Gündem

Vali Sezer'den ihya projelerine yakın markaj

Vali Sezer'den ihya projelerine yakın markaj

Edirne Ahval
Edirne Ahval
Editör
15 Ağustos 2025 23:56

Edirne Valisi Yunus Sezer, kentte ihya çalışmaları devam eden Manyas Karakolu, Evliya Kasım Paşa Camii, Şeyh Şücaeddin Mescidi, Gazi Mihal Bey Hamamı, Havlucular Hanı ve Mezitbey Hamamı, Çokalca Camii, Muradiye Camisi ve Mevlevihanesi ile Saraçlar Caddesi'ndeki restorasyon çalışmalarını yerinde inceleyerek, projelerin hepsiyle ilgili bilgi verdi.

Türkiye'nin nadir “Yalı Camileri”nden biri olan ve toprağın bir metre altında kalan tarihi Evliya Kasım Paşa Camisi, rıhtımı, yürüyüş yolu ve haziresiyle birlikte restore edilerek eski ihtişamına kavuşuyor. Edirne Valisi Yunus Sezer, camide devam eden çalışmaları yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Restorasyon projesi kapsamında caminin rıhtımı, eski yürüyüş yolu, hazire alanı ve kitapkafe bölümü aslına uygun şekilde düzenlenecek. Vali Sezer, Evliya Kasım Paşa Camisi’nin, Edirne’nin önemli tarihi değerlerinden biri olduğunu belirtti.

HEM MÜZE, HEM KARAKOL

Valisi Yunus Sezer, Kaleiçi semtinde yer alan Manyas (Reşadiye) Karakolu’nda başlatılan restorasyon çalışmalarını yerinde inceledi. Osmanlı döneminin ilk karakol örneklerinden biri olan ve Edirne’nin Yunan işgalinden kurtuluşunun ardından Türk bayrağının ilk kez göndere çekildiği tarihi bina, aslına uygun şekilde yeniden inşa ediliyor. Vali Sezer, restorasyonun tamamlanmasının ardından Manyas Karakolu’nun hem müze hem de emniyet birimlerinin kullanımına sunulacağını belirtti

‘ŞEYH ŞÜCEATTİN CAMİİ, KÜLLİYE OLACAK’

Edirne Valisi Yunus Sezer, 15’inci yüzyılda Sultan 2. Murat tarafından Şeyh Şücâeddin Karamanî adına yaptırılan ve günümüze sadece yarım kalmış minaresi erişen Şeyh Şücaeddin Mescidi’nde devam eden restorasyon ve ihya çalışmalarını yerinde inceleyerek bilgi aldı.Çalışmalar hakkında bilgi veren Vali Sezer; “Geçtiğimiz yıl başlayan ve bu yıl da devam eden çalışmalarla Edirne’deki tüm tarihi ve kültürel miraslarımızın ihyası adına Sayın Cumhurbaşkanımızın ve bakanlarımızın destekleriyle yoğun bir süreç yürütülüyor. Bulunduğumuz bu alan da Valiliğimiz ve Çevre Vakfı tarafından restorasyonu yapılan önemli bir eser. Halk arasında ‘Yarım Minare’ olarak bilinen, Bulgaristan sınır kapısına yakın, yolun hemen kenarında yer alan bu yapı, aslında 1400’lü yıllarda, 2‘nci Murat döneminde yaşamış olan Anadolu Alperenlerinden Şeyh Şücâeddin Veli’ye ait. Bugün kabri Eskişehir’dedir, ancak burada da bir makamı bulunmaktadır. Kendisi, bu toprakların vatan olmasında büyük hizmetler etmiş önemli bir zattır. Bu eseri ihya etmeye çalışıyoruz. Çalışmalar geçtiğimiz yıl Kasım ayında başladı. Temel tabanına çok yakın olduğu için kazı çalışmalarından sonra projede bir değişikliğe gidildi. Bilim Kurulu’nun yönlendirmesiyle, taş yapı yerine çelik konstrüksiyon tercih edilerek mescit tamamlanacak. Yarım kalan minare ve hemen yanındaki Şeyh Şücâeddin Veli’nin makamı da yapılacak. Ayrıca, çeşme ve lavabolarla birlikte burayı bir külliye hâline getiriyoruz. İnşallah, Bulgaristan’dan girişte herkesin göreceği çok butik, çok güzel bir tarihi yapı, bir mescit ortaya çıkacak. Bununla birlikte çevredeki mimari yapılar da düzenlenecek. Burası, komple bir alan olarak hem Edirne’mize hem de bu toprakların vatan olmasında emeği geçen tüm Anadolu-Rumeli Alperenlerine bir vefa borcu olarak kazandırılmış olacak. Hedefimiz, bu alanı yıl sonuna kadar tamamlayarak hizmete açmak. İnşallah en kısa sürede halkımızın istifadesine sunmuş olacağız” dedi.

‘GAZİMİHAL KÖPRÜSÜNÜ DE İÇİNE ALACAK ŞEKİLDE PEYZAJ DÜŞÜNÜYORUZ’

Vali Yunus Sezer, ardından ihya çalışmaları devam eden 600 yıllık Gazimihal Hamamında incelemede bulunarak yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Restorasyon çalışmaları hamam içerisi, dış cephesinde ve çatısında sürdürülürken, açıklamalarda bulunan Vali Sezer; “Bildiğiniz gibi, şu an bulunduğumuz alan birkaç ay öncesine kadar bir yol güzergâhıydı. Yol, bu setlerin üzerinden geçiyordu. Gazi Mihal Bey Hamamı ise bizim için yalnızca bir hamam değil; mimarisi, odaları ve içindeki mukarnaslarıyla adeta bir sanat eseri. Hamam, adını Gazi Mihal Bey’den alıyor. Hemen arkamızda Gazi Mihal Köprüsü, onun ilerisinde ise Gazi Mihal Camii yer alıyor. Bu bölge, aslında bir külliye ya da kompleks olarak değerlendirilebilecek bir bütünlük oluşturuyor. Ancak tarih içinde yaşanan ihmaller zinciri nedeniyle hamamın üzerinden yol geçirilmiş.Biz önce burada kazı çalışmalarını yaptık, ardından ihaleyi gerçekleştirdik. Hamam, yıkılmak üzereyken ilk etap restorasyonu başlattık ve bu etapta sona yaklaştık. İkinci etabın projeleri hazırlandı. Burayı hamam olarak mı, koku müzesi olarak mı, yoksa Osmanlı–Saray–Rumeli mutfağının sunulacağı bir ziyaret noktası olarak mı işleteceğimize dair çalışmalar devam ediyor. İlk düşüncemiz, Edirne’nin kolonya üretiminde öncü illerden biri olmasından yola çıkarak burada bir Koku Müzesi kurmaktı. Bu fikir hâlâ masada, ancak bu yönde biraz daha ilgi ve girişim bekliyoruz. Eğer bu olmazsa, diğer alternatif projelerden birini hayata geçirerek, birinci etap tamamlanır tamamlanmaz ikinci etaba başlayacağız. Heyecanımızın sebebi, yalnızca hamamı restore etmek değil. Köprüyü de içine alacak şekilde, kademeli olarak çok güzel bir peyzaj düzenlemesi yapacağız. Bu düzenleme, II. Bayezid Külliyesi ve Namazgâh’a kadar uzanacak. Namazgâh Ovası’nda ise peynir müzesi veya yeniçerilerin saray ritüellerinin canlandırılacağı bir alan düzenlemesi yapmayı planlıyoruz. Bu yılın sonunda hamamın ilk etabını bitirerek peyzaj ve fonksiyon çalışmalarına başlayacağız. Hedefimiz, dünyada nadir örnekleri olan bir koku müzesini burada hayata geçirmek. Edirne Gölü, saray bahçeleri ve çevrede yetişen özel çiçeklerin kültürünü yansıtacak bir düzenlemeyi, nehir kenarını da kapsayacak şekilde gerçekleştirmeyi ümit ediyoruz” diye konuştu.

HAVLUCULAR HANI VE MEZİTBEY HAMAMI’NDA HEDEF EYLÜL SONU

Selimiye meydanında bulunan Havlucular Hanı ve Mezitbey Hamamı’nın restorasyon çalışmalarında incelemelerde bulunan Vali Sezer, restorasyon kapsamında han, hamam ve 21 dükkanın ihya edileceğini kaydetti. Vali Sezer; “Burası, Selimiye Camii’nin tam karşısında, bahçe içinde yer alan ve tarihi açıdan büyük önem taşıyan hanlarımızdan biri. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımızın destekleriyle restorasyon çalışmaları yürütüyoruz. Çalışmalar tamamlandığında, Edirne’ye yakışır bir hanı, orijinaline uygun dükkânlarıyla birlikte yeniden şehrimize kazandırmış olacağız. Buranın önemi büyük. Selimiye Camii bahçesi restore edilerek yenilendi, camimizin restorasyonu ise bitmek üzere. Geriye sadece burası kalmıştı. Bakanlığımızdan talepte bulunduk, sağ olsunlar projeyi kapsam altına aldılar. İhale sürecini tamamladık ve hedefimiz, Eylül ayı bitmeden restorasyonu tamamlamak. Böylece Edirne’ye gelen ziyaretçiler, burayı orijinal haliyle görebilecek. Restorasyon kapsamında bir hamamı ve toplam 21 dükkânı yeniden ayağa kaldırıyoruz. Sonradan eklenen ve yapıya uygun olmayan bölümleri kaldırdık. Duvarları aslına uygun şekilde yeniden ördük, çarşıya özgü ön cephe düzenlemesini yaptık. İnşallah tamamlandığında, ecdadımızdan miras kalan bu değerli yapı, 21 dükkânı ve hamamıyla birlikte Edirne’nin ve ülkemizin hizmetine sunulacak; geçmişin izlerini geleceğe taşıyan çok daha güzel bir eser olarak yeniden hayat bulacak” ifadelerini kullandı.

ÇOKALCA CAMİİ’NDE ‘MESCİT’ PLANI

Sezer, Kıyık semtinde bulunan yıkık haldeki Çokalca Camii’nde de incelemelerde bulundu.Vali Sezer, caminin mescit olarak değerlendirilmesinin gündemde olduğunu ifade ederken;  “Çokalca Camii’ndeyiz. Burası, Buçuktepe’de, Nişancı Paşa Mahallesi’nde yer alan; Osmanlı döneminin önemli noktalarından birinde, eski mahallelerimizden birinde bulunuyor. 16. yüzyılda inşa edilmiş olan bu yapı, camiden ziyade mescit olarak değerlendirilebilir. Osmanlı döneminde Edirne’de yaklaşık 400 cami olduğu biliniyor. Ancak günümüze ulaşabilenlerin sayısı oldukça az. Çokalca Camii de Osmanlı’dan bugüne kalan, işgaller ve savaşlar nedeniyle yıkıma uğramış yapılardan biri. Yüzyıllar boyunca hizmet verdikten sonra Balkan Savaşları sırasında büyük ölçüde yıkılmış. Bugün gördüğümüz kalıntılar, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün çalışmalarıyla gün yüzüne çıkarıldı. Valilik Çevre Vakfı olarak hedefimiz, Edirne’de yarım kalmış, yıkılmış hiçbir tarihi yapı bırakmamak. Bu kapsamda mahalle arasında kalmış bu önemli yapının restorasyonu için hazır olan projenin ihalesini yaptık ve çalışmalara başladık. Projede revizyon gerekmezse kısa sürede tamamlayarak bu güzel mahallemizi, Edirne’mizi yeniden bu tarihi yapıyla buluşturacağız. Bitmiş halini görmek için biz de heyecan duyuyoruz. Edirne’deki her tarihi yapının arkasında büyük bir emek, birikim ve bizi yansıtan değerler var. Her taşı, her çakılı; milli ve manevi mirasımızın bir parçası. Bu mirası ortaya çıkarıp gelecek yüzyıllara aktarmak hepimizin sorumluluğu” açıklamasını yaptı.

‘MURADİYE CAMİSİ VE MEVLEVİHANESİ’NDE ÇALIŞMALAR HIZLA DEVAM EDİYOR’

Edirne’de 15’inci yüzyılda Sultan 2’nci Murat tarafından yaptırılan Muradiye Camisi’nin bahçesindeki Edirne Mevlevihanesi’nde ihya çalışmaları da devam ederken, çalışmaları takip eden Vali Sezer; “Bugünkü ziyaretlerimizde yine çok önemli bir noktadayız. Hemen karşımızda Selimiye Camii, solumuzda Muradiye Camii, sağımızda ise Edirne Sarayı ve Sarayiçi bulunuyor. Burası, tarihi ve kültürel açıdan son derece değerli bir merkez. Muradiye Camii, Bursa’daki Çinili Camii’ne benzer özellikler taşıyor. Avlusunda ise, yıllara meydan okumuş ancak 1925 yılında kapatılmış, 1935’te yıkılmış bir Mevlevihane bulunuyordu. Bu Mevlevihane, II. Murat döneminde kurulmuş ve yaklaşık beş asır boyunca Edirne’ye, Rumeli’ye ve Balkanlar’a hizmet etmiş önemli merkezlerden biriydi. Yüzyıl aradan sonra bu önemli yapıyı yeniden ihya etmek için çalışma başlattık. 24 Nisan’da ihalesini yapıp temellerini attık. İnşaat hızla ilerliyor ve kısa süre içinde tamamlamayı hedefliyoruz. Ayrıca Muradiye Camii ile Selimiye arasındaki sokakta düzenleme ve yayalaştırma çalışmaları yaparak, burayı Edirne’nin önemli turizm akslarından biri haline getireceğiz. Osmanlı’nın ilk dönemlerinde, Selimiye Camii’nin arkasındaki Taş Odalar, Sarı Cami, Yeniçeri Hamamı gibi yapılar devlet teşkilatının kurulduğu alanlardı. Ardından Edirne Sarayı inşa edildi. Mevlevihane de Konya ve İstanbul’dan sonra Osmanlı’daki en büyük Mevlevihanelerden biriydi. Burada Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin üçüncü kuşaktan torunlarının kabirleri, son Osmanlı Şeyhülislamı’nın İngilizler tarafından sürgünde vefat eden naaşı da bulunuyor. Manevi değeri çok yüksek olan bu mekân, aynı zamanda Balkanlar’da ve özellikle Filibe’de şubeleri bulunan bir irfan merkeziydi. Bu yıl büyük bölümünü tamamlamayı, önümüzdeki yıl ortalarında ise açılışını yaparak semazen gösterileriyle burayı yeniden canlandırmayı planlıyoruz” ifadelerine yer verdi.

‘SAĞLIKLAŞTIRMA, TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK RESTORASYON PROJELERİNDEN BİRİSİ’

Son olarak Saraçlar Caddesi başta olmak üzere, Balıkpazarı ve Çilingirler Caddelerinde devam eden Sokak Sağlıklaştırma çalışmalarını inceleyen Vali Sezer, bu projenin Türkiye’de anlık olarak yürütülen en büyük projelerden birisi olduğunu söyledi. Vali Sezer; “Saraçlar Caddesi, Edirne’nin en hareketli ve en çok ziyaret edilen caddelerinden biri. Tarihi yapıların yoğunlukta olduğu bu bölgede, toplam 1.500 metre uzunluğundaki alanda kapsamlı bir restorasyon çalışması yürütüyoruz. Çalışmalar kapsamında 333 yapının restorasyonu yapılıyor. Bunların 189’u tescilli tarihi yapı konumunda. Saraçlar Caddesi büyük ölçüde tamamlandı. Çalışmalar, Çilingirler, Balıkpazarı ve Orhaniye caddeleriyle devam edecek. Aynı zamanda stadyumun bulunduğu alandaki Kent Meydanı projesi de tamamlandı; bazı revizyonlar üzerinde çalışıyoruz. Bu proje tamamlandığında Saraçlar Caddesi’nden Tunca Nehri’ne kadar uzanan büyük bir alan, hem alışveriş hem de sosyal aktiviteler için düzenlenmiş olacak. Bu, Türkiye’de yürütülen en büyük restorasyon projelerinden biri. Cumhurbaşkanımıza ve Kültür Bakanımıza verdikleri destekten dolayı şükranlarımızı sunuyoruz. Hem tarihi binaları restore ediyor hem de caddelerin altyapı ve üstyapı düzenlemelerini yapıyoruz. Çalışmalar Kaleiçi’ne kadar uzanacak” dedi.

‘YIL SONUNDA YÜZDE 90’INI TAMAMLAMAYI HEDEFLİYORUZ’

Yıl sonuna kadar Sağlıklaştırma çalışmalarının yüzde 90’lık kesiminin tamamlanmasını hedeflediklerini belirten Vali Sezer; “Tamamlandığında Edirne’nin tarihi kent alanı bütünüyle yenilenmiş olacak. Birbirinden güzel tarihi konaklar farklı işlevlerle değerlendirilecek: kimisi konaklama, kimisi gastronomi, kimisi atölye (workshop) alanı olarak hizmet verecek. Böylece Edirne, Türkiye’nin ve dünyanın en güzel şehir merkezlerinden birine sahip olacak. Hedefimiz yıl sonuna kadar Saraçlar Caddesi’nin yüzde 90’ından fazlasını tamamlamak. Ardından Çilingirler ve Balıkpazarı’nda çalışmalar sürecek. Eş zamanlı olarak yeni sokak projelerinin çizimleri yapılıyor. Zemin kaplamaları, modern ışıklandırmalar ve oturma alanlarıyla burası Edirne’nin kalbi olmaya devam edecek; üstelik çok daha estetik ve işlevsel bir şekilde” diye konuştu.

Adem Batuhan SEVER

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!