Kırklareli İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı’nın hemen yanında, Vize ve Demirköy ilçeleri arasındaki ormanlık alanda yapılması planlanan nükleer santral projesine tepki gösteren SOL Parti Edirne Örgütü, Saraçlar Caddesi'nde basın açıklaması düzenledi. SOL Parti Edirne İl Başkanı Nazım Türkoğlu, projenin Trakya’nın doğası, su kaynakları ve geleceği için büyük bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Türkoğlu, "Longoz’da, Karadeniz kıyısında nükleer santral kurulmasına asla izin verilemez. Bu proje daha başlamadan durdurulmalıdır" dedi.
SOL Parti Edirne Örgütü, Trakya’nın oksijen deposu ve kalbi olarak nitelendirilen İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı’nın hemen altında kalan ormanlık alanda yapılması planlanan nükleer santral projesine karşı basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamada, projenin Vize ve Demirköy ilçeleri sınırları içerisinde yer aldığına dikkat çekildi.
Trakya’da uzun yıllardır İğneada yakınlarında yapılacağı konuşulan nükleer santral projesinin yeri geçtiğimiz aylarda netlik kazandı. Santral sahasının İstanbul Fatih’e yaklaşık 140 kilometre, Kırklareli’ne 90 kilometre ve Tekirdağ’a ise 120 kilometre uzaklıkta olduğu belirtildi. Projenin, İğneada Longoz Ormanları Milli Parkı’nın hemen altında bulunan Vize ve Demirköy ilçeleri arasındaki ormanlık alanda hayata geçirilmesinin planlandığı, kıyı sınırlarının ise Poliçe Plajı ile Kumçakıl Sahili arasında kalmasının beklendiği ifade edildi.
“GİZLİ TUTULAN SANTRAL SAHASI ORTAYA ÇIKTI”
Projeye tepki gösteren SOL Parti Edirne İl Başkanlığı tarafından düzenlenen basın açıklamasını Parti İl Başkanı Nazım Türkoğlu okudu. Türkoğlu, Kırklareli’nde yıllardır kamuoyundan gizlenen üçüncü nükleer santral sahasının artık açığa çıktığını belirterek, “Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın, bölgede yapılmak istenen bir rüzgar enerji santralini “nükleer santral sahası ile çakışıyor” gerekçesiyle reddetmesi, hükümetin sır gibi sakladığı nükleer alanı açıkça ortaya koymuştur. Kırklareli’nin Vize ve Demirköy ilçeleri arasındaki ormanlık bölge, Poliçe Plajı ve Kumçakıl Sahili arasındaki kıyı hattı, Longoz Ormanları Milli Parkı’nın hemen yanı başı nükleer santral için işaretlenmiştir” dedi.
“TRAKYA’NIN DOĞASINA VE GELECEĞİNE AĞIR TEHDİT”
İğneada Longoz Ormanları’nın hemen yanı başında planlanan nükleer santral projesinin Trakya’nın nefesini, suyunu, ormanını ve geleceğini tehdit ettiğini vurgulayan Türkoğlu, bunun aynı zamanda büyük bir ekolojik yıkım ve enerjide dışa bağımlılık projesi olduğunu söyledi. Türkoğlu, “Bu bölge; 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarında orman, tarım ve mutlak içme suyu koruma alanıdır. Ekolojik bütünlüğü en yüksek, en az tahrip edilmiş Trakya ekosistemidir. İstanbul’un havasını, suyunu, yaşam destek sistemini oluşturan doğal bir eşiktir. Bu alana nükleer santral kurulması, yalnızca Trakya’yı değil Marmara ve Karadeniz’i birlikte tehdit etmektedir. Trakya’ya nükleer santral yapmak demek ekolojik kırıma açık davetiye demektir" şeklinde konuştu.
“İSTANBUL’UN SUYU VE HAVASI DA RİSK ALTINDA”
Istrancalar’ın Türkiye’nin en zengin biyolojik çeşitlilik alanlarından biri olduğunu belirten Türkoğlu, bölgenin Avrupa ve Anadolu ekosistemleri arasında bir geçiş koridoru olduğuna dikkat çekti. Türkoğlu, "Istrancalar, Türkiye’nin en zengin biyoçeşitlilik alanlarından biridir. Kendine özgü flora ve faunasıyla Avrupa ve Anadolu ekosistemleri arasında bir geçiş koridorudur. Longoz Ormanları, deniz çayırları, kum zambakları, içme suyu havzaları ve kıyı ekosistemleri, sadece Trakya için değil, İstanbul’un hava ve su kaynağı için de hayati önemdedir. Bu bölgeye nükleer santral kurmak; İğneada Longoz Ormanlarını geri dönülmez biçimde etkilemek, Bölgenin içme suyu kaynaklarını risk altına almak, Tarım alanlarını, orman ekosistemlerini ve balıkçılığı yok etmek, Trakya’nın iklim dengesini bozmak, Enerjide dışa bağımlılığı artırmak, Aynı zamanda deprem riskleri ve Karadeniz’e doğrudan etki edecek radyoaktif tehlikeler yaratmak demektir. Bu nedenle bu proje ekolojik, bilimsel ve toplumsal açıdan hiçbir meşruiyete sahip değildir. Üst ölçekli planlara aykırı, hukuksuz bir girişimdir" diye konuştu.
“PLANLARDA ENERJİ TESİSİ YER ALMIYOR”
Türkoğlu, Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planlarında söz konusu alanın ‘orman alanı’, ‘tarım arazisi’ ve ‘İçme-Kullanma Suyu Mutlak Koruma Alanı’ olarak tanımlandığını hatırlattı. Türkoğlu, "Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası 1/100.000 ölçekli planlarda söz konusu alan ‘orman alanı’, ‘tarım arazisi’ ve ‘İçme-Kullanma Suyu Mutlak Koruma Alanı’ olarak işaretlenmiştir. Bu planlarda herhangi bir ‘enerji üretim alanı’ kararı bulunmadığı gibi, aksine ormanların mutlak korunması gereken doğal değerler olduğu açıkça yazılıdır. Danıştay’ın geçmiş yıllarda verdiği kararlar da Trakya’nın ekolojik yük sınırını doldurduğunu ve kömürlü termik santral dahil hiçbir ağır enerji tesisinin bölgeye yapılamayacağını hükme bağlamıştır. Ne Mersin’de ne Sinop’ta ne İğneada’da nükleer santral için ‘enerji ihtiyacı’ bahanesi gerçeği yansıtmamaktadır. Ucuz ve istikrarlı enerji iddiası aldatmacadır, nükleer enerji ucuz değildir aksine dünyanın en pahalı elektrik üretimidir" ifadelerini kullandı.
“NÜKLEER ENERJİ BAĞIMSIZLIK DEĞİL BAĞIMLILIKTIR”
Nükleer santralin yapım, işletme, söküm ve atık maliyetleri açısından en pahalı enerji seçeneklerinden biri olduğuna dikkat çeken Türkoğlu, “Teknoloji transferi iddiası bir masaldır. Nükleer santral dışa bağımlılığı azaltmamaktadır, Rusya’ya, Çin’e ve söz konusu diğer ülkelere bağımlılığı kalıcılaştırmaktır. Nükleer yakıtın tamamı yurt dışından gelecektir. Mersin ve Sinop nükleer enerji santral süreci göstermiştir ki bu durum bir enerji politikası değil, ulusal bağımsızlık sorunudur. AKP, enerji ihtiyacını bahane ederek nükleer lobilerle arka kapıdan pazarlık yürütmektedir. Oysa Türkiye’nin gerçek ihtiyacı, nükleer risk, radyoaktif atık, dışa bağımlılık ve ağır maliyet üreten nükleer santral değil kamucu, ekolojik, toplum yararını gözeten bir enerji politikasıdır. Emekçilerin, çiftçilerin, balıkçıların, orman köylülerinin yaşam alanlarını tehdit eden bu proje, ekonomik ve ekolojik bir yıkım reçetesidir” açıklamasını yaptı.
“BU PROJE DAHA BAŞLAMADAN DURDURULMALI”
Türkoğlu, Sol Parti olarak Trakya Platformu, çevre örgütleri, bölge halkı, bilim insanları ve hukukçuların itirazlarının yanında olduklarını vurgulayarak, "Sol Parti olarak, Trakya Platformu’nun, çevre derneklerinin, bölge halkının, bilim insanlarının ve hukukçuların yükselttiği itirazların yanındayız. Trakya başta olmak üzere bölge illerindeki halkımızı nükleer santral projesine karşı birleşik bir mücadele zemininde buluşmaya ve ortak mücadele sürecine davet ediyoruz. İstrancalar’da, Longoz’da, Karadeniz kıyısında nükleer santral kurulmasına asla izin verilemez. Bu proje daha başlamadan durdurulmalıdır. Ormanlarımızın, suyumuzun ve geleceğimizin savunulması için mücadeleyi büyüteceğiz" ifadelerine yer verdi.
Adem Batuhan SEVER