Başpehlivanlar, Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri’nde zaman zaman iki saati aşan mücadelelerde ayakta kalabilmenin sırrını disiplinli antrenman, güçlü irade, psikolojik dayanıklılık ve Kırkpınar'a duyulan aidiyetle açıklıyor.
Başpehlivanlar, uzun süren mücadelelerde fiziksel hazırlığın tek başına yeterli olmadığını, sıcak hava, yağ ve yorgunlukla baş edebilmek için zihinsel dayanıklılığın da büyük önem taşıdığını belirtiyor.
Başpehlivan Feyzullah Aktürk, uzayan güreşleri sürdürmede en önemli unsurun psikolojik mücadele olduğunu söyledi.
Sıcak hava ve yağın sporcuları zorladığını ifade eden Aktürk;
"Uzayan güreşlerde ayakta kalmayı sağlayan en önemli unsur psikolojik savaş. Güçlü bir psikoloji ve irade gerekiyor. Bunu da antrenman dönemlerinde kazanıyoruz. Ne kadar iyi hazırlanır, kendimizi ne kadar zorlarsak er meydanında da o kadar güçlü kalıyoruz. Ayakta kalmanın sırrı çalışmak." dedi.

"Ayakta kalmanın en önemli sırrı antrenman"
Başpehlivan Yusuf Can Zeybek de uzun süren müsabakalarda dayanıklılığın temelini yoğun antrenmanların oluşturduğunu dile getirdi.
Antrenmanlarda saatlerce çalıştıklarını anlatan Zeybek;
"Antrenmanda ne kadar fazla çalışır, nabzımızı ne kadar yükseltir ve kendimizi ne kadar yorarsak müsabakalarda da o kadar verimli oluyoruz. Uzayan güreşlerde ayakta kalmanın en önemli sırrı antrenman." diye konuştu.

Başpehlivan Mehmet Yeşil Yeşil ise Kırkpınar'da mücadeleyi sürdürmede en önemli motivasyonun altın kemer hayali ve Kırkpınar ruhu olduğunu belirtti.
Kırkpınar'da herkesin sınırlarının üzerine çıktığını anlatan Yeşil;
"Bir yılın emeği ve hayalleri için mücadele ediyoruz. Ayakta kalanın kazandığı anlar oluyor. Cazgır adımızı okuduğunda bambaşka bir motivasyon yaşıyoruz. Ben de dedem Yeşil Başpehlivan'ın adını yaşatmak için bu yola çıktım. Her anons edildiğinde büyük gurur yaşıyorum ve onun beni izlediğini hissediyorum." ifadelerini kullandı.

"Zorlu şartlara zamanla alışıyoruz"
Başpehlivan Tanju Gemici de dayanıklılığın yıllar süren alışkanlık ve hazırlığın sonucu olduğunu söyledi.
Küçük yaşlardan itibaren yağlı güreş yaptıklarını belirten Gemici;
"Sıcağa, güneşe ve zorlu şartlara zamanla alışıyoruz. Vücudumuz yıllar içinde buna adapte oluyor. Ancak bunun temelinde iyi bir hazırlık dönemi ve disiplinli çalışma var." dedi.

Mustafa Doğan Özkaya da Kırkpınar’da mücadele etmenin manevi yönünün kendilerine güç verdiğini söyledi.
Dışarıdan bakanların sıcak havada nasıl güreştiklerini merak ettiğini ifade eden Özkaya;
"Bize dışarıdan baktıklarında 'Biz güneşte duramıyoruz, siz nasıl duruyorsunuz?' diyorlar. Biz kispeti giydiğimizde Allah'ın bize güç ve kuvvet verdiğine inanıyorum." dedi.
"Ayakta kalmanın sırrı irade"
Başpehlivan Fatih Atlı ise er meydanında ayakta kalmadaki en önemli unsurunun irade olduğunu belirtti.
Yağlı güreşin fiziksel olduğu kadar zihinsel dayanıklılık da gerektirdiğini anlatan Atlı;
"Ayakta kalmanın sırrı irade. Güreşçiler çok iradeli insanlar. İrade olmasa 40-50 derece sıcakta üzerimizde yağ ve kispetle mücadele edemeyiz." diye konuştu.
Yaklaşık 26 yıldır Kırkpınar’da güreştiğini belirten Atlı, yıllar içinde stresle baş etme konusunda kendilerine özgü yöntemler geliştirdiklerini ifade etti. Atlı;
"Bu sahaya 26 yıldır geliyoruz. Stres yönetme stratejisi geliştirdik. Bu stresi yönetmeye çalışıyoruz. Yönetemezsek hata yapıyoruz. Bu baskı insanın ömründen adeta birkaç yıl götürüyor." değerlendirmesinde bulundu.