Siyaset

İYİ Partili Akdoğan; 'Edirne hak ettiğini alamadı'

İYİ Parti STK İlişkilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Alper Akdoğan il ziyaretleri kapsamında Edirne’de partililerle bir araya gelerek ülke ve şehir gündemine dair açıklamalarda bulundu.

Adem Batuhan SEVER
Adem Batuhan SEVER
Editör
Yayınlanma:
15 Mayıs 2026 16:09
Güncellenme:
15 Mayıs 2026 16:15

Edirne’nin yatırım eksikliğinden tarımdaki gerilemeye, hayat pahalılığından Merkez Bankası’nın enflasyon güncellemelerine kadar pek çok konunun masaya yatırıldığı toplantıda, mevcut ekonomi politikalarının "sınıfta kaldığı" vurgulandı. Akdoğan'a ve İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın ve İYİ Parti İl Başkanı Hasan Hakan Şahin de eşlik etti.

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Alper Akdoğan ve İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın, il ziyaretleri kapsamında Edirne’de partililerle bir araya gelerek ülke ve şehir gündemine dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

'EDİRNE HAK ETTİĞİ YATIRIMI ALAMADI'

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Alper Akdoğan, Edirne’nin stratejik ve tarihi önemine rağmen hak ettiği değeri görmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Edirne bizim için çok kıymetlidir, çok önemlidir. İmparatorluğumuzun ikinci başkentidir, bir serhat şehridir. Avrupa’ya açılan sınır kapılarımız buradadır. Tarımsal üretimde çok önemli bir yere sahiptir. Tarih ve kültür turizmi açısından son derece değerlidir. Ancak bütün bu potansiyeline rağmen, özellikle son 25 yıllık AK Parti iktidarı döneminde Edirne’nin hak ettiği yatırımları yeterince alamadığını görüyoruz. Çevre illerin kalkınma durumlarına baktığımızda, Edirne ile karşılaştırıldığında rakamlar da bunu açıkça göstermektedir."

'TARİHTE İLK KEZ NEGATİF BÜYÜYEN TARIM İFADESİYLE KARŞILAŞTIK'

Türkiye'nin bir yönetim krizi içerisinde olduğunu savunan Akdoğan, tarım sektöründeki tehlikeli gidişata dikkat çekerek konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Tarım konusunda da ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Türkiye, tarihinde ilk defa ekonomi yönetiminin kullandığı yeni bir ifadeyle karşı karşıya kaldı: 'Negatif büyüyen tarım.' Yani aslında küçülen, üretim gücü gerileyen bir tarımdan söz ediyoruz. Bu durumun Edirne’yi, Edirneli çiftçiyi ve üreticiyi etkilemediğini söylemek mümkün değildir. Uzun zamandır memleketimiz ciddi bir yönetim kriziyle karşı karşıya. Kurumlarıyla, kadrolarıyla ve kurallarıyla adeta bir serbest düşüş hali yaşanıyor. Vatandaşın yüksek enflasyon karşısında alım gücü her geçen gün daha da düşüyor. Bizler İYİ Parti olarak bu yüzden sahadayız. Çiftçiyi tarlasında, esnafı dükkânında, sanayiciyi işletmesinde dinliyoruz. Vatandaşlarımıza ümitsiz olmamaları gerektiğini söylüyorsunuz. Hukukun üstünlüğünü hâkim kıldığımız, liyakati ön plana çıkardığımız müddetçe Türkiye’nin aşamayacağı hiçbir problem yoktur."

'MERKEZ BANKASI’NIN GÜNCELLEMELERİ PROGRAMIN ÇALIŞMADIĞININ GÖSTERGESİDİR'

Merkez Bankası’nın enflasyon tahminlerini yukarı yönlü güncellemesini değerlendiren Akdoğan, uygulanan programın halka değil finans çevrelerine hizmet ettiğini belirterek şunları kaydetti:

"Merkez Bankası’nın sürekli yaptığı bu güncellemeler, aslında uygulanan ekonomik programın çalışmadığının en büyük göstergesidir. Artık bu rakamları takip etmekte bizler bile zorlanıyoruz çünkü reel ekonomiyle uyumlu olmayan bir program uygulanıyor. Siz sadece rakamları makyajlayarak iyi bir tablo göstermeye çalışırsanız, bunun toplumda bir karşılığının olmadığını zaten görürsünüz. AK Parti’nin ilk dönemindeki 'Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı' ile Mehmet Şimşek’in son 31-32 aylık dönemini kıyasladığımızda çok ciddi farklar var. O dönem enflasyonda büyük bir iyileşme sağlanmıştı, şu an ise TÜİK verilerine göre bile sınırlı bir düşüş var. Bu program Türk milleti için değil; Londra, New York ve Dubai’deki finans çevreleri için çalışıyor. Vatandaş geçim sıkıntısı çekerken, kaynağı belirsiz paralara yönelik varlık barışları gündeme getiriliyor. Bizim itirazımız tam olarak bunadır."

AKALIN; 'VATANDAŞ AÇLIKLA SEFALET ARASINA SIKIŞTIRILDI'

İYİ Parti Edirne Milletvekili Mehmet Akalın ise vatandaşın ekonomik çıkmazda olduğunu vurgulayarak şu açıklamaları yaptı:

"Gerçekten milletimiz de, şehrimiz de çok zor bir süreçten geçiyor. Bizler bir yandan sorunları yerinde tespit ederken, diğer yandan milletimize moral vermek gibi bir sorumluluk taşıyoruz. Ankara’da, alanında en güçlü kadrolardan birine sahip olan ekibimizle bu sorunlara çözümler üretiyoruz. Türk insanı şu anda açlıkla sefalet arasına sıkıştırılmış vaziyette. Bunun en önemli sebeplerinden biri de yüksek enflasyondur. Enflasyonla mücadele yalnızca faiz politikasıyla olmaz. Bunu destekleyen iki temel unsur daha vardır: tasarruf tedbirleri ve yapısal reformlar. Siz sadece faiz artırarak enflasyonu kontrol altına alamazsınız. Devlet kurumlarında gerçek anlamda bir tasarruf anlayışı yok. Tasarrufa saraydan başlayın, bakanlıklara yayın dedik ama yapmadılar. Hukuk, adalet ve demokrasi endekslerinde gerilediğimiz için ülkeye üretim yapacak gerçek yatırımcı gelmiyor; sadece kısa vadeli sıcak para aranıyor."

'EKONOMİK POLİTİKA ARTIK TÜKENMİŞTİR'

Akalın, hükümetin ekonomi politikalarının iflas ettiğini belirterek sözlerini şöyle tamamladı:

"Türk insanı, Türk milleti şu anda açlıkla sefalet arasına sıkıştırılmış vaziyette. Bakın özellikle söylüyorum; sefaletle zenginlik arasına değil, açlık ve sefalet sınırı arasına sıkışmış durumda. Bunun en önemli sebeplerinden biri de yüksek enflasyondur. Biz parti olarak bunu aylardır, hatta yıllardır söylüyoruz. Enflasyonla mücadele yalnızca faiz politikasıyla olmaz. Evet, para politikaları bunun bir parçasıdır. Faiz de bunlardan biridir. Ancak bunu destekleyen iki temel unsur daha vardır: tasarruf tedbirleri ve yapısal reformlar. Siz sadece faiz artırarak enflasyonu kontrol altına alamazsınız. Peki tasarruf tedbirleri uygulanıyor mu? Hayır. Devlet kurumlarında gerçek anlamda bir tasarruf anlayışı yok. Bu nedenle enflasyonu kontrol etmemiz mümkün olmuyor. Biz bunu yıllardır açık şekilde ifade ediyoruz. Bu ekonomik program yanlıştır ve artık sınıfta kalmıştır. Vatandaşı da açlığa sürüklemiştir diyoruz. Defalarca çağrı yaptık. Öncelikle tasarruf tedbirlerini hayata geçirin dedik. Buna saraydan başlayın dedik. Ardından tüm bakanlıklarda ve devlet kurumlarında gerçek tasarruf uygulamaları başlatın dedik. Ama bunlar yapılmadı. Yapısal reformlar da hayata geçirilmedi. Bakın, hukuk, adalet ve demokrasi endekslerinde dünyanın en alt sıralarına gerilemiş durumdayız. Bu nedenle Türkiye’ye gerçek yatırım gelmiyor. Yani üretim yapacak, istihdam sağlayacak, vergi verecek ve ülkeye katkı sunacak yatırımcı gelmiyor. Bunun yerine kısa vadeli sıcak para arayışı sürüyor. Kamuoyunda da çeşitli iddialar dolaşıyor. Yurt dışından gelecek kaynağı belirsiz paralara umut bağlanıyor. Ama o para üretime gitmeyecek bir para. Buraya gelip kısa vadede kazanç sağlayıp yeniden yurt dışına çıkacak bir sermaye yapısından bahsediyoruz. Özetle, hükümetin uyguladığı bu ekonomik politika artık tükenmiştir. Sadece kendisi tükenmekle kalmamış, milleti de tüketmiştir. Vatandaşı yoksulluğa ve sefalete sürüklemiştir. Üstelik bu durum toplumun sadece belli bir kesimini değil, neredeyse tamamını etkilemektedir."

Adem Batuhan SEVER 

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!