Edirne Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özay Öztürk, Orta Doğu’da tırmanan gerilimin enerji lojistiğini ve akaryakıt fiyatlarını doğrudan etkileyerek enflasyonla mücadele sürecini olumsuz etkileyeceğini söyledi. Hürmüz Boğazı’nın kapatılmasıyla oluşan aksamanın, dünyadaki enerji lojistiğini yüzde 30 oranında sekteye uğratabileceğini dile getiren Öztürk, savaşın devam etmesi durumunda İran'dan gübre ithalatı gibi kritik emtia tedarikini tehlikeye gireceğine vurgu yaptı. Öztürk, artan maliyet baskısı karşısında üreticiyi koruyacak sürdürülebilir tarım politikalarının hayata geçirilmesinin stratejik önem taşıdığını vurguladı.
Edirne Ticaret Borsası (ETB) Yönetim Kurulu Başkanı Özay Öztürk, İran ile ABD-İsrail hattında tırmanan gerilimin Türkiye ve bölge ekonomisi üzerindeki olası etkilerine dair gazetemize özel açıklamalarda bulundu. Öztürk, enerji bağımlılığı ve lojistik hatlardaki aksamaların hem özel sektörü hem de vatandaşın cebini doğrudan etkileyeceğini vurguladı.
"DÜNYA ENERJİ LOJİSTİĞİNİN YÜZDE 30'U TEHLİKEDE"
Türkiye'nin dışa bağımlı enerji yapısı nedeniyle gelişmeleri endişeyle takip ettiklerini belirten Öztürk, "Türkiye yurt dışına enerji anlamında bağımlı bir ülke. Bu bağımlılık nedeniyle yaşanan gelişmeleri doğal olarak endişeyle takip ediyoruz. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın kapatılması; bölgede yaşanacak bir aksama, dünya enerji lojistiğinin yaklaşık yüzde 30’unun engellenmesi anlamına geliyor. Bu da oldukça yüksek bir oran. Bir taraftan diğer petrol üreticilerinin üretim kapasitelerini artırma yönünde kararlar aldığı konuşuluyor ancak bunun bugünden yarına ne kadar yeterli olacağı, sorunu ne ölçüde çözeceği zamanla görülecek. Şu anda Brent petrol fiyatlarında zaten bir artış söz konusu ve bu artışın daha da yukarıya gitmesi bekleniyor. Brent petrolün yükselmesi doğal olarak akaryakıt fiyatlarını da etkiliyor. Akaryakıt fiyatlarının artması ise enflasyon üzerinde ciddi bir baskı oluşturacaktır. Bu durum enflasyonla mücadele sürecini biraz sekteye uğratabilir, hatta sürecin uzamasına neden olabilir. Sonuçta oluşacak maliyet artışı hem özel sektöre hem de vatandaşın cebine doğrudan yansıyacaktır" ifadelerini kullandı.
"SÜREÇ UZADIKÇA SORUNLAR DERİNLEŞECEKTİR"
Gerilimin uzun sürmesinin piyasalardaki risk algısını kemikleştireceğine dikkat çeken Öztürk, "Eğer bu süreç birkaç ay daha devam ederse tablo daha da zorlaşabilir. Süre uzadıkça sorunlar derinleşecektir. Bu sadece petrol tarafında değil, birçok farklı alanda hissedilecektir. Çünkü Hürmüz Boğazı sadece petrol taşımacılığının değil aynı zamanda önemli bir emtia hareketinin de gerçekleştiği bir nokta. Şu anda herkes Brent petrol fiyatlarına odaklanmış durumda. Aynı zamanda altın piyasası da yakından izleniyor. Savaşın ilk başladığı anda altın fiyatları hızlı bir şekilde yukarı yönlü hareket etti. Bu aslında piyasanın riskten kaçınma refleksiyle altına yönelmesinin bir sonucuydu. Daha sonra fiyatlarda bir miktar geri çekilme yaşandı. Ancak önümüzdeki süreçte altına yönelik talebin yeniden artması muhtemel görünüyor. Fakat eski dönemlerde olduğu gibi çok hızlı yükselişlerin olup olmayacağını artık uzmanlar bile kesin şekilde öngöremiyor. Çünkü piyasalar artık insanların risk algısına, ekonomik beklentilere ve küresel gelişmelere göre şekilleniyor" diye konuştu.
"İRAN BİZİM İÇİN ÖNEMLİ BİR GÜBRE TEDARİKÇİSİ"
Meseleyi sadece petrol fiyatları üzerinden okumanın eksik kalacağını ifade eden Öztürk, tarımsal girdilere de dikkat çekerek, "İran ile ilgili yaşanan gelişmeler aslında bir yönüyle beklenen bir durumdu. Bu ihtimale karşı piyasalarda belirli bir seviyeye kadar pozisyon alınmıştı. Ancak olay gerçekleştiğinde doğal olarak yeni bir tablo ortaya çıkıyor. Bu da herkes açısından farklı bir değerlendirme sürecini beraberinde getiriyor. Şu anda piyasalar ne olacağını anlamaya ve olası senaryoları değerlendirmeye çalışıyor. Eğer bu süreç uzarsa Brent petrolün yanı sıra emtia fiyatlarında, tedarik zincirinde ve ticarette ciddi etkilenmeler yaşanabilir. Bu nedenle savaşın kısa sürede sona ermesi hem bölge halkı açısından hem dünya ekonomisi açısından büyük önem taşıyor. Çünkü İran bizim için aynı zamanda önemli bir gübre tedarikçisi. Bu alanda da ciddi etkiler ortaya çıkabilir. Yani mesele sadece petrol değil. Gübre, ticaret ve tarım ürünlerinin fiyatları başta olmak üzere birçok alan bundan etkilenebilir" dedi.
"STRATEJİK ANLAMDA HAZIRLIKLI OLMALIYIZ"
Türkiye'nin jeopolitik risklere karşı aldığı önlemlerin altını çizen Öztürk, "Benim gördüğüm kadarıyla Türkiye bu tür risklere karşı belirli tedbirler almaya çalışıyor. Özellikle savunma sanayisindeki yatırımlar bunun önemli göstergelerinden biri. Bunun yanında jeopolitik risklerin derinleştiği bir dönemden geçiyoruz. Türkiye’nin uluslararası ilişkilerde farklı ülkelerle geliştirdiği politikalar ve diplomatik adımlar da dikkat çekiyor. Bütün bunlara baktığımızda risklerin her an kapımıza gelebileceği bir coğrafyada yaşadığımızı unutmamak gerekiyor. Bu nedenle hem ekonomik hem de stratejik anlamda hazırlıklı olmakta her zaman fayda var" ifadelerini kullandı.
Adem Batuhan SEVER