Emeklilik günlerini boş geçirmek yerine doğaya adayan Önder, Mimar Sinan Caddesi’ndeki evinin bahçesini önce yeşillendirdi, ardından memleketi Giresun’un Görele ilçesinden getirdiği meyve fidanlarını toprakla buluşturdu. Rengarenk çiçeklerle süslediği bu alan, zamanla mahallenin en özel köşesi haline geldi.
_google_ers_1781006539.jpeg)
‘ÇOCUKLUKTAN ALIŞTIK’
Evli ve iki çocuk babası olan Hüseyin Önder, içindeki bu güçlü doğa sevgisinin çocukluk yıllarına dayandığını belirterek geçmişi şu sözlerle yad etti:
“Köylü çocuğuyuz. Annemiz babamız biz doğduktan sonra, yürümeye başladıktan sonra bizi ağaca taşa çıkmayı öğrettiler. Annemizin, babamızın, köydekinin herkesin işi oydu. Bağ bahçeye çocuklarla giderlerdi. Yazın köyde okullar şehir okullarından 15-20 yirmi gün önce daha tatile girerdi. Erken dağılsın ki annelerine, babalarına tarlada, bahçede hayvan otlatmaya yardım etsinler. Bu şekilde yetiştik biz. Ağaçtan taştan hiç inmedik. Bana halen garip gözlerle bakıyorlar, ‘amca düşersin ağaçtan, ne işin var?’ diyorlar.”

‘10’UN ÜZERİNDE MEYVE VAR’
Görevi bıraktıktan sonra tüm enerjisini bu alana yoğunlaştırdığını ifade eden emekli başkomiser, çorak bir topraktan nasıl bir orman yarattığını şu cümlelerle aktardı:
“Ben de emekli olmaya başladıktan sonra bu bahçeyle ilgilenmeye başladım. Ben buraya geldiğimde, bir nevi çöl gibiydi. Bir el attım ve aşağı yukarı 400’ün üzerine üzerinde ağaç yetiştirdim. Bir çocuk gibi, bir bebek gibi. Aynen öyle itina gösterip bu hale getirdik. Burası şu anda Edirne saklı cenneti. Yaklaşık 10’un üzerinde çeşitli meyve var.”
_google_ers_1781006590.jpeg)
‘ATADAN, DEDEN KALMA TOHUMLAR’
Bahçesinden elde ettiği mahsulleri çevresiyle paylaşmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getiren Önder, yetiştirdiği meyvelerin kökenini ve doğallığını şu şekilde anlattı:
“Halen bu bahçeyle ilgileniyorum. Çoluğa çocuğa bu mahalleden gelip geçenlere ağaca çıkıp dutu döküyorum, tenteyi tutuyorum. Bu meyvelerin bir özelliği de, tohumlarını memleketimden getirdim. Belki atadan dededen kalma tohumlar bunlar. Giresun Görele'den getirdim. Karadeniz’in kokulu siyah üzümü, incir, erik, kiraz var. Hepsi oradan gelme.”

‘İLK KEZ GÖRENLER İNANAMIYOR’
Dışarıdan gelen tepkilerin kendisini çok gururlandırdığını belirten Önder, bahçenin çevreye olan mikroklimatik etkisine de değinerek konuşmasını şöyle sonlandırdı:
“Burayı ilk defa görenler önce inanamıyorlar burayı bu hale getirdiğime. Şaka zannediyorlar. Tabii çevredeki vatandaşlar da anlatınca o zaman ikna oluyorlar. Özellikle ön caddeyi değil, bizim bu apartmanın olduğu sokağı kullanan insanlar var. Ormanın içinden geçiyor hissi uyandırdığını söylüyorlar. Hele ki yazın en az 7-8 derece fark ediyor sıcaklık.”
