CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in liderliğinde Ankara’da bir araya gelen büyükşehir, il, ilçe ve belde belediye başkanları, son dönemde belediyelere yönelik gerçekleştirilen operasyonlara karşı ortak bir yol haritası belirledi. Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın da katıldığı toplantıda, "demokrasi ve adalet" vurgusu yapılarak geri adım atılmayacağı mesajı verildi. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi’nde saat 11.00’de başlayan zirve, beş farklı oturumda gerçekleştirildi. Katlarda bulunan salonlarda yapılan yoğun mesainin ardından kapanış konuşmaları yapıldı. Kapanış kürsüsünde söz alan Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan, tüm süreci ve partisinin kararlılığını içeren kapsamlı bir konuşma gerçekleştirdi.
"BİRLİK VE BERABERLİK SADECE BİR SÖYLEM DEĞİLDİR"
Başkan Gencan, konuşmasına birlik vurgusuyla başlayarak şu ifadeleri kullandı:
"Birlik ve beraberlik kolay zamanların değil, zor zamanların en büyük sınavıdır. Ama bizim için birlik ve beraberlik sadece bir söylem değildir. Bizim için birlik ve beraberlik, ortak bir hedefte buluşmak ve o hedefe birlikte yürüyebilmektir. Farklı değerlendirmelerimiz olabilir ama söz konusu memleket, demokrasi ve millet iradesi olduğunda aynı kararlılıkla hareket ederiz. Biz belediye başkanları olarak bu yolu tek başına yürümediğimizi biliyoruz. Bu yolun içinde örgütümüzün emeği var. Seçmenimizin güveni var. Yol arkadaşlarımızın alın teri var. Şehirlerimizin bizden beklediği sorumluluklar var. Bu süreçte zorlandığımız anlar oldu. Ama her seferinde daha güçlü durduk. Her baskıda daha kararlı olduk. Her zorlukta daha sıkı kenetlendik ve yolumuza devam ettik. Çünkü bizi güçlü kılan aynı mücadelede buluşabilme irademizdir."
"YALNIZCA HİZMET ÜRETMEKLE DEĞİL, ENGELLERLE DE MÜCADELE EDİYORUZ"
Belediyelerin karşılaştığı zorluklara değinen Gencan, halkın iradesine sahip çıkacaklarını belirterek şöyle devam etti:
"Son dönemlerde yaşananları tek tek anlatmaya gerek yok. Hepimiz aynı tabloya bakıyoruz. Hepimiz aynı soruyu kendimize soruyoruz. Böyle mi devam edecek? Biz belediye başkanları olarak bu soruya kendi adımıza cevap veriyoruz. Bu tabloyu normal bulmuyoruz. Ama bu tablo karşısında geri çekilmeyeceğimizi de açıkça söylüyoruz. Çünkü biz bu görevlere bize verdiği sorumluluğu taşımak için geldik. Halkın sandıkta ortaya koyduğu iradeyi temsil ediyoruz. Şehirlerimizi ayağa kaldırmak için çalışıyoruz. Ama artık yalnızca hizmet üretmekle değil, o hizmetin önüne konulan engellerle de mücadele ediyoruz."
"BİZ YARGILANMAKTAN KAÇMIYORUZ, EŞİT HUKUK İSTİYORUZ"
Yargı süreçleri ve operasyonlara yönelik sert eleştirilerde bulunan Başkan Gencan, adalet çağrısında bulundu:
"Her sabah yeni bir operasyon haberiyle uyanan bir düzende hiç kimse kendisini güvende hissedemez. Sadece biz değil, belediyelerde görev yapan mesai arkadaşlarımız da aynı tedirginliği yaşıyor. CHP'li belediyelere reva görülen tutum karşısında karar yavaşlıyor, süreç uzuyor, hizmet aksıyor. Peki bunun bedelini kim ödüyor? Vatandaş ödüyor. Bizim itirazımız tam da burada. Açık konuşalım. Biz yargılanmaktan kaçmıyoruz. Ama yargının bir baskı aracına dönüşmesine razı olmuyoruz. Biz dokunulmazlık istemiyoruz. Eşit hukuk istiyoruz. Suç varsa hukuk içinde gereği yapılır. Ama daha baştan insanları suçlu ilan eden, yargılamayı değil, cezalandırmayı öne koyan bir anlayış ne hukuka ne de vicdana sığar. Bugün geldiğimiz noktada sadece kişiler değil usuller tartışılıyor. Aylarca iddianame bekleyen belediye başkanlarımız varsa, ne ile suçlandığını bilmeden özgürlüğünden mahrum bırakılan bürokratlarımız varsa, ortada sadece dosya değil, adalet duygusu zedelenmiştir. Bir hukukçu olarak söylüyorum. Hukuk belirsizlikle işlemez. Hukuk korku üreterek işlemez. Hukuk güven vererek işler. Bugün ise tam tersi bir tabloyla karşı karşıyayız ve biz buna sessiz kalmayacağız."
"TUTUKLANAN BAŞKANLARIMIZ VE BÜROKRATLARIMIZ YALNIZCA BİRER İSİM DEĞİLLER"
Sürecin insani boyutuna ve mağduriyetlere dikkat çeken Gencan, selamlarını ileterek sözlerini sürdürdü:
"Buradan cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'na, bu süreçte dimdik duran tüm belediye başkanlarımıza, yol arkadaşlarımıza ve bürokratlarımıza selam gönderiyorum. Tutuklanan belediye başkanlarımız, bürokratlarımız yalnızca birer isim değiller. Onların geride bıraktıkları aileleri, çocukları, yarım kalan hayatlar var. Bu süreç sadece onları değil, evlerini, düzenlerini, sevdiklerini etkiliyor. Bir çocuğun bekleyişi, bir eşin sabrı var. Bir ailenin dayanma mücadelesi var. O aileler bugün en az onlar kadar bu yükü taşıyor, en az onlar kadar bu mücadelenin parçası oluyor. Onların gösterdiği duruş, bu mücadelenin ne kadar haklı olduğunu zaten ortaya koyuyor. Bu süreç bize şunu bir kez daha göstermiştir. Artık birlikte hareket etmek bir tercih değil, bir zorunluluktur. Bizim birlik çağrımız bir savunma değil, bir iddiadır. Bu ülkeyi birlikte yönetme iddiasıdır. Çünkü biz bu ülkenin dört bir yanında başka bir yerel yönetim anlayışının mümkün olduğunu gösterdik. Şimdi aynı kararlılıkla şunu söylüyoruz: Biz buradayız, geri adım atmıyoruz ve bu mücadeleyi büyütüyoruz."
"MİLLETİMİZ BİZDEN SUSMAMIZI DEĞİL, DİK DURMAMIZI BEKLİYOR"
Konuşmasının sonunda tarihi bir benzetme yapan ve Edirne vurgusuyla bitiren Başkan Gencan, şu ifadeleri kullandı:
"Hemşehrilerimiz, milletimiz bizden susmamızı değil, dik durmamızı bekliyor. Dağılmamızı değil, birlik olmamızı bekliyor. Biz de bunu yapacağız. Hizmet etmeye devam edeceğiz. Hukuku savunacağız. Birbirimize sahip çıkacağız. Ve bu ülkeye yeniden adaleti, yeniden güveni, yeniden umudu getireceğiz. Bu topraklar, kararlılıkla yola çıkanların tarih yazdığı topraklardır. Sayın Genel Başkanım, sıklıkla sizlerin de ifade ettiği üzere; Osmanlı’ya 92 yıl başkentlik yapmış Edirne’den yola çıkan Fatih Sultan Mehmet, İstanbul’a yürüyerek tarihin akışını değiştirmiştir. O gün, 'Beni seven arkamdan gelsin' diyerek bir devri kapatıp, yeni bir devri başlatmıştır. Bugün biz de aynı kararlılıkla Büyük Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu CHP’nin kadroları olarak sizin, Genel Başkanımızın liderliğinde yürütülen mücadelede aynı kararlılıkla, aynı inançla yol yürümeye devam edeceğiz. Çünkü bir başka yol yok. Ve son söz: Kurtuluş yok tek başına. Ya hep beraber ya hiçbirimiz!"
Adem Batuhan SEVER