“Milli ekonominin temeli tarımdır”
Edirne Ziraat Odası Başkanlığı tarafından 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında Atatürk Anıtı’nda çelenk sunma töreni gerçekleştirildi. Törende konuşan Edirne Ziraat Odası Genel Sekreteri Cengiz Küçükduvan; “Tarımın ve gıdanın savunma sanayisi kadar önemli olduğu dönemdeyiz. Unutmayalım ki Türkiye gıdada kendi kendine yeterli sözünün gerçekleşmesi için üretmemiz gerekiyor. Buda ancak İthalatla değil, üretimle gerçekleşebilir” dedi.
Edirne’de 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü kapsamında Edirne Ziraat Odası Başkanlığı tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreni gerçekleştirildi. Törende Edirne Ziraat Odası çelengi anıta sunulurken, saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Çelenk sunma törenine Tarım ve Orman Edirne İl Müdürü Atilla Bayazıt, Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Şafak Kırbiç, Edirne Ziraat Odası Yönetim Kurulu üyeleri, siyasi parti temsilcileri ve çiftçiler katıldı.
‘VERİMLİ TOPRAKLARIMIZ VE ÜRETMEYE SEVDALI ÇİFTÇİLERİMİZ, EN BÜYÜK SİLAHIMIZ’
Törende konuşan Edirne Ziraat Odası Genel Sekreteri Cengiz Küçükduvan, dünyada yaşanan pandemi ve savaş gibi olayların direkt olarak gıda sektörünü etkilediğine dikkat çekerek, tarımsal üretimin kriz dönemlerinde önemine vurgu yaptı. Küçükduvan; “14 Mayıs Çiftçiler günü çiftçilerin eksiklerini ve yapılması gerekenlere dikkat çekmek amacıyla 14 Mayıs 1946 tarihinden beri yalnız bizde değil kuruluşa üye bütün ülkelerde Dünya Çiftçiler Günü olarak kutlanmaktadır. Geçtiğimiz yıllarda Covid-19, bugün dünyanın farklı bölgelerinde savaşlar ve iklim krizi ile hedeflenen üretimlerin gerçekleşememesi. Birbirinden farklı 3 olay ve birbirinden bağımsız bu olayların etkilediği ortak tek nokta gıda. Pandemide ve Ukrayna Rusya savaşında çeşitli yaptırımlar ile bunları yaşayarak hep birlikte gördük. Marketlerde uzun kuyruklar oluştu, aradığımız ürünü bulamadık ve bulduğumuzda da yüksek fiyat etiketleriyle karşılaştık. Her ülke kendi tarımsal ürününü kendine sakladı ve dışarıya satmadı. İşte bunları ülkemizde tekrar yaşamamak için bizim çok güçlü silahlarımız var; geniş coğrafyamız, verimli topraklarımız ve üretmeye sevdalı çiftçilerimiz” dedi.
‘ÇİFTÇİNİN ÖDEMESİ, 12 AY GEÇİNECEKLERİ GERÇEĞİ DİKKATE ALINARAK BELİRLENMELİ’
Kırsalda kalkınmanın önünün açılabilmesi için genç çiftçiliğin ve kadın girişimciliğin teşvik edilmesi gerektiğini söyleyen Küçükduvan, çiftçinin gelirinin 12 ay geçineceği gerçeği dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini kaydetti. Küçükduvan; “Tarım sektöründe yapısal sorunlar çözülmelidir. Üretim girdilerinin fiyatları azaltılmalı ilaçta KDV düşmeli ve çiftçinin aldığı mazotta ödediği KDV ve ÖTV kalemleri için çalışma yapılmalıdır. Kırsal kesimde kalkınma potansiyelinin açığa çıkarılmasına yönelik genç çiftçiliğin ve kadın girişimciliğinin teşvik edilmesi gibi politikalar daha çok ortaya çıkarılmalıdır. Alım fiyatları ve destekleme ödemeleri sezon öncesinden belirlenmelidir. Ayrıca birçok çiftçi yeni üretim sezonuna bankalardan kredi çekerek başlamaktadır ve bu yüzden kredi limitlerinin yükseltilmesi tarımda sürdürülebilirlik açısından oldukça önemlidir. Buğday hasat sezonun yaklaştığı bu günlerde üretim girdileri ve maliyetlerimiz ciddi oranda artmıştır. Son bir yılda mazotta %105, gübrede ortalama %30, ilaçta %52 ve işçilik oranlarında %75 oranında bir artış söz konusudur. Bugün 1 kg buğday maliyeti ortalama 11 TL bandında gerçekleşmiştir. Üreticimizin şu an en büyük talebi ve beklentisi, fiyatlar ile destekler belirlenirken üreticinin gerçek maliyetleri, ülkemizdeki enflasyon şartları ve çiftçinin maaş ödemesinin yılda bir kez sadece Haziran ayında olduğu yani kazandığı gelir ile 12 ay geçineceği gerçeği dikkate alınarak belirlenmesidir, çiftçimiz sadece hak ettiği parayı kazanabilmeyi istiyor” şeklinde konuştu.
‘DESTEĞİN EN AZ 4000 TL/TON SEVİYESİNE ÇIKARILMASI GEREKİR’
Bölgede, ayçiçeği üretiminde geçen yıl kuraklıktan kaynaklı ciddi bir verim kaybı gerçekleştiğini hatırlatan Küçükduvan; “Bölgemizde geçtiğimiz yıl ciddi bir kuraklık yaşanmış ve ayçiçeği üretiminde önemli düşüşler yaşanmıştır. Bundan sonraki yıllarda yaşanacak kuraklık zararının önlenmesi için 2024 yılından itibaren buğdayda olduğu gibi ayçiçeğinde de köy bazlı kuraklık verim sigortası TARSİM kapsamına alınarak çiftçinin gelir kaybının önüne geçilmelidir. Ayrıca geçen yıl bölgemizde yaşanan kuraklık sonucu ayçiçeğinde tonda verilen 1000 TL desteğin 1500 TL çıkarılmasından dolayı Cumhurbaşkanımıza ve Bakanlığımıza teşekkür ederiz. Ancak alım fiyatlarının maliyetlere çok yakın belirlenmesinden dolayı 2024 sezonunda verilecek bu desteğin en azından 4000 TL/ton seviyesine çıkarılması gerektiğini düşünüyoruz ve verilecek desteklerinde ürün döktükten hemen sonra verilmesi desteğin enflasyon karşısında erimeden çiftçinin eline geçmesini ve ihtiyaçlarını almasını sağlayacaktır” diye konuştu.
‘HAYVANCILIKTA YÜZDE 30-35 AZALMA’
Süt ile besi hayvanı fiyatlarının düşmesi ve üretim maliyetlerinin artması ile birlikte hayvancılığın yüzde 30-35 oranında azaldığına dikkat çeken Küçükduvan; “Hayvancılık bölgemiz için oldukça önemli bir geçim kaynağıdır, ancak geçtiğimiz dönemlerde üreticide süt ile besi karkas fiyatlarının düşmesi, buna karşı maliyetlerin artmasıyla hayvancılık %30-35 oranında azalmıştır. Köylerimizde her gün bir işletme kapanmaktadır. Hayvancılığın tekrar büyümesi için desteklerin acilen artırılması ve süt fiyatlarının yükseltilmesi gerekmektedir. Hayvancılıkla uğraşan küçük aile işletmeleri desteklenerek kırsal nüfus yerinde tutulmalıdır. Et ve süt ürünleriyle ilgili entegre tesislerin kurulması için çalışmalara ağırlık verilmelidir” ifadelerini kullandı.
‘TOPRAK ANALİZ DESTEĞİ İLE BİLİNCİ GÜBRELEME TEŞVİK EDİLMELİ’
Bölgede toprak analiz desteği ve bilinçli gübrelemenin teşvik edilmesi gerektiğini vurgulayan Küçükduvan; “Ülkemiz ve özellikle bölgemiz toprakları organik madde yönünden çok fakirdir ve bilinçsiz uygulamalar ile her gün daha da kötüye gitmektedir. Bunun için toprak analiz desteği ile bilinçli gübreleme teşvik edilmelidir. Özelikle analiz kapsamında tavsiye alan yerlere kireç jips gibi toprak ıslah ürünleri destek kapsamına alınmalı, kimyasal gübre yerine organomineral gübre teşvik edilmeli organik gübreye verilen destek miktarı arttırılarak bu desteğin alım zamanı hemen ödenmesi sağlanmalıdır. Ayrıca ekim nöbetlerinde baklagiller ile yeşil gübrelemede teşvik edilebilir ki aynı zamanda bunlar ile yeşil ot silajı da yapılabilir” açıklamasını yaptı.
‘TARIMSAL AMAÇLI SU KULLANIM İNDİRİMİ DEVAM ETMELİ’
Küçükduvan, 2023 yılında devletin verdiği yüzde 50 tarımsal amaçlı su kullanımı indirimin devam etmesi gerektiğini ifade ederek; “Sulu tarım yapılan yerlerde elektrik faturaları çiftçimizin üretim maliyetini oldukça artırmaktadır. Bu amaçla tarımsal amaçlı su kullanım ücretlerinde 2023 yılında devletin vermiş olduğu %50 indirim desteğinin her yıl devam etmesi üretim maliyetlerimizi düşürerek tarımda sürdürülebilirliği sağlayacaktır. Ayrıca 2023 yılında sadece sulama birliklerine ve kooperatiflere verilen bu destek bireysel sulama yapan çiftçilerimize de verilmelidir. Her zaman dediğimiz gibi tarımın ve gıdanın savunma sanayisi kadar önemli olduğu dönemdeyiz. Unutmayalım ki Türkiye gıdada kendi kendine yeterli sözünün gerçekleşmesi için üretmemiz gerekiyor. Buda ancak İthalatla değil, üretimle gerçekleşebilir. Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi ‘Eğer milletimizin büyük çoğunluğu çiftçi olmasaydı, biz bu gün dünya üzerinde olmayacaktık.’ Unutmayalım ki ‘Milli ekonominin temeli tarımdır’ ve ‘Türkiye'nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür.’ Tarlasında, bahçesinde, gece-gündüz, soğuk-sıcak demeden çalışan, ailesine, evine ve ülkemize üretimle destek olan başta kadın çiftçilerimiz olmak üzere tüm değerli çiftçilerimizin Dünya Çiftçiler Günü kutlu olsun” ifadelerine yer verdi. Adem Batuhan SEVER