‘Tartışmaya açmak vatana ihanettir’
Türk Ocakları Edirne Şubesi’nin organizasyonuyla Saraçlar Caddesi’nde bir araya gelen siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, HÜDAPAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu’nun, Anayasa’nın 4’üncü maddesinin değiştirilmesine yönelik açıklamalarına tepki gösterdi. Basın açıklaması yapan Türk Ocakları Edirne Şube Başkanı Yakup Öz; “Türk adından rahatsız olanın Türk vatanında yeri de işi de yoktur. Federatif yapıda, etnik kimlikli çok dilli anayasa için heveslenenleri uyarıyoruz. Anayasanın değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddelerini ve Türk vatandaşlığı tanımını tartışmaya açmak vatana ihanettir. Bu vatanın adı Türkiye milletin adı Türk Milleti ve dilimiz Türkçedir" dedi.
HÜDAPAR Genel Başkanı Zekeriya Yapıcıoğlu, katıldığı bir televizyon programında Anayasa’nın 4’üncü maddesini hedef alır şekilde açıklamalarda bulunmuş ve açıklamaları kamuoyunun tepkisine neden olmuştu. Söz konusu açıklamalara tepkiler büyürken, Türk Ocakları Edirne Şubesi’nin Edirne’nin Saraçlar Caddesi’nde düzenlenen basın açıklamasında bir araya gelen siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, Yapıcıoğlu’nun söylemlerine tepki gösterdi.
‘ANAYASANIN İLK DÖRT MADDESİ TÜRK MİLLETİNİN KIRMIZI ÇİZGİSİDİR’
Katılımcılar adına basın açıklamasını yapan Türk Ocakları Edirne Şube Başkanı Yakup Öz; Yapıcıoğlu'nun şark kurnazlığı yaptığını belirterek; "Şark kurnazlığı yaparak dört madde değil dördüncü maddeye karşıyız diyorlar. Bu şahıslar dördüncü maddeyi kaldırarak ne demek istiyorlar: Yani demek istiyorlar ki Türkiye Cumhuriyeti’nin dili, bayrağı, başkenti ve Atatürk milliyetçiliğine bağlılığını garanti altına alan ilk üç maddesi evrensel hukuk standartlarına uygun olarak değiştirilebilirmiş. Ama yine de lütfetmişler ancak tarihsel gelenek itibarıyla Türkiye devleti bir Cumhuriyettir ibaresi kalabilirmiş. Taliban kafalı, gerici, birkaç yobaz istedi diye ne anayasamızın ilk dört maddesinden, ne Atatürk’ten, ne demokrasiden, ne Cumhuriyetten ne de laiklikten vazgeçeriz. Toplumun sinir uçlarıyla oynayarak siyaseten var olmaya çalışmayın. Anayasanın ilk dört maddesi Türk milletinin kırmızı çizgisidir. Herkes aklını başına devşirsin ve bu gerçeği asla unutmasın" şeklinde konuştu.
‘TÜRK VATANDAŞLIĞI TANIMINI TARTIŞMAYA AÇMAK VATANA İHANETTİR’
Anayasa’nın değiştirilmesinin teklif dahi edilemeyeceğine vurgu yapan Öz; "Hatırlatıyor ve uyarıyoruz; Türkiye Cumhuriyeti anayasasının ilk dört maddesinde ve vatandaşlık tanımı ile ilgili 66. maddede ortaya konulan esaslar, milli egemenliğe dayalı üniter yapı, Türkçe ve Türk milli kimliği Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin temelidir. Hiç kimsenin devletimizin temeline müdahale etmeye yetkisi ve bu yapıyı aşındırmaya hakkı yoktur. Bu böyle biline. Türk adından rahatsız olanın Türk vatanında yeri de işi de yoktur. Federatif yapıda, etnik kimlikli çok dilli anayasa için heveslenenleri uyarıyoruz. Anayasanın değiştirilmesi teklif dahi edilemez maddelerini ve Türk vatandaşlığı tanımını tartışmaya açmak vatana ihanettir. Bu vatanın adı Türkiye milletin adı Türk Milleti ve dilimiz Türkçedir" diye konuştu.
‘TÜRKİYE’NİN EN ÖNCELİKLİ MESELESİ YENİ BİR ANAYASA HAZIRLANMASI DEĞİLDİR’
Türkiye’nin demokrasisinin ve milli kimliğinin tehdit altında olduğuna dikkat çeken Öz; "Aksi halde ülkemizin başındaki ağır sorunların vebaline ortak olacak tarih önünde sınıfta kalacağız. Türk milliyetçilerinin güçlü olması halinde bu topraklarda bin yıllık Türk siyasi egemenliğini PKK uzantıları ve HÜDAPAR dahil hiç kimse tartışma konusu dahi edemez. Türkiye’nin en öncelikli meselesi yeni bir anayasa hazırlanması değildir. Sığınmacı ve düzensiz göçmenler meselesi kangren olmaktadır. Ülkenin demokrasisi ve milli kimliği tehdit altındadır. Bu ileride ciddi güvenlik problemleri doğuracaktır. Türk milletinin birliği ve Türk devletinin bekası temelinde Türk ocakları başta olmak üzere bütün milliyetçi gönüllü kuruluşlara ve siyasi alanda parçalanmış bir manzara arz eden Türk milliyetçisi partilere ağır ve büyük bir sorumluluk düşmektedir. Yeni bir anayasa veya anayasada yapılacak değişikliklerde değiştirilemez maddeler ile Türk vatandaşlığı tanımı konusunda hiçbir şekilde taviz verilmemelidir. Yerel yönetimlere özerklik adı altında siyasi özerkliğin yolunu açabilecek düzenlemelere kesinlikle karşı çıkılmalıdır” ifadelerini kullandı.
‘SİYASİ VE KİŞİSEL ÇIKARLARIN ÜSTÜNDE TÜRKLÜĞÜN BEKASINI SAVUNMAYA DEVAM ETMELİYİZ’
Öz, vatanın içten ve dıştan maruz kaldığı tehditler karşısında milli birlik ve kardeşlin her zamankinden daha önemli hale geldiğini vurgulayarak; "Anayasamızın temel ilkelerini devletimizin üniter yapısını ve milli hakimiyetimizi tartışmaya açan mihraklar karşısında dimdik durmalı, siyasi ve kişisel çıkarların üstünde Türklüğün bekasını savunmaya devam etmeliyiz. Bu zor dönemde her Türk milliyetçisinin omuz omuza vererek milletimizin kutsal emanetlerine sahip çıkması ve tarihin bizden beklediği sorumlulukları üstlenmesi elzemdir. Bizler sadece vatanımızı korumakla değil aynı zamanda Türklüğün izzetini ve hasiyetini yaşatmakla da yükümlüyüz. Birliğimizin gücü milletimizin gücüdür. Ne mutlu Türk’üm diyene" açıklamasını yaptı.
Adem Batuhan SEVER