Selam sevgili okuyucular uzun bir moladan sonra yeni yazılarla sizlerle buluşmanın heyecanı içindeyim. Kaç yazıda buluştuk hatırlamıyorum ama İnci Küpeli Kız’ı özlediğinizi gelen maillerden biliyorum. Bana yine edirneahval@gmail.com adresinden yazabilir her zaman ki gibi eleştirebilirsiniz yeni yazı konusu ve kitap önerilerinde bulunabilirsiniz. Hayatta hiçbir tesadüf yer almaz. Bu tesadüflerin birer amacı olduğuna inandım hep.Verdiğiniz molada küçük bir oyun oynayalım… “Kendini sorgulama cesaretin varsa yaşam içinde kazanma cesaretin de vardır. Hayat bir oyun diyelim herkesin bir rolü var.Üzerimize giydiğimiz bu rolde kendimizi ifade etmeye çalışıyoruz… Şimdi gerçekten bir senaryo istense sen hem senarist, hem oyuncu olsan ve yazsan kendini… Yazdıklarını oynama sıran geldiğinde de gerçek seni oynayabilecekmisin? En zoru yaşamda kendin olabilmek aslında… Zaten bunu yaptığında kazandıkların izleyecek seni… İnsanoğlu dilinin altında gizli…Konuştukça açılan. Bende yitirdiklerimde gizliyim. Kazandıkça yaşayan. Bu yüzden yazıyorum belki de… Kendin olabilmek çok zor değil mi? Yaşam aldatmacalarla dolu. Düşünüyorum da arkadaşınızla, sevgilinizle yada eşinizle kavga ederken herkes kendi oluyor. Öfkenin getirdiği bir hırsla içinizde ne varsa döküyorsunuz ortaya. Birde bunu yaşam içinde yapmayı denesek. Hayatın en zor oyunu olur kendin gibi davranmak. Herkesin içinde sakladığı ya da bulamadığı hayatlar var. En derin korkumuz yetersiz olmamız değildir. En derin korkumuz, ölçünün ötesinde güçlü olmamızdır aslında… Hadi bir sorgulayın kendinizi verdiğimiz bu kısa molada… Yazımı okurken, “Ben bulunduğum noktada da böyle yaşamayı seviyorum diyenler de olacaktır,ölçünün ötesindeki gücü keşfedenlerde. Ya da vazgeçtim diyenlerde…”