Ankara’da Karlı Sokak'taki evinin önünde 33 yıl önce gerçekleştirilen bombalı saldırı sonucu hayatını kaybeden gazeteci - yazar Uğur Mumcu , ölümünün 33. Yıl dönümünde, Uğur Mumcu parkında düzenlenen törenle anıldı.
Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Edirne Şubesi tarafından gerçekleştirilen törene Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, siyasi parti temsilcileri, çok sayıda ADD üyesi ve vatandaşlar katıldı.
Edirne Belediyesi önünden kortej yürüyüşüyle başlayan program kapsamında Atatürk Anıtı'na çelenk sunuldu, saygı duruşunda bulunulup, istiklal marşı okundu.
Aynı alandaki Uğur Mumcu'nun büstünün bulunduğu parkta devam eden törende ADD Edirne Şube Başkanı Celil Özcan konuşma yaptı. Uğur Mumcu anıtına karanfil bırakıldı.
ADD Edirne Şube Başkanı Celil Özcan konuşmasında şu ifadelere yer verdi; “33 yıl önce, 24 Ocak 1993 günü Ankara'da Karlı Sokak'taki evinin önünde, arabasına konulan bombanın patlaması sonucu suikasta kurban giden Laikliğin ve Demokrasinin yılmaz savunucusu “Kalpaksız Kuvvacı”mız Uğur Mumcu’yu saygıyla anıyoruz.
31 Ocak 1990 akşamı evinin önünde iki kahpe kurşunla katledilen Kurucu Genel Başkanımız Prof. Dr. Muammer Aksoy'un ardından Kurucu üyemiz Doç. Dr. Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Turan Dursun, Musa Anter cinayetlerinin ardından Mumcu’nun da öldürülmesi toplumda büyük infial yarattı, yüz binler Ankara’ya aktı. Yetkililer bu suikastın mutlaka çözüleceği sözünü verdilerse de duvardaki o tuğla bir türlü çekil(e)medi. Çekil(e)medi çünkü; Uğur Mumcu da hocası Muammer Aksoy gibi Aramco’dan PKK’ya pek çok hain çarka çomak sokmuş, emperyalistlerle dinci ve bölücü uşaklarını ziyadesiyle huzursuz etmişti. Sonuç olarak, o hain tuğla o menhus duvarı ayakta tutmaya devam ediyor hâlâ.
Demokrasi, barış ve aydınlanma adına kendi hayatlarını hiçe sayan, hiç hak etmedikleri acı sonlarla aramızdan ayrılan, tüm Devrim şehitlerimizi, rahmet, minnet ve özlemle anıyor, anıları önünde saygıyla eğiliyoruz.
Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, kuruluş ilkelerimiz ve varlık nedenimiz gereği tüm yetkilileri ve tüm siyaset kurumunu bir kez daha ve en yüksek sesimizle uyarıyoruz:
- Türkiye Cumhuriyeti bir Uluslaşma, çağdaşlaşma atılımı, bir kadın devrimi, bir bilim ve sanat özgürleşmesidir, koruyun!
- Akıldan, bilimden, çağından ve üretimden koptuğu için çöken Osmanlı’ya öykünmeyi bırakıp bir an önce Atatürk Yolu’na girin!
- Büyük Atatürk ve Kemalist devrimcilerin devletimizi kurarken hamuruna kattıkları “Namus Mayası”nın eksilmesine izin vermeyin!
Unutulmamalıdır ki; Kamuoyu doğru bilgilerle aydınlatılmalı, iç cephe bütünlüğü sağlanmalıdır. Boş böbürlenmeler bırakılmalı, anlık kimi gelişmeleri iç politika malzemesi olarak kullanma fırsatçılığına düşülmemeli, “Yurtta sulh, cihanda sulh” ilkesi ve “Devlet Aklı” ile yaşananlar doğru okunup Emperyalistlerin bölge planlarına karşı önlem alınmalıdır.
Bunun için Laik, demokratik ve sosyal bir hukuk devleti şarttır. Yeniden “Kemalist Devlet” “Yeniden Laik Cumhuriyet” şarttır.
Biz, Araştırmacı Gazeteci Uğur Mumcu’yu ve Aydınlanma şehitlerimizi unutmayacağız, unutturmayacağımız. O’nların katline yol açan bu değerlerin savunucusuyuz ve savunucusu olmayı ilelebet sürdüreceğiz.”
Yeşim Dramalı