'Sanki birileri çiftçiyi istemiyor'
Edirne Belediye Meclisi Tarım Komisyonu Başkanı İsmail Sancakçavuşu, 2024 yılında ekilen buğdayların destekleme ödemelerinin hala yapılmadığını belirterek, desteklerin enflasyon oranında güncellenmesini ve üreticinin alım gücündeki kaybın giderilmesini istedi. Sancakçavuşu; "Bizden ne istiyorsunuz? Kuraklıkla zaten sınandık. Ürünlerimizi üç yıl öncenin fiyatıyla satıyoruz, ama mazotu, gübreyi, ilacı iki yıl sonrasının enflasyonuyla alıyoruz. Bu sürdürülebilir değil. Bu mesele artık sadece ekonomik bir mesele olmaktan çıktı, toplumsal bir sorun haline geldi. Kendimizi dışlanmış hissediyoruz. Sanki birileri çiftçiyi istemiyor gibi bir hava var" dedi.
Edirne Belediye Meclisi Tarım Komisyonu Başkanı İsmail Sancakçavuşu, 2024 yılı buğday destek ödemelerine ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Desteklerin düşürülmesi, ödemelerin gecikmesi ve üreticinin alım gücündeki kayba dikkat çeken Sancakçavuşu, yaşanan sürecin artık yalnızca ekonomik değil toplumsal bir meseleye dönüştüğünü söyledi.
'DESTEK SİSTEMİ YARI YARIYA DÜŞTÜ'
Sancakçavuşu açıklamasında, “Bugün 14 Şubat 2026. Çiftçilerin yavaş yavaş faaliyete geçtiği, tarlaya inmeye başladığı bir dönemdeyiz. Çiftçi için yaklaşık 20 yıldır önemli olan bir destek sistemi vardı ve devletimiz bu konuda üreticiyi destekliyordu. Ancak bugün geldiğimiz noktayı kısaca özetlemek istiyorum. 2024 yılında buğdayda kilogram başına aldığımız destek 1 lira 75 kuruştu. Yani dönüm başına ortalama 400 kilogram buğday aldığımızda yaklaşık 700 lira destek alıyorduk. Buna ek olarak mazot ve gübre desteğimiz vardı, o da yaklaşık 180 liraydı. Yani 2024 yılında hasat ettiğimiz buğdaydan dekar başına toplam 880 TL devlet desteği almış olduk. Daha sonra devletimiz dedi ki: ‘Artık verime dayalı değil, dekara dayalı destek vereceğiz.’ Biz de ‘Büyüklerimizin bir bildiği vardır’ dedik. Ne kadar olacağını sorduğumuzda temel destek olarak 317 TL, planlı üretim desteğiyle birlikte yaklaşık 314–317 TL civarında bir rakam açıklandı” ifadelerini kullandı.
'ÖDEMELER HALA YAPILMADI'
Trakya’daki üretim modeline değinen Sancakçavuşu, “Yıl 2024, aylardan Kasım. Trakya’da münavebeli ekim yapılır; bir yıl buğday, bir yıl ayçiçek, bir yıl kanola, sonra tekrar buğday. Şu anda siyah görünen bu tarlaya 2024 Kasım ayında buğday ektik. O dönem bize buğday desteklerinin yarı yarıya düşürüldüğü söylendi. ‘Tamam’ dedik. Tarlayı ektik, gübresini attık, mazotunu yaktık, ilacını attık, hasadını yaptık. Ardından 2026 yılı için ayçiçeği ekmek üzere tarlayı nadasa bıraktık. Ancak 2024 yılında hak ettiğimiz buğday desteğini hâlâ alamadık. Bugün 14 Şubat. O gün 634 TL’ye razıyken 28 kilogram mazot alabiliyorduk, 50–55 kilogram gübre alabiliyorduk. Bugün o parayı verseler sadece 12 kilo mazot, yaklaşık 30 kilo gübre alabiliyoruz. Para aynı para ama alım gücü yarı yarıya düştü” şeklinde konuştu.
'ZATEN KURAKLIKLA SINANDIK, BİZDEN NE İSTİYORSUNUZ'
Kuraklık sürecine de değinen Sancakçavuşu, “Ülke olarak kuraklık yaşadık. ‘Devletimiz büyüktür, bize destek olur’ dedik. Ama destekler yarı yarıya azaldı. TARSİM kuraklık sigortası yaptırdık. ‘Hiç olmazsa verim alamazsak sigortamız var’ dedik. Ama öyle bir sonuç çıktı ki ödediğimiz poliçe bedelinde kaldık. Poliçe paramızı bile geri alamadık. ‘Devletimiz arkamızdadır’ dedik. Tarım Kredi Kooperatifleri ve Ziraat Bankası borçlarımızı erteler diye düşündük. Erteleme bir yana, faizler artırıldı. amam dedik, yine malımızı Tarım Kredi’den alırız, bankalardan sivil kredi çekeriz dedik. Bu sefer de ‘Vergi borcun varsa, Bağ-Kur borcun varsa kredi yok’ denildi. Bizden ne istiyorsunuz? Kuraklıkla zaten sınandık. Ürünlerimizi üç yıl öncenin fiyatıyla satıyoruz, ama mazotu, gübreyi, ilacı iki yıl sonrasının enflasyonuyla alıyoruz. Bu sürdürülebilir değil” dedi.
'SANKİ BİRİLERİ ÇİFTÇİYİ İSTEMİYOR'
Sözlerini sert bir çağrıyla tamamlayan Sancakçavuşu, “Destekler en kısa zamanda güncellenmeli ve güncel değeriyle ödenmeli. Şimdi askıya çıkmış; ikiye bölünmüş, bir kısmı martta, bir kısmı mayısta deniliyor. Zaten bir avuç para. Onu da parça parça vermek çözüm değil. Bu mesele artık sadece ekonomik bir mesele olmaktan çıktı, toplumsal bir sorun haline geldi. Kendimizi dışlanmış hissediyoruz. Sanki birileri çiftçiyi istemiyor gibi bir hava var. Ama unutmayın, bizim umudumuzu da çalmayın. 20 yıl önce Türkiye kendi kendine yetebilen yedi ülkeden biriydi ve biz bununla gurur duyuyorduk. Bugün çiftçi ek iş yapmadan çocuklarına yetemiyor. Bu mu reva görülen? Destekler acilen enflasyon oranında güncellenmeli. ‘Vergi borcu var, Bağ-Kur borcu var’ gibi uygulamalar üreticiyi cezalandırmak yerine üretimden koparıyor. O para yine tarlaya gidecek, yine üretime dönecek, yine bu ülkenin refahı için harcanacak. Bu meseleye en kısa sürede çözüm bulunmalı” diye konuştu.
Adem Batuhan SEVER