VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
BİZE ULAŞIN
YAZARLAR
Edirne Ahval Haber - edirneahval.com

@ Haber Tarihi : 26 Ocak 2021 11:06:10

0 Yorum

Kez Okundu.

Uzaktan eğitime yakından bakalım

Bu hafta ilkokul, ortaokul ve liseler yarıyıl tatiline girdi. 25 Ocak 2021 Pazartesi günü başlayan yarıyıl tatili, ikinci dönemdeki bir haftalık ara tatilin eklenmesiyle üç hafta sürecek.

Beşinci kez ara karnesini alacak bir öğrenci velisi olarak son bir yılda yaşadıklarımı paylaşmak istedim.

Sabah uyanma, giyinme, kahvaltı, evden çıkma telaşı bu aşamalar geçmiş yıllardan beri alışılagelmiş bir düzen içinde ilerliyordu.

Sonra uzak eğitime başladık. Bir kaç hafta, bir ay süreceğini sandığımız bu zaman zarfında haliyle bazı alışkanlıklarımız da değişti. Sabahları bir saat fazla uyuduğu için memnun olan oğlum günler geçtikçe yarım saat fazlasını istemeye, beş dakika daha demeye başladı. Haklıydı; okul üniforması giymesine gerek yoktu ve ders saatinden beş,on dakika önce yataktan masasına geçmesi yeterliydi.

Böylelikle daha ilk haftalarda ders zilinin çalmasıyla engellerle dolu bir parkurun beni beklediğini anladım. İşi başından sıkı tutmaya karar verdim. Ders başlama ve bitiş saatlerini kaçırmamak için Hababam Sınıfı'nın Hafize Anası gibi ordan oraya koşturmaya başladım, tek eksiğim elimde bir zildi.

Yeni öğrendiği bilgileri, verilen ödev sayfalarını, aldığı aferini paylaşma gerekçeleriyle odadan sık sık çıktığı gözüme çarptı. Öğrencileri koruyup kollayan Hafize Ana'nın iyi niyetiyle bir yaramazlığa ön ayak olduğumu düşündüm. Bu davranışı tekrar ettiği bir gün bana bir şeyler anlattıktan sonra ona " Okuldayken dersten bu şekilde çıkman yasak olduğu için evdeyken de yapmamalısın" dediğimde aldığım cevap "Okulda sen yoksun ki neden dersten çıkayım?" oldu. Arkadaşlarının yanında olmamasının eksikliği mi annesinin yanında oluşunun verdiği artı bir puan mı bilemedim.

Ev eşyalarının, mobilyaların tozu yerine arkadaşlarını özlediğini sık sık dile getiren oğlumun gönlünü almaya başladım.

Zaman sıkıntısı olmadan ödevler yaptık. Bak ben bu konuları unutmuşum, biz bu derste şöyle yapardık diyerek unuttuğum onca anıyı ve bilgiyi hatırlama fırsatı buldum. Beşinci sınıf derslerini tekrar aldım, ilkokul arkadaşlarımın kulaklarını çınlattım. O öğretmen olup ders anlattı, ben öğrenci olup onu çileden çıkardım. Bilgi yarışması heyecanıyla testler çözdük, sadece ikimizin bildiği yeni oyunlar uydurduk. Komik filmler izledik, taş boyadık, karışım deneyleri yaptık, yeni tarifler denedik. Kutu oyunlarından sonra bilgisayar oyunlarında da galibiyetler aldım.

Kablo, internet bağlantısı koptuğunda kendi işlerimi ertelerken onun için kollarımı sıvamaya geçtim. Haliyle Maslow'un ihtiyaç piramidini de tepe taklak ettim.

Mutfağı, okul kantinini aratmayacak bir şekilde düzenleyerek lezzetli tostların püf noktalarını ve onun damak tadını iyice öğrendim. Cebinde akrep taşıdığı için henüz hiç birinin parasını ödemediğini de buraya not edeyim.

Her şeyi yazıya dökmeyi alışkanlık edinen hatta hala el yazısı kullanan biriyken onun; ders videoları, bilgisayarla katıldığı sınavlar, çözdüğü testler iki nesil arasındaki açılan farkı gözler önüne serdi.

Tenefüste koridorlarında koşturamadığı bir okulun, sırasında oturamadığı bir sınıfında, birbirlerinden ödünç silgi bile alamadıkları sınıf arkadaşlarıyla bir yarıyıl tatiline daha girdiler. Haliyle karneleri de digital oldu. Ama bazı şeyler değişmez; karne hediyesi isteme hakları hala baki.

Henüz Bu Haber İçin Yorum Yapılmamış
Adınız Soyadınız
Güvenlik Kodu
BENZER HABERLER