuzu, toprağımızı, denizlerimizi, yaşamlarımızı ve yaşam alanlarımızı sonuna kadar savunacağız. Taş ocaklarıyla, kil ocaklarıyla, termik santrallerle, madenlerle talan ettikleri yetmiyormuş gibi bir de nükleer tehdidi ile dağlarımızın, ormanlarımızın, Longoz’umuzun, bu günümüzün olduğu kadar gelecek kuşaklarımızın yok olmasına veya kanserle boğuşmasına karşı, hukuki zeminde ve tüm meşru mücadele argümanlarını kullanarak karşı duracağımızı buradan yüksek sesle haykırıyoruz. Tüm canlıların yaşama hakkı vardır. İnsanca ve sağlıklı yaşama hakkı ise en temel insan hakkıdır. İnsan yaşamından daha önemli, daha değerli hiçbir şey olamaz.”

Haber Merkezi

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!