Kış mevsiminde hava sıcaklıkları azaldıkça bağışıklık sistemimiz de buna bağlı olarak düşebiliyor. Bağışıklık sistemimizin düşmesi, hâlâ devam eden covid salgınına ve diğer viral enfeksiyonlara yakalanmamızı kolaylaştırabilir. Bu sebeple bağışıklık sistemimizi korumak bu dönemlerde en çok dikkat etmemiz gereken şeylerden biridir. Fiziksel aktiviteyi artırmak, mevsimine göre giyinmek ama en önemlisi ise sağlıklı ve dengeli beslenmek.
Bunun yanı sıra kış aylarında yağlı besin tüketiminde de artış görülmektedir. Evde vakit geçirme süresinin artmasıyla televizyon karşısında atıştırma isteğinin çoğalması vücut ağırlığımızda istenmeyen değişikliklere yol açabilir. Özellikle kronik rahatsızlığı olan bireylerin bu duruma iki kat daha fazla dikkat etmesi gerekir.
Hem bağışıklığımızı korumak hem de sağlıklı kilo kontrolü için özellikle bu aylarda bazı besinlerin tüketimine daha çok özen göstermemiz gerekmektedir.
Kış aylarında bolca bulunan kabak, lahana, karnabahar, maydanoz, havuç, brokoli gibi sebzeler bağışıklık sistemini güçlendirici özelliğine sahip ve antioksidan içeren A ve C vitaminleri bakımından zengindirler. Portakal, mandalina gibi kış meyveleri de yine Cvitamini bakımından zengin olup vücut direncini arttırır. Her gün en az 2 porsiyon meyve, 2-3 porsiyon sebze tüketilmesi enfeksiyonlara karşı bağışıklığımızı kuvvetlendirecektir.
D vitamini, kalsiyum ve fosfor emilimini düzenlemeye yardımcıdır. Bu sebeple yeterli miktarda almak, kasların güçlenmesi, diş ve kemik sağlığının korunması için oldukça önemlidir. D vitamini güneşten gelen UV ışınlarından elde edilip, vücudumuzda sentezlenir. Fakat kış aylarında, hava koşulları sebebiyle bu vitaminden çoğu zaman mahrum kalmaktayız. Balık, D vitamini ve beyin fonksiyonlarımız için gerekli olan omega 3 bakımından zengindir. Bu sebeple, haftanın en az 2 günü balık tüketmek sağlığımız için oldukça faydalıdır.
Bağışıklık sistemini güçlendirmede E vitaminin de etkisi çoktur. En iyi kaynakları; ceviz, fındık, fıstık gibi yağlı tohumlar; ıspanak, pazı gibi koyu yapraklı sebzeler, zeytinyağı, avokado ve kuru baklagillerdir. Günde en az 3 adet yağlı tohumların, haftada 2-3 defa kuru baklagillerin tüketilmesi vücut direncimizi artırmamızı sağlayacaktır.
Kilo kontrolünü sağlamamız içinse; akşamları evde televizyon karşısında yağlı ve paketli atıştırmalıklardan ziyade küçük kasede yağsız patlamış mısır ya da 1 porsiyon meyve tüketmek daha faydalı olacaktır. Fiziksel aktiviteyi arttırabilmek, soğuk havalarda evde spor yapma alışkanlığı kazanmak ve bunu sürdürebilmek, hem sağlığımız hem de düzensiz kilo alımını engellemeye yardımcı olacaktır. Fiziksel aktivitenin azlığı kabızlık problemlerini beraberinde getirebileceğinden yine aktif kalabilmek ve lifli besinlerin tüketimini arttırmak bu sorunu ortadan kaldıracaktır.
Yaşamımızın her döneminde yeterli miktarda makro ve mikro besin ögelerinin alımı sağlığımızın sürdürülebilmesi için esastır. Fakat en çok bu aylarda 2 kat dikkat etmek, her yaş grubu için elzemdir. Hastalıklara karşı bağışıklığımızı besinlerle kuvvetlendirmek bizi her zaman dinç tutacaktır.
Sağlıklı günler.