Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü, geçtiğimiz ay Keşan’a bağlı Gökçetepe, Sazlıdere, Pırnar ve Çamlıca köylerini kapsayan "Gökçetepe Rüzgar Enerji Santrali (RES) ve Elektrik Depolama Tesisi (EDT)" projesi için "ÇED olumlu" kararı verildiğini duyurmuştu. Bölgede 15 türbin ve bir elektrik depolama tesisi kurulmasını içeren bu karar, yerel yönetim düzeyinde ilk ciddi yankısını buldu.
CHP Keşan İl Genel Meclis Üyesi Mehmet Güneş Yılmaz; Ege Denizi’ne 15 kilometre, Gökçetepe Tabiat Parkı’na 1,2 kilometre, Sazlıdere Göleti’ne 1,2 kilometre ve Mercan Göleti’ne 1,7 kilometre gibi kritik mesafelerde yer alan projeyle ilgili Haziran ayının ilk meclis toplantısında gündem dışı söz aldı. Yılmaz, Edirne'nin en değerli ekolojik hazinesi olan Saros havzasındaki projelerde çevresel etkilerin çok daha hassas ve titiz bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
'BİNLERCE AĞAÇ KESİLECEK, BÖLGE HALKI KAYGILI'
Açıklanan ÇED raporundaki detaylara dikkat çeken Yılmaz, projenin doğrudan yaşam alanlarını tehdit ettiğini belirterek şunları söyledi:
“ÇED raporuna göre projenin tarım alanları, orman alanları, mera alanları ve havza koruma kuşakları içerisinde kalan bölgelerin yer aldığı görülmektedir. Binlerce ağacın kesilecek olması da bölge halkının kaygılarını artırmaktadır. Enerji üretimi elbette önemlidir. Ancak enerji politikaları oluşturulurken doğanın, tarımın, su kaynaklarının ve bölgenin turizm potansiyelinin geri dönüşü olmayacak şekilde zarar görmemesi gerekir.”
'SAROS PARÇA PARÇA DEĞİL BÜTÜN OLARAK ELE ALINMALI'
Tehlikenin sadece Gökçetepe RES ile sınırlı kalmadığını, Saros Körfezi'nin daha büyük bir enerji kıskacında olduğunu ifade eden Meclis Üyesi Yılmaz, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Üstelik konu yalnızca bugün gündemimizde olan RES projesi değildir. Enerji Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalarda Saros Körfezi'nin deniz üstü rüzgar enerji sahaları arasında gösterildiği görülmektedir. Bu nedenle Saros'un geleceği, parça parça projeler üzerinden değil, bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Tarım, turizm, doğal yaşam ve enerji yatırımları arasında doğru denge kurulmalı, bölge halkının görüşleri mutlaka dikkate alınmalıdır. Kalkınma adı altında doğayı tüketen değil, doğayla uyumlu bir anlayışa ihtiyaç var. Saros'un rüzgarı enerji üretsin, ancak Saros'un doğası bunun bedelini ödemesin.”
Adem Batuhan SEVER