Edirne’nin köklü tarihi, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivlerinden çıkan tarihi görüntülerle yeniden canlanıyor. 1959 ve 1968 yıllarına ait siyah-beyaz kayıtlar, Selimiye’nin gölgesinde akan hayatı, dönemin çarşı pazar telaşını ve şehrin zamana meydan okuyan dokusunu gözler önüne seriyor. İşte Edirne’nin yaşayan hafızasından çok özel kesitler…
Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü arşivlerinden gün yüzüne çıkan tarihi görüntüler, bizi Edirne’nin sokaklarında sessiz ama derin bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Bugün modernleşen Edirne’nin temellerinde yatan siyah-beyaz hatıralar, şehrin kimliğini ve yarım asırlık değişimini yeniden okumamızı sağlıyor.

1968 Yılının Edirne Sokakları: Zamanın Durduğu Anlar
Arşivlerin en dikkat çeken bölümlerinden birini, 1968 yılının Edirne sokakları oluşturuyor. Taş sokaklarda yürüyen insanlar, eski Edirne’nin kendine has gündelik yaşamı ve Selimiye’nin gölgesinde şekillenen bir şehir kültürü görünüyor. Her karesiyle geçmişin hafızasını bugüne taşıyan bu görüntüler oldukça dikkat çekti.

Yarım Asır Önce Edirne Çarşısı: Esnafın ve Ticaretin Kalbi
Yine 1968 yılına ait bir diğer kayıt ise Edirne Çarşısı’nın ticari ve sosyal hayatına ışık tutuyor. Günümüzden yarım asır öncesinin kalabalık sokakları, dönemin esnafları, alışveriş telaşı ve kerpiç-ahşap kokulu dükkanlar görüntülere yansıyor. Edirne Çarşısı’nın yarım asrı aşan ticari dönüşümüne tanıklık ettiğimiz bu görüntüler, şehrin ekonomik hafızasını tazelemek isteyenler için eşsiz bir kaynak sunuyor.
Selimiye Camii’nin Tarihi Restorasyonu ve Adnan Menderes’in Ziyareti
Arşivlerin en vurucu ve tarihi belgelerinden biri ise bizi daha da geriye, 1959 yılına götürüyor. Dönemin Başbakanı Adnan Menderes’in Edirne ziyareti sırasında objektiflere yansıyan Selimiye Camii, Mimar Sinan’ın “ustalık eserim” sözünün ihtişamını o yıllarda da gözler önüne seriyor.
