Lalapaşa’ya bağlı Vaysal Köyü yakınlarında hali hazırda bir tesisi bulunan firmanın, 2’nci kalker ocağı tesisi açılması için harekete geçmesi ile birlikte, köylüler tarafından tesis açılması planlanan yerde basın açıklaması düzenlenerek firmaya karşı mücadelenin devam edeceği duyuruldu. Açıklamalarda bulunan dava avukatı Bülent Kaçar; “Trakya yerleşimlerinin ve ovalarının su deposu olan balkanların ve Istranca’nın yamaçlarına taş ve maden ocağı işletmelerinin açılması bizce cinayetten farksızdır” ifadelerini kullandı.
Geçtiğimiz nisan ayında Lalapaşa’ya bağlı Vaysal Köyü’nün yakınlarında bulunan kalker ocağı tesisinin kapasite artışını reddeden Edirne İdare Mahkemesi, aynı bölgeye firma tarafından yapılmak istenen yeni kalker ocağı projesi için ‘ÇED gerekli değildir’ kararını iptal etti. Kalker ocağı projesine yönelik ısrarlarını sürdüren firma, Edirne Valiliği’ne de başvurdu. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından da proje için 8 Kasım’da ÇED sürecinin başladığı açıklandı. ‘ÇED gerekli değildir’ kararının ardından Vaysal Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi tarafından açılan dava ile iptal edilmesine karar verilen kalker ocağı projesi için, firma tekrardan başvuruda bulundu. Köylüler de projeye tekrardan itiraz ettiler.
Vaysal Köyü sakinleri köye yakın bulunan ve tesisin yapılması planlanan noktada basın açıklaması düzenleyerek, tesisi açmak isteyen firmaya karşı mücadelenin devam edeceğini bildirdiler. Vaysal Köyü Tarımsal Kalkınma Kooperatifi adına açıklamalarda bulunan Naif Özdoğan; “2007 yılında su kaynaklarımızın çıktığı bölgeye çok yakın mesafede faaliyete başlayan taş ocaklarında dinamit patlatılarak malzeme çıkarılmaya başladıktan sonra evlerimizin duvarlarında çatlamalar ile şebeke suyumuzda aşırı kirlenmeler ve çok sık aralıklarla su kesintileri yaşanmaktadır. Bizim şebekemize bağlı iki kaynak suyu en kurak yıllarda komşu köylerimiz ile köyümüze yeterli oluyordu. Bölgemizde dinamitle taş çıkarılmaya başlayana kadar. Bugün üçüncü bir kaynağımız daha şebekeye bağlamamıza rağmen sularımız köyümüze yeterli olmamaktadır. Şu anda bulunduğumuz bölgeye yeni bir taş ocağı açmak isteyen firma köyümüze ve bölgemize hayat veren su kaynaklarımızın tamamına zarar vereceğinden yaşam alanlarımızı yok edecektir. Doğa verirken ne kadar cömertse alırken kat kat o kadar acımasızdır. Doğanın katledilmesi oksijen kaynağımız olan ormanların ve gelecekte su kaynaklarımızın yok olmasıdır. Kısaca yıllar sonra bölgemizde yaşayacak olan nesillerimizin bu bölgelerde felaketleri yaşaması demektir” dedi.
“ŞİRKET Mİ? YOKSA BURADAKİ 5 KÖY MÜ DAHA ÖNEMLİ?”
2 Danıştay kararı ve 2 Edirne İdare Mahkemesi kararına rağmen ÇED sürecinin sonlanmadığına dikkat çeken kooperatif avukatı Bülent Kaçar; “Şu an bulunduğumuz noktaya dair daha önce Edirne Valiliği’nce verilen ÇED gerekli değildir kararı, Edirne İdare Mahkemesi’nce iptal edilmiştir. Geçtiğimiz hafta firmanın ve Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın yaptığı yürütmeyi durdurulması itirazına reddedilmiştir. Firmanın halen süren kalker ocağı kırma eleme tesisinin kapasite artışının iptal kararı var. Oraya kazandığımız davaya itirazın reddine dair Danıştay 4’üncü dairesinin kararı var. Geçtiğimiz hafta bu alana açılmak istenen yeni kalker ocağına karşı açtığımız davada kazandığımız kararın iptali kararının yürütmesini durdurulması kararının ret kararı var. Yani iki Danıştay kararı, iki Edirne İdare Mahkemesi kararı, Edirne Valiliği ve Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın bu meseleyi iptal etmesi, bu ÇED süreçlerinin sonlandırılması için yeterli bir hukuksal belge değil midir? Açtığımız iki davada verilen kapsamlı bilirkişi heyet raporları burada orman arazilerinin zarar göreceğini, tozuşma sebebiyle hemen şurada organik tarım yapılabilecek çok kıymetli tarım arazileri var, dereler var, yer altı su kaynakları var. Bunların zarar göreceği bilimsel olarak, bilirkişi raporlarıyla ispatlandığı halde biz Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın, Edirne Valiliği’nin, organik tarım merkezi olabileceğini belirten devletin bu ısrarını anlamıyoruz. Halka ve haklara rağmen, halkın doğa hakkına, yaşam hakkına, su hakkına rağmen bu ısrarı anlamıyoruz. Şirket mi yoksa buradaki 5 köy mü daha önemli? Sayıştay Başkanlığı 2019 raporunda Orman Genel Müdürlüğü hakkında şunu söylüyor; ‘taş ocağı ruhsatı verilen yerlerin nasıl belirlendiği, söz konusu alanların yer seçiminde hangi ölçütleri esas aldığı taş ocaklarının ne kadar bir orman alanında, kaç adet orman alanın kaybına neden olduğu bilinmemektedir’. Bu iktidar 15 yılda 365 bin taş ocağı ruhsatı dağıtmış. Tarım, hayvancılık yapan orman köylüsüne hak mıdır? Reva mıdır?” şeklinde konuştu.
‘BÖLGEYE TAŞ OCAĞI VE MADEN OCAĞI AÇILMASI, BİZCE CİNAYETTEN FARKSIZDIR’
Vaysal köylülerinin, dava açmaya ve mücadelelerini sürdürmeye devam edeceğine vurgu yapan Av. Bülent Kaçar; “Ocak açılmak istenen bu yerin hemen dibinde tarım arazileri var, orman arazileri var ve yer altı suyu kaynakları var. Vaysal Köyü’ndeki projeleri 2 defa Danıştay kararıyla iptal edilen kalker ocağı işletmesine hala devlet kurumlarınca ÇED gerekli değildir kararı verilmesi hukuka, akla ve vicdana aykırıdır. Trakya yerleşimlerinin ve ovalarının su deposu olan balkanların ve Istranca’nın yamaçlarına taş ve maden ocağı işletmelerinin açılması bizce cinayetten farksızdır. Yeni açılacak bu dinamitli patlatmalı kalker ocağı çalışmaları sonucunda tozuşma, tır kamyon taşıma faaliyetleri, su havzasını, tarım ve hayvancılığı, yol ve can güvenliğini kat be kat arttırarak olumsuz etkileyecektir. Bölgedeki bu orman kırımları, tarıma verilen zararlar, tarım ve hayvancılıkta veya diğer canlı yaşamında yaşam döngüsüne çok yük zararlar verecektir. Var olan taş ocağının ve kırım eleme tesisinin kapasite artışı mahkemece iptal edilmiştir. Bu alana dair ÇED gerekli değildir kararı iptal edilmiştir. Her iki karara dair Danıştay’ın iki adet kararı vardır. 3’üncü getirilen proje tanıtım dosyasında bu alana 3 ayrı patlatmalı, dinamitli kalker ocağı açılmak istenmektedir. Yargı kararları hukuksal ve toplumsal olarak haklılığı çerçevesinde savunulmaya devam edecektir. Yargı kararlarına, bilimsel bilirkişi heyet raporlarına aykırı olan geçtiğimiz hafta açıklanan ÇED gerekli değildir kararına Vaysal Köylüleri ve Vaysal Tarımsal Kalkınma kooperatifi dava açmaya ve mücadelelerini sürdürmeye karar vermişlerdir” diye konuştu. Adem Batuhan SEVER