VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 28 Şubat 2020 09:19:17

0 Yorum

İstiklal Marşı’mızı Anlamanın Başlangıcı

İstiklal Marşı’mızı özüne uygun olarak anlamanın başlangıç noktası, İstiklal Maşı Yazma Yarışması’nın açıldığını bildiren duyuru metnidir. Marşımızda anlatılan duygu ve düşüncelerin kökleri, kanaatime göre, o duyuruya kadar uzanır. Olayın akışı kısaca şöyledir:

Türkiye Cumhuriyeti Devleti üç temel üzerinde yükselmiş görkemli bir yapıdır. Bu temelleri şöyle sıralayabiliriz: 1) Millî Mücadele, 2) Osmanlı mirası, 3) Çağdaş yönetim anlayışı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yakından tanımak, sahiplenmek ve onu daha ileri ve çağdaş bir devlet durumuna getirmek isteyen her genç, bu temelleri, birinci elden kaynaklara dayanarak, özlerine uygun biçimde tanımak durumundadır.

Bu temellerin başında Millî mücadele gelir. Millî Mücadele’nin birinci elden kaynakları, başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere bu mücadeleyi verenlerin ve yürütenlerin, mücadele boyunca yayınladıkları beyannameler (bildiriler), yaptıkları konuşmalar ve verdikleri beyanatlardır. Onlar bu vasıtalarla bu topraklarda var olma veya yok olma savaşına nasıl başladıklarını, ilerlediklerini ve onu nasıl sona erdirdiklerini ortaya koymuşlardır.

Bunların yanında yine o ölüm – kalım mücadelesine katılan din adamı, bilgin, düşünür ve sanatçılar da yaşadıklarına ve gözlemlerine dayalı olarak Türk milletinin hayatta kalma çırpınışlarını, başta hatıraları olmak üzere, çeşitli eserlerinde anlatmışlardır. Bütün bir milletçe verilen bu “mücahede” zaferle sonuçlandıktan sonradır ki o mücadeleyi yürütenler, Türkiye’nin zengin tarihsel, kültürel birikim ve deneyimlerinden yararlanarak yeni bir devlet kurmuş ve ona çağdaş bir görünüm kazandırmışlardır.

Şimdi bize düşen, bu büyük macerayı, önce özüne uygun olarak doğru bir şekilde kavramak, sonra da onların uğruna öldükleri değerleri, bu toraklarda sonsuza kadar yaşatmaktır.

Millî Mücadele’nin birinci elden ilk kaynağı, İstiklal Marşı’mızdır. İstiklal Marşı, Millî Mücadele’yi yürütenlerin isteğiyle ortaya çıkmış bir metindir. 1920 yılının sonlarında, savaşın en kızıştığı günlerde Türk ordusu cephelerdeki askerlerişevke getirecek bir millî marşın yazılmasına karar verir. Ordumuzun bu kararını, Garp Cephesi Erkân-ı Harbiye Reisi İsmet (İnönü),önce dönemin Millî Eğitim Bakanı Doktor Rıza Nur’a, sonra da Ortaöğretim Genel Müdürü Kâzım Nami Duru’ya iletir. Duru, hatıralarında bu olayı şöyle anlatır:

“Bir gün Orta Tedrisat Müdürü odasında çalışıyordum. Kalpağımı masamın bir kenarına koymuştum. Kapı açıldı. İçeriye kısa boylu bir Erkân-ı Harbiye Albayı girdi. Onu görünce ayağa kalktım, kalpağımı giydim. ‘Buyurunuz’ dedim. Bu zat, “Ben Garp Cephesi Erkân-ı Harp Reisi İsmet” dedi. Kendisini masanın önündeki iskemleye buyur ettim. Oturdu. “Beni size Doktor Rıza Nur Bey gönderdi. Orduca karar verdik. Bir İstiklal Marşı istiyoruz. Bunun güftesini, bestesini ayrı arı müsabakaya korsunuz. Her birini kazanana beş yüz lira vereceğiz” dedi. Emirlerini hemen yapacağımı söyledim. O da kalktı gitti. Müsabakayı, İstanbul dâhil bütün memlekete ilan ettik”.

Hâkimiyet-i Milliye gazetesinin 25 Ekim 1920 tarihli nüshasında İstiklal Marşı Yazma Yarışması’nın açıldığını bildiren duyuru metni şöyledir:

“Türk şairlerinin nazar-ı dikkatine

Maarif Vekâleti’nden:

Milletimizin dâhilî ve hâricî istiklali uğrunda girişmiş olduğu mücadelâtı ifade ve terennüm için bir istiklal marşı müsabakaya vaz edilmiştir. Hür ve meşgul memleketimizde bütün erbâb-ı kalemi hizmete davet ederiz. İthaf olunacak âsâr içinden biri, iki ay sonra, 23 Aralı 1920’de Maarif Vekâleti nezdinde bir heyet-i edebiye tarafından intihap olunacaktır. İntihap olunacak eserin yalnız güftesi için beş yüz lira mükâfat vardır. Yine laakal beş yüz lira tahsis edilecek beste için bilahare ayrıca müsabaka açılacaktır.

Bütün müracaatlar Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi Maarif Vekâleti’nedir”.

İstiklal Marşı, sınıflarda, toplantılarda ve akademik çevrelerde genelde eldeki metinden okunur, ezberlenir, açıklanır ve çözümlenmeye çalışılır. Hâlbuki her sanat eseri gibi, o da belli bir tarihsel ve toplumsal ortamın ürünüdür. Onu, doğduğu tarihsel ve toplumsal ortamından kopardığınızda, ona dair söylenen düşünceler boşlukta kalır. İstiklal Marşı’nı anlama, açıklama, yorumlama ve çözümlemeye bu duyurunun çözümlenmesiyle başlamak en doğru yoldur.

Duyuru metnini bu açıdan çözümlemeye başladığımızda üç kelimenin dikkatimizi çektiğini görürüz: İfade etmek, terennüm etmek ve hizmet etmek. İstiklal Marşı’mızın o içerik zenginliği ile biçim güzelliği, bu dileklerin birer açılımıdır.

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER