Düzenleme

Aynur UYSAL
Aynur UYSAL
aynuruysal@edirneahval.com
Yayınlanma 01.07.2024 - 12:30

Ülkemizde resmi kaynaklar tarafından ısrarla her yıl kişi başına düşen milli gelirin arttığı ifade ediliyor. Yani ekonomik olarak hem devlet hem de vatandaşlar çok iyi durumda olmalılar öyle değil mi? Peki öyleyse tamı tamına 562 (beş yüz altmış iki) çeşit vergi toplanırken yeni vergiler neden ekleniyor? Refah seviyesi yüksek ülkelerde devlet zengin vatandaşından daha yüksek vergi alırken, zengin iş insanlarına neden vergi affı getirilir? Eğer vergi affı olacaksa bu neden genele değil de sadece zenginlere uygulanır? Ayrıca dünyanın sadece üç ülkesinde, İran'da, Filipinler'de ve malum bizde "yurt dışı çıkış harcı" alınıyor! Diğer ülkelerde "yurt dışı çıkış harcı" diye alınan bir vergi ya da harç yok. Yoksul ülkelerde dahi alınmıyor.

Sanırım Belçika'daydı, devlet beklenenden fazla gelir elde edince bu fazla geliri bütün vatandaşları arasında eşit bir şekilde paylaştırarak hesaplarına yatırmış. Bizim ülkemizdeki insanların hesabına bırakın para yatırmayı, yeni gelecek ek vergilerle sanırım birçoğumuz aç kalacağız. Sadece tarımsal girdi fiyat endeksinde bir yıldaki artış % 52,20. 1 Temmuz'dan itibaren elektriğe % 38 yeni bir zam daha geliyor. Oysa ücretlinin ve emeklinin maaşında bu artışın çok altında bir artış olacak. Asgari ücretlilerde o da yok!

Sayın Bakanın söyledikleriyle gerçeklik arasında büyük bir çelişki var. İyi de neden? Ayrıca bize göre para birimi çok değerli olan İngiltere'de bile kırmızı etin kilosu 3 (üç) euro iken bizde neden 15 (onbeş) euro? İşte bütün bu çelişki ve zorluklara rağmen neden ek vergi paketi hazırlanıyor? Vatandaş olarak nedenlerini bilmek hepimizin hakkı değil mi?

Ülkemizde özellikle piknik alanları başta olmak üzere sokaklarımız, caddelerimiz, maalesef çöp kovaları olsa dahi sağa-sola rast gele atılan çöplerle dolu. Halkımıza yola, sokağa, piknik alanlarına çöplerin bırakılmaması gerektiğini nazik uyarılarla hatırlatmayı bir türlü başaramıyoruz. Hatta Edirne özelinde aktaracağım, yıllardır Edirne Çevre Gönüllüleri Derneği Tunca Nehrinin çevresini temizlemek için gönüllülerle temizlik günleri düzenler. Bu gönüllüler saatlerce emek vererek poşetler dolusu çöpleri nehirin kenarından toplarlar. Ancak bir hafta sonra aynı yere gittiğinizde yine çöp yığınlarını yerlerde görmeniz çok mümkün. Hatta Avrupa'ya açılan gümrük kapılarımızda yoğunluk olduğunda bekleyenler çöplerini kovalara atsınlar diye yol boyunca çöp kovaları kısa aralıklarla asılı. Ancak bu yoldan geçenlerin birçoğu da maalesef çöplerini yol kenarlarına rast gele fırlatıyorlar, böylece oldukça çirkin bir görüntü ve koku oluyor. Özellikle plastik içerikli atıklarla doğaya çok büyük zarar veriyorlar. Şimdi bazılarınız soracak, ek vergilerle çöplerin arasında nasıl bir bağlantı var diye. Şöyle ki; Sayın Bakanımız çöpleri piknik alanlarına, yeşil alanlara, yollara ve yol kenarlarına atanlara uygulanacak para cezasını içeren bir yasayı acilen meclise sunarsa, kısa sürede onaylanacağına inancım tam. Böylece hem ek vergilere ihtiyaç olmaz, hem de devletin kasasına bolca para gelir. Ayrıca ülkemizde dış ülkelerde olduğu gibi temiz bir görüntü oluşur. Ayrıca trafikte yayalara yol vermeyenlere, araç kullanırken cep telefonu ile konuşanlara ve araç içinde yüksek sesle disko gibi müzik açanlara verilen para cezaları arttırılırsa, hem ek gelir olmuş olur, hem de vergi oranlarının arttırılmasına ihtiyaç kalmaz.

Aynı zamanda trafikte düzen sağlanarak kaza riski azalmış olur. Sonuç olarak suçu işleyene verilen cezalar arttırılsın. Hiç suçu olmayan, ay sonunu getiremeyen dar gelirliye yüklenilmeden toplumsal düzen ve adalet bu cezalar sayesinde bir nebze olsun sağlanmış olur.

Sevgiyle kalın...

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!