Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Edirne'de gerçekleştirdiği toplu açılış töreninde, iç ve dış politikaya yönelik çok çarpıcı açıklamalarda bulundu. Konuşmasında ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi'ni (CHP) sert sözlerle eleştiren Erdoğan, Türkiye'nin kısır tartışmalarla kaybedecek vakti olmadığını vurguladı.
"TÜRKİYE'NİN MUHALEFETİN KOLTUK KAVGALARIYLA HEBA EDECEK TEK BİR SANİYESİ YOK"
Dünyanın ve bölgenin içinden geçtiği kritik sürece dikkat çekerek muhalefetin gündemini eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondaki binlerce vatandaşa şöyle seslendi:
"Sevgili Edirneliler, bakın biz şuna gönülden inanan, çok samimi olarak inanan bir kadroyuz; Türkiye'nin artık gereksiz tartışmalarla kaybedecek tek bir saniyesi yok. Bu aziz milletin, ana muhalefetin koltuk kavgalarıyla heba edecek tek bir anı, boşa harcayacak tek bir günü yok. Etrafımızda olan bitenler, muhalefetin gündeminde olmasa da inanıyorum ki sizler hadiseleri takip ediyorsunuz. Henüz bir kriz çözülmeden bakıyorsunuz ertesi gün yenisi başlıyor. Füze ve bomba seslerinin çocuk çığlıklarını bastırdığı günler yaşıyoruz. Yarın ne olacağını, nerede silahların patlayacağını kimse kestiremiyor.
İşte görüyorsunuz; Rusya-Ukrayna savaşı bitmeden şimdi bölgemiz, İran'a yönelik saldırıların ağır ekonomik faturasını ödüyor. Gazze ve Lübnan’da Siyonist katiller her türlü hukuku, kuralı, ilkeyi ayaklar altına alarak, kan dökmeye devam ediyor. Karadeniz'de sorunlar devam ederken Doğu Akdeniz'de yeni tezgahlar kurulduğunu, yeni oyunlar oynandığını görüyoruz. Bölgemiz ve dünyamız, belki de İkinci Dünya Savaşı sonrasındaki en kritik gelişmelere şahit oluyor. İktidar ve Cumhur İttifakı olarak hem Türkiye'yi bu ateş çukurundan uzak tutmaya, hem de hizmet ve eser siyasetimizi sürdürmeye çalışıyoruz."
"TERÖRÜN KARANLIK GÖLGESİNİ BÖLGEMİZDEN TAMAMEN KALDIRACAĞIZ"
Türkiye’nin yarım asırlık terör sorununu kalıcı olarak çözme kararlılığını vurgulayan ve "Türkiye Yüzyılı" vizyonuna dikkat çeken Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü:
"Terörün karanlık gölgesini önce ülkemizin, sonra bölgemizin üzerinden tamamen kaldırmak istiyoruz. Bu hedefe giden yolda şimdiye kadar çok önemli mesafe katettik. İnşallah tempomuzu biraz daha artıracağız. Bizim tek bir derdimiz vardır, o da 86 milyonun huzuru ve güvenliğidir. Bizim tek bir hedefimiz vardır, o da Türkiye Yüzyılı’nın inşasıdır. Bizim tek bir arzumuz vardır, o da milletimizin duasına mazhar olmaktır.
23 yıldır hep hakkın rızasını umarak halkımız için çalıştık, çabaladık, ter döktük, mücadele ettik. Türkiye'yi ilklerle tanıştırdık, Türkiye'yi devler ligindeki bir ülke konumuna yükselttik. Bütün engellere rağmen, bütün engellemelere rağmen iç politikada, dış politikada, demokratikleşmede kelimenin tam anlamıyla devrilmedik. İnşallah daha fazlasını yapacağız. Millet olarak hep birlikte, çok daha güzel günler göreceğiz. Kayıkçı kavgalarının asla tarafı olmayacak, 86 milyon için eser üretmeye, hizmet üretmeye devam edeceğiz. Şunu buradan altını çizerek ifade ediyorum. Biz başkalarıyla değil, kendimizle yarışıyoruz. Biz başkalarının iç meseleleriyle değil milletin sıkıntılarıyla ilgileniyoruz."
"MİLLET AKSİYON FİLMİ İZLER GİBİ CHP'Yİ İZLİYOR: SİZ MİLLETVEKİLİ MİSİNİZ YOKSA MİLİTAN MI?"
CHP içerisindeki iç tartışmaları, koltuk kavgalarını ve "topyekun ayaklanma" söylemlerini çok sert bir dille eleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sokakları karıştırmak isteyenlere müsaade etmeyeceklerini belirterek hitabını şu güçlü mesajlarla noktaladı:
"Haberlere bakınca Türk siyaseti adına, bu ülkenin ana muhalefeti adına inanın biz üzülüyoruz. Millet işi gücü bıraktı aksiyon filmi izler gibi her gün CHP'yi izliyor. Siyasi parti değil sanki dövüş kulübü. Her gün başkasına yumruk atmanın, bir başkasına çelme takmanın, tuzak kurmanın peşinde. Herkes bir ucundan tutmuş Gazi Mustafa Kemal'in partisini oradan buraya çekiştiriyor. Hatta bazıları çıkmış, sırf kaybettikleri koltuklarını korumak için topyekun ayaklanmaktan bahsediyor.
Hırsları boylarını aşan bu şahsiyetlere sormak lazım; hayırdır siz milletvekili misiniz yoksa militan mısınız? Ne zamandan beri anarşi, muhalefetin politika aracı haline geldi? Ne zamandan sokakları karıştırmak siyaset oldu, hak arama oldu? Kimse kusura bakmasın, hangi bahaneyle olursa olsun bu aziz milletin huzuruna kastedilmesine AK Parti olarak biz müsaade etmeyiz. Rabb’im yar, yardımcınız olsun. Bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız."