Edirne’de 49’uncu Turizm Haftası kutlama etkinlikleri kapsamında, Dr. Sadık Ahmet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirilen panelde konuşan Trakya Üniversitesi (T.Ü.)Uygulamalı Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Bahadır Sezer, çevreye ve kültüre duyarlı turizmin önemine vurgu yaparak; "Biz Edirne'de planlı programlı bir şekilde özellikle çevreye duyarlı, kültürümüze duyarlı bir turizm istiyoruz" dedi.
Edirne İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından, 49’uncu Turizm Haftası kutlama etkinlikleri kapsamında Devecihan Kültür Merkezi’nde Sürdürülebilirlik Çerçevesinde Turizm ve Edirne'de Turizm' konulu panel gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Edirne'yi Tanıtma ve Turizm Derneği (ETTDER) Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Bacıoğlu’nun yaptığı panelde, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, T.Ü. Uygulamalı Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Bahadır Sezer ve Alan Suits Genel Müdürü Mustafa Gökgöz konuşmacı olarak yer aldı. Dr. Sadık Ahmet Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nden gelen çok sayıda öğrenci de paneli takip etti.
'ÇALIŞANLARIN EĞİTİMİ NOKTASINDA CİDDİ EMEK SARF ETMELİYİZ'
Panelde konuşan Edirne İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Soytürk, sürdürülebilir turizmin en önemli aktörlerinden birinin çalışanlar olduğuna vurgu yaptı. Soytürk, "Çalışanların eğitimi noktasında ciddi emek sarf etmeliyiz. Bu da nereden geçiyor? Sizin gibi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nde konaklama, seyahat, yiyecek, içecek gibi alanları olan ve turizm meslek lisesinden bizatihi kendi istekleriyle giden gençlerle, çocuklarımızla bir araya gelmekte hedefimizi bu noktada tüm ekip arkadaşlarımıza 49'uncu turizm haftamızın temel noktasını buna ayırdık" şeklinde konuştu.
'KÜLTÜREL MİRASA GÖZÜMÜZ GİBİ BAKMAZSAK, SÜRDÜRÜLEBİLİRLİKTEN BAHSEDEMEYİZ’
Soytürk, Edirne'nin her karışında, her toprağında bir eski esere rastlanabileceğini belirterek; "Dolayısıyla yaşadığınız bu şehirde çok ciddi derecede eser var. Eserden kastım mimarı olarak, estetik olarak, yapılış tarzı olarak büyük bir mirasa sahibiz. Bu mirası ne yapıyoruz biz? Bu mirası; Selimiye Camii'ni, Eski Cami'yi, Üç Şerefeli Cami'yi, Deveci Han'ı, Rüstem Paşa Kervan Sarayı bu şehirde yaşamayanlara tanıtıyoruz. Diyoruz bakın bizim şehrimizde Selimiye Camii var, Mimar Sinan yapmış, şöyle minareleri var, üç yollu merdiveni var, kubbesi şu kadar büyük, içinde şöyle akustiği var, gelin bu camiyi görün diyoruz. Bunların hepsi kültürel miras. Biz bu mirası ne yapıyoruz? Gelin diyoruz bu şehirdeki Avrupa'nın, Türkiye'nin Avrupa'ya açılan sınır kasasındaki, bu şehirdeki zenginliği tanıyın, görün, fotoğraf çekin, bilgi sahibi olun. İşte bunun adına kültür turizmi deniliyor. Bütün bunları bir plan dahilinde yapıyoruz. Yıl 2025, biz bunları anlatmaya devam ediyoruz. Yıl oldu 2050; eğer Selimiye'ye gözümüz gibi bakmazsak, Meriç Köprüsü'ne, Tunca Köprüsü'ne, Karaağaç'a, Karaağaç'taki tren garına gözümüz gibi bakmazsak, üzerimizdeki giydiğimiz elbise gibi bakmazsak o zaman neden bahsedemeyiz? Sürdürülebilirlikten bahsedemeyiz" ifadelerini kullandı.
‘BİZİM SLOGANIMIZ: TANIRSA SEVER, SEVERSE KORUR’
Soytürk, kentteki kültürel mirası geleceğe aktarabilmek için önce ona saygı duyulması gerektiğine vurgu yaparak; “Yaşadığımız şehri sahip olduğu bu mirası geleceğe aktarmamız gerekiyor. Geleceğe aktarabilmemiz için de bir kere bunlara saygı duymamız gerekiyor. Nedir? Saygı duymadan önce tabii bunları tanımamız gerekiyor. Bizim sloganımız şu; 'Tanırsa sever, severse korur.' Yaşadığınız okul, branş çok önemli. Türkiye'nin geleceği turizmde, turizme çok ciddi yatırımlar yapıyoruz. Çok iyi bir meslek sahibi olmanız için okulu seviyorsunuz. Daha fazla sevin, daha fazla okuyun. Mutlaka ve mutlaka Edirne'de yaşıyorsanız her fırsatta şehrinizi gezin, dolaşın. Annenizi, babanızı, öğretmeninizi zorlayın. Sürdürülebilirlik bu; yaşadığınız şehre sahip çıkmak. Nasıl bu size şu anda mirassa, Selimiye Camisi'ne gözünüz gibi bakıyorsanız, en ufak bir zarar gelmesini istemiyorsanız bu eserleri 2050'ye, sizden sonrakilerini de bırakmanız gerekiyor" diye konuştu.
'EDİRNE’DE ÇEVREYE VE KÜLTÜRE DUYARLI TURİZM İSTİYORUZ'
T.Ü. Uygulamalı Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Dr. Bahadır Sezer, sürdürülebilir turizmin üç boyutuyla ele alındığını ifade etti. Sezer, "Bir; çevresel boyutu en önemli bence boyutu ekolojik anlamda. İkincisi; ekonomik boyutu. Üçüncüsü de; sosyal kültürel boyutu. Genellikle ekonomik boyutu üzerinde çok fazla duruyoruz çünkü karnımız doymazsa diğer şeyleri çok geri plana atabiliriz. Öncelikle gelir kazanmak, hayatımızı devam ettirmek istiyoruz. 1975 yılında bir araştırmacı, bir araştırma yapıyor ve diyor ki; 'turistlerin geldiği bir yerde, bir turizm bölgesinde en önemli şey yerel halktır' diyor. Yerel halk öncelikle turistleri ilgi gösterir, ondan sonra yavaş yavaş bu ilgisizliğe döner. Eğer çok fazla turist gelirse rahatsızlık duymaya başlar. Sonra da düşmanlığa kadar giden bir sürece döner. Biz açıkçası bu süreci yaşamak istemiyoruz. Biz Edirne'de planlı programlı bir şekilde özellikle çevreye duyarlı, kültürümüze duyarlı bir turizm istiyoruz” dedi.
Adem Batuhan SEVER