Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Merkezi, Türkiye genelinde 8 il yönetimini ve disiplin kurullarını kapsayan radikal bir tasfiye dalgası için düğmeye bastı. Bu kapsamda tamamen görevden el çektirilen yerlerden biri de Edirne örgütü oldu. Alınan ani kararla, CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı ile Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör görevden alındı.

YENİ İL BAŞKANI ÖZLEM BECAN OLDU
Görevden alınan Balkanlı'nın yerine, Uzunköprü Belediyesi geçmiş dönem Başkanı Özlem Becan atandı. Önümüzdeki günlerde koltuğu devralarak görevine başlaması beklenen Becan'ın yeni yol haritası kentte büyük bir merak konusu olurken, görevden alınan eski ekibin bu tasfiye operasyonuna karşı nasıl bir siyasi aksiyon alacağı ise şimdiden kulisleri hareketlendirdi.
Genel Merkez tarafından alınan bu kararın ardından, görevden alınan CHP Edirne İl Başkanı Yücel Balkanlı ve Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, parti binasının girişinde kalabalık bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya; Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, görevden alınan il ve merkez ilçe yönetim kurulu üyeleri, CHP’li ilçe başkanları, CHP’li ilçe belediye başkanları ile çok sayıda partili katılarak destek verdi.

“BİZ VATANI SEÇTİK, MAKAMILAR ONLARIN OLSUN”
Basın açıklamasında ilk sözü alan eski Merkez İlçe Başkanı Volkan Akgüngör, mücadeleden asla vazgeçmeyeceklerini vurgulayarak şunları söyledi:
“Makamlar onların olsun, sokaklar bize yeter. Sizlerle beraber yol yürümekten çok memnun oldum. Bundan sonra bir kat daha fazla çalışacağım. Bu durum, makam sevdalılarıyla vatan sevdalıları arasında mücadeledir. Biz vatanı seçtik, makamlar onların olsun. Sokaklar bizim için yeterlidir. Benim seçilmiş genel başkanım Özgür Özel, seçilmiş il başkanım da Yücel Balkanlı’dır. Bu mücadelede her zaman birlikte olacağız.”

“KARARI KABUL ETMİYOR, TANIMIYORUZ”
Daha sonra söz alan eski İl Başkanı Yücel Balkanlı, Genel Merkez'in kararına ve parti içi demokrasiye yönelik sert eleştiriler barındıran konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
"Bugün burada yalnızca bir görevden alma kararına itiraz etmek için değil; Cumhuriyet Halk Partisi'nin örgüt iradesine, demokrasi anlayışına ve siyasi meşruiyetine sahip çıkmak için bulunuyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi Edirne il ve Merkez İlçe Başkanlığı Yönetim Kurulu olarak, genel merkez tarafından gerçekleştirilen ve hukuki dayanağı bulunmadığını düşündüğümüz görevden alma kararını kabul etmiyor, tanımıyor ve bu kararın parti içi demokrasiye, örgüt iradesine ve seçilmişlerin meşruiyetine aykırı olduğunu kamuoyuyla paylaşıyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi 103 yıllık tarihinde nice baskılarla karşı karşıya kaldı. Kapatılmak istendi, susturulmak istendi, yönlendirilmek istendi. Ancak hiçbir dönemde örgütün iradesi teslim alınamadı. Bugün de alınamayacaktır. Çünkü sorun bir il başkanının ya da birkaç yönetici değildir. Sorun makamda değildir. Sorun, seçimle göreve gelenlerin yerine atamalarla irade oluşturulmak istenmesidir. Sorun, örgütün söz hakkının ve demokratik tercihinin yok sayılmak istenmesidir."

“MEŞRUİYETİMİZİN KAYNAĞI ÖRGÜTÜN İRADESİDİR”
Göreve atanarak değil, seçilerek geldiklerini hatırlatan Baklanlı, şu ifadelere yer verdi:
"Biz bu görevlere atanarak gelmedik. Birilerinin takdiriyle ya da lütfuyla gelmedik. Bizler bu görevlere üyelerimizin, delegelerimizin ve örgütümüzün iradesiyle geldi. Bu nedenle meşruiyetimizin kaynağı da bellidir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin gerçek gücü ve meşruiyeti Örgütlerinin iradesinden gelir. Bu nedenle biz, seçilmiş Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in yanında durmaya devam ediyoruz. Çünkü bugün Sayın Özgür Özel'in yanında durmak yalnızca bir kişiye destek vermek değildir; örgüt iradesinin, parti içi demokrasinin ve Cumhuriyet Halk Partisi'nin geleceğinin yanında durmaktır. Aynı şekilde Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun yanında durmak da yalnızca bir adayın yanında durmak değildir. Bu ülkenin değişim umudunun, adalet arayışının ve demokrasi talebinin yanında durmaktır. Değerli arkadaşlar, Edirne'de ortaya çıkan tablo son derece açıktır. Belediye başkanlarımız burada, ilçe başkanlarımız burada, kadın ve gençlik örgütlerimiz burada, üyelerimiz burada. Çünkü insanlar görevlere değil mücadeleye sahip çıkmaktadır. İnsanlar atamalara değil seçilmiş iradeye sahip çıkmaktadır. İnsanlar kişilere değil, Cumhuriyet Halk Partisi'nin geleceğine sahip çıkmaktadır."
“BÜTÜN HESABINIZI BİR BİNAYA BAĞLADIYSANIZ YANILIYORSUNUZ”
Balkanlı, şunları söyledi:
"Bugün alınan kararın hukuki ve siyasi meşruiyetinin tartışmalı olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle demokratik ve hukuki tüm haklarimizi sonuna kadar kullanacağımızı ifade ediyoruz. Haklılığımızı hukuk önünde de, örgütümüzün vicdanında da savunacağız. Ancak herkes şunu bilmelidir ki bizim mücadelemiz makam mücadelesi değildir. Cumhuriyet Halk Partisi'ni 103 yıl ayakta tutan şey makamlar olmamıştır. Bu partiyi ayakta tutan; örgütlerin emeği, üyelerinin fedakârlığı, halkın desteği ve demokrasiye olan inançtir. Onun için hiç kimse Edirne'de yanlış hesap yapmasın. Bir göreve atama yapabilirsiniz. Bir karar alabilirsiniz. Bir yazı gönderebilirsiniz. Ama örgütün iradesini değiştiremezsiniz. Cumhuriyet Halk Partisi'ne gönül vermiş insanların inancını değiştiremezsiniz. Bu partinin iktidar umudunu değiştiremezsiniz. Eğer bütün hesabınızı bir binaya bağladıysanız bilin ki yanılıyorsunuz. Cumhuriyet Halk Partisi dört duvardan ibaret değildir. Cumhuriyet Halk Partisi bir tabela değildir. Cumhuriyet Halk Partisi bir makam değildir. Cumhuriyet Halk Partisi; örgütüdür, halktır, mücadeledir, umuttur. Gerekirse binadan çıkarız. Ama halkın gönlünden çıkmayız. Gerekirse makamı bırakırız. Ama mücadeleyi bırakmayız."
“KİMSE ÖRGÜTLERİMİZDEN PROVOKASYON BEKLEMESİN”
Örgüt olarak provokasyona başvurmayacaklarını söyleyen Balkanlı, şöyle devam etti:
"Bizler bu süreci bir iç çekişme olarak görmüyoruz. Biz bu süreci, Cumhuriyet Halk Partisi'nin iktidar yürüyüşünü yavaşlatma ve örgütlerin enerjisini başka alanlara yönlendirme girişimi olarak görüyoruz. Ancak hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Türkiye'nin dört bir yanında olduğu gibi Edirne'de de halkımız değişim istiyor. Halkımız hak, hukuk, adalet ve demokrasi istiyor. Anneler çocuklarının geleceğine umutla bakmak istiyor. Ve hiçbir idari karar, hiçbir siyasi hesap, halkın değişim iradesinin önüne geçemeyecektir. Buradan özellikle ifade etmek istiyorum: Kimse Cumhuriyet Halk Partisi örgütlerinden provokasyon beklemesın. Kimse örgütlerimizi karşı karşıya getirmeyi beklemesin. Bizim öfkemiz hiçbir zaman aklımızın önüne geçmeyecektir. Biz hukuktan ayrılmayacağız. Demokratik mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Ancak örgüt iradesini savunmaktan da bir adım geri atmayacağız. Çünkü bizim hedefimiz birbirimiz değildir. Bizim hedefimiz Türkiye'nin geleceğidir. Bizim hedefimiz halkın iktidarıdır. Bizim hedefimiz bu ülkeye yeniden adaleti, demokrasiyi ve umudu getirmektir. Bu nedenle dün olduğu gibi bugün de Edirne'nin sokaklarında olmaya devam edeceğiz. Mahallelerinde olmaya devam edeceğiz. Köylerinde olmaya devam edeceğiz. Üreticinin, emeklinin, işçinin, esnafın yanında olmaya devam edeceğiz."
“GÖREVDEN ALINMAMIZ ONUR MADALYASIDIR”
CHP'yi ve Türkiye'yi kuranların da zor zamanlardan geçtiklerini hatırlatan Balkanlı, sözlerini şu cümlelerle tamamladı:
"Cumhuriyet Halk Partisi'nin gerçek gücü örgütlerinde ve halkın vicdanındadır. Biz de o güçle yürümeye devam edeceğiz. Bu partiyi kuranlar da zor zamanlardan geçti. Bu ülkeyi kuranlar da zor zamanlardan geçti. Ama hiçbir zaman mücadeleden vazgeçmediler. Biz de vazgeçmeyeceğiz. Çünkü biz bir makamı değil, örgütümüzün iradesini savunuyoruz. Çünkü biz bir binayı değil, Cumhuriyet Halk Partisi'nin demokratik geleceğini savunuyoruz. Çünkü biz kişileri değil, bu ülkenin yarınlarını savunuyoruz. Ve biliyoruz ki tarihin doğru tarafında duranlar; zor zamanlarda susmayanlar, iradesine sahip çıkanlar ve mücadeleden vazgeçmeyenlerdir. Biz de nerede durduğumuzu biliyoruz. Haklılığımıza, örgütümüze ve mücadelemize güveniyoruz. Biz de nerede durduğumuzu biliyoruz. İktidar, koltuklarda oturanların değil; mücadeleden vazgeçmeyenlerin olacaktır. Butlan yönetimi tarafından görevden alınmamız bizim için boynumuza takılan onur madalyasıdır."