Ragbi Günlükleri 110

Zafer ERAY
Zafer ERAY
zafereray@edirneahval.com
Yayınlanma 18.07.2022 - 17:09

Hakemlik müessesesi; sahada oynanan oyunun, önemli sac ayaklarından bir tanesidir. Türk ragbisi; oyun olarak gelişimini sürdürürken, Türk ragbi hakemlerimiz de oyuna paralel gelişimlerini devam ettiriyorlar. Geldikleri noktada, artık uluslararası organizasyonlarda maç yönetmeye başladılar. Türk ragbi hakemliği adına, ilkler yaşandı Haziran ve Temmuz ayları içerisinde. Önce Merkez Hakem Kurulu(MHK) Başkanı Servet Uslu, sonrasında da Medine Doğan, uluslararası sahnede düdük çaldılar.

Ragbi Günlükleri'nin bu haftaki yazısında, Onlar'ın heyecanına ortak olacağız. Katılımları için kendilerine teşekkür ediyor ve röportaja geçiyorum.   

ZAFER ERAY(ZE): Okuyucularımız için kendinizden biraz bahseder misiniz?

MEDİNE DOĞAN(MD): Öncelikle bu röportaj için çok teşekkür ederim. Kısaca kendimi tanıtayım. Ben, Medine DOĞAN. 22 yaşındayım, Samsunluyum ve Ankara'da yaşıyorum. Bartın Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Spor Yöneticiliği bölümünden mezunum.

SERVET USLU(SU): Merhaba, ben Servet USLU. Türkiye Ragbi Federasyonu Merkez Hakem Kurulu Başkanıyım. 5 yıldır aktif hakemlik yapıyorum. Hakemlik dışında kendi Turizm Organizasyon şirketim var. İş hayatıma orada devam ediyorum. Ragbiden ilk günden beri çok zevk alıyorum ve oyunculuğu bırakırken, bu spordan kopmak istemiyordum. Bu yüzden, hakemlik yapmaya karar verdim ve bir şekilde oyunculuk yapmasam bile bu camiada, bu sporun içinde kalabildim.

ZE: Ragbiyle tanışma ve hakemliğe başlama hikâyelerinizi anlatır mısınız?

MD: Ragbiye tanışmam üniversite oldu. 1.sınıfta, sınıf grubuna atılan bir mesajla antrenmana gittim ve sert bir spor olması ilgimi çekti. Böylelikle ragbi, hayatıma girdi. 1. sınıfın sonunda antrenörlük belgemi aldım. Ragbiye daha çok zaman ayırmaya başladım derken, araya pandemi girdi. Tabii ragbiden kopmadım, ragbi bilgimi geliştirmek için internetten maçlar izledim.  Pandemiden sonra Türkiye Ragbi Federasyonu'nun sayfasında hakemlik başvurusu gördüm ve hemen başvurdum. Hakemlik eğitimimi aldım. Bu sırada, oyunculuk kariyerim devam ediyordu.  Hakem arkadaşım, şimdiki MHK Başkanımız Servet Uslu'ya, ''Ben belgemi aldım. Maçlara çıkmak istiyorum.'' diye söyledim. O da sağolsun o zamanın MHK Başkanı Saliha Üçpınar Başkanım'a durumu iletti. Bana güvenerek maçlara çağırdılar. Bir yıl boyunca, sadece turnuvalarda yardımcı hakemlik yaptım. 2022 sezonu 7'li Ragbi Erkekler 1. etapta, MHK Başkanımız Servet Uslu'nun ve Ragbi Teknik Kurul Başkanımız Oğuzhan Danışmaz'ın bana özgüven vererek, orta hakem olarak maçlara çıkmama yardımcı oldular. Yeniydim, heyecanlıydım ama onlar, konuşmalarıyla ve destekleriyle beni çok rahatlattılar. Hakemlik kariyerim böyle başladı.

SU: Ragbiyle, lise hayatımda tanıştım. Ama sadece seyirci olarak, pasif katılımım vardı. Kendi branşım, ragbi için çok zıt bir branş. Bu yüzden, aktif oynamaya lise dönemlerinde başlamamıştım. Üniversiteye başladığımda, kendi branşım olan dansı bırakmıştım ve Bartın Üniversitesi'nde ragbi takımı kuruluyordu. Bu takımın da ilk senesiydi. Bende bunu öğrendiğimde, takıma katıldım. Aktif oyuncu olarak katılımım bu şekilde oldu. Hakemlik hayatıma, 2017 yılında oyunculuğu bırakarak başladım. O zamanlarda Ünilig organizasyonu sırasında otelde, hakemlik eğitimi verilmişti ve bende o eğitime katılarak hakemlik aldım ve hala aktif olarak hakemlik yapmaktayım.

ZE: Hakemin oyundaki önemi nedir sizce? Nasıl bir felsefeyle yaklaşıyorsunuz ''Hakemlik''e?

SU: Hakemin oyundaki önemi, aslında gerçekten bilinenden büyük bir seviyede. Hakem kesinlikle ama kesinlikle tarafsızlığın simgesi olmalı. Hakem; burada oyunu durduran yavaşlatan kişi değil, oyunun en güvenli, en hızlı, en seyir keyfi yüksek şekilde geçmesini sağlayan kişi olmalı. Felsefesi gereği şiddetli görünen, nabzı yüksek olan bir spor. Bu yüzden hakem oyunun ve oyuncunun güvenliğini sağlayan kişi olmak zorunda, tarafsızlığıyla bunu en iyi şekilde yönetmek zorunda. Hakemlerde hata yapabiliyor, ülkemizde nasıl sporcular her geçen gün bu sporu öğreniyorsa, ileriye gitmek için kendini geliştiriyorsa, hakemlerde her geçen gün daha iyisi olmak için çalışmalı ve kendi öz gelişimini de bizim verdiğimiz eğitimler dışında devam ettirmeli.

MD: Bence,  hakemler bir branşın gelişmesinde önemli yer alırlar. Çünkü maç içerisinde kuralları ve adaleti onlar uygular. Benim felsefem; oyuna çok fazla müdahale etmek değil, oyunu oynatmak. Hakemler; güleryüzlü, tutarlı, özgüvenli olmalı ve en önemlisi de sahanın kontrolü bende olmalıdır. Ben maçlara çıkmadan önce her zaman dışarıda olan her şeyi bırakıp, sadece maça odaklanırım. Her zaman maçı kafamda oynatırım ki karar vermede kendime yardımcı olurum.

ZE: Kural bilgisi ve hakemlik performansı olarak, kendinizi formda ve güncel tutmak için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

SU: Kural bilgisi için en güvenilir kaynak hepimizin bildiği üzere World Rugby Laws & Rules Book. Bu kitap üzerinden gerek internet sitesi olsun gerek federasyonumuz tarafından sağlanmış çevirisi olsun kuralları güncel bir şekilde takip ediyorum. Performans açısından kendim aynı zamanda SBF mezunu olduğum ve güç ve kondisyon eğitmeni olduğum için bu alanda kendim için düzenlediğim egzersiz programlarımı uyguluyorum. Bu programlar bir müsabık sporcunun programı gibi olmaktan ziyade daha çok kondisyon, çabukluk ve devamlılık üzerine olan egzersiz programlarını uyguluyorum.

MD: Kural kitabını okuyorum. Önceden İngilizce olduğu için pek fazla bakamıyordum. Şimdi Federasyomuz, kitabı Türkçe haline getirdi. Boş zamanlarımda hep okuyorum. Maçlar izliyorum. Takıldığım yerde, ''Bu pozisyon neden böyle karar verdi?'' diye bilgisi benden fazla olan hocalarıma soruyorum. Aslında kurallara ne kadar hâkim olsan da sahadaki maç tecrüben ne kadar fazla olursa, bilgin o kadar gelişiyor.  Bu yüzden, her turnuvaya gitmeye çalışıyorum.

ZE: Servet Hocam; 11-12 Haziran tarihlerinde, Malta'da oynanan 7'li ragbi erkekler Konferans 2 maçlarında ilk uluslararası tecrübeni yaşadın. Nasıl bir deneyimdi senin için?

SU: Bu benim için çok heyecan verici bir tecrübeydi. İlk gittiğimde karşılamaları, toplantılar bunlar hep farklı bir ambiyans olduğu için heyecanı arttıran unsurlardı. İlk atama maili geldi ve heyecanım iyice arttı. Çünkü turnuvanın ilk günü, iki tane maçım vardı. Gece boyu kendimi mental açıdan rahatlatmaya ve dinginleştirmeye çalıştım. İlk maçımı tamamlayana kadar heyecanım zirvede devam etti. Fakat ilk maçın son düdüğünü çaldıktan sonra, her şey benim için daha kontrollü bir hal aldı. Çok keyifli, çok heyecan verici bir tecrübeydi. Özellikle Türkiye'den giden ilk hakem olmanın verdiği sorumluluk hissi ve baskısı zirvedeydi. Neyse ki üstesinden gelebildim ve en azından gelebildiğime inanıyorum. Tarafıma yapılan geri bildirimler de bu yönde. Umuyorum ki devamı gelecek.

ZE: Medine Hocam; sende 8-9 Temmuz tarihlerinde, Zabki'de oynanan 7'li ragbi U18 kadınlar Trophy Serisi'nde ilk uluslararası maçlarını yönettin. Senin için nasıl bir deneyimdi?

MD: Çok heyecanlı bir serüvendi. Bir yandan da ülkemi böyle bir yerde temsil etmek gurur vericiydi. İlk gittiğimde, tereddütlerim vardı. ''Yapabilir miyim?'' endişesi taşıyordum. Ama Türkiye'deki hakem hocalarım, beni motive ettiler. Kural bilgisinde takıldığım noktalarda, verdikleri bilgilerle rahatlattılar. Oraya heyecanlı gitsem bile, onu orda bırakıp, güzel sonuçlarla döndüm.

ZE: Organizasyondaki diğer hakemlerle paylaşımlarınız nasıldı? Ufak tavsiyeler aldınız mı?

SU: Diğer hakemler; çok cana yakın insanlardı, güler yüzlülerdi. Onların bu tavırları beni rahatlatmıştı. Ufak tavsiyeler tabii ki aldım. Aralarında ilk kez Rugby Europe maçı yönetecek olan tek hakem bendim. Diğerlerinin en az Rugby Europe turnuvası göreninin, 10. turnuvasıydı. Tavsiyeleri genelde yapıcı, iyiye gitmek üzerine verilen tavsiyelerdi.

MD: Hepsi gerçekten o kadar iyilerdi ki tecrübeli hakemler olarak beni hep desteklediler. ''Asla korkma! İlk turnavan ve senden müthiş şeyler beklemiyoruz. Burada öğrenmeni istiyoruz.'' dediler. Maçlardan sonra olsun, önce olsun hep beni rahatlattılar. Bilgilerini paylaştılar. ''Böyle yapsan, daha iyi olur.'' dediler. Gözlemciler, hakem menejeri ve hakemler hepsi tavsiyeleri söyledi. Benim için çok güzeldi.

ZE: Sahada oynanan ragbiye dair gözlemlerinizi de merak ediyorum. Ulusal liglerimiz, Avrupa'da rekabetin içerisinde kalmamız için yeterli mi sizce?

MD: Orada oynanan ragbi müthişti. U18 olmasına rağmen, o kadar profesyoneldi ki izlemesi ve yönetmesi çok zevkliydi. Biz, ragbide gelişmekte olan bir ülkeyiz ve Federasyonumuz bunun için gerçekten çabalıyor. Diğer ülkelerin avantajı, daha çocuk yaşta bu branşı tanıyorlar ve bununla yetişiyorlar. Malzeme açısından da sıkıntı yaşamıyorlar. Türkiye'de önceden malzeme sıkıntısı çok vardı. Ama Federasyomuz, bu konuda kulüplere destek veriyor. En önemlisi, şu anda Türkiye'de ragbiyi tanıma ilkokul yaşına kadar düştü. Düzenlenen tag ragbi, yıldızlar okul sporları olsun, kulüp liglerimizdeki gelişim ligleri olsun bu turnavalarin olması Avrupa'da gerçekten ''Bizde buradayız.'' demek oluyor.

SU: Oynanan ragbi aslında bizim seviyemizde bir ragbiydi. Benim bulunduğum turnuva Trophy vb. bir turnuva değildi. Konferans 2 turnuvasıydı ve aslında takımlarda, bizim seviyemizde takımlardı. Tabiî ki kendisini gösteren, farkını hissettiren takımlar aralarda vardı. Bizim liglerimizin tek eksiği, şartlar gereği yapılan uzun aralı etaplar. Daha sık maçların olması takımların, liglerin, sporcuların hepsinin daha iyiye gitmesi için bir etken olacaktır. Sporcularımızın genelde müsabaka eksiği oluyor. Bu da liglerin genel kalitesini etkiliyor.

ZE: Medine Hocam, gittiğin turnuvada aynı zamanda U18 7'li ragbi erkekler Şampiyona Serisi’de oynandı ve o maçların bazılarında yan hakemlik yaptın. O maçlardaki gözlemlerin nedir? Ben özellikle İrlanda'nın gençlerini çok beğendim.

MD: Aslında U18 Trophy için gittiğim turnuvada, U18 Championship'te görev almayı beklemiyordum. Benim için çok güzel bir tecrübe oldu. Tam anlamıyla erkekler, oynadıkları ragbiyle göz zevkimizi doldurdular. Oyun, oldukça hızlı ve akıcı ilerliyordu. Türkiye'de sporcular, her konuda itiraz ediyor.   Ama orada, onlar sadece ragbi oynuyordu. Tam anlamıyla profesyonellik vardı. Benim favorim Fransa'ydı. Hem oynadıkları oyun hem de fiziksel durumları harikaydı.

ZE: Servet Hocam, Merkez Hakem Kurulu Başkanı olarak sana sormak istiyorum. Türk hakemliğinin şu anki durumu nedir? Çözülmesi gereken problemlerimiz nelerdir?

SU: Türk hakemliğinin şu anki durumu, aslına bakacak olursak 5 yıldır içinde bulunduğum en iyi dönemlerinden birisi diyebilirim. Hakem sayımız arttı. Genç kardeşlerimiz hakemliğe istekli ve kendilerini geliştirmeye çalışıyorlar. Bizde onları en iyi şekilde eğitmek için çabalıyoruz. Bu yıl 3 tane hakemlik eğitimi açtık. Son eğitimi, bu ayın başında tamamladık. Önümüzdeki yıldan itibaren hakemlikte farklı çalışmalarımız olacak. Kademeleri artık devreye sokacağız. En büyük problemlerimizden birisi, ülke genelinde sadece hakemlik yapan kimse yok. Mutlaka herkes bir ligde oynuyor ya da bir ligde antrenör. Bu durum bizim için çok yorucu. Artık ülkemizde sadece bu sporun hakemi olarak bilinen bireyler de olsun istiyoruz. Hakem kendisini hakem olarak geliştirsin, oyuncu oyuncu olarak, antrenör antrenör olarak geliştirsin istiyoruz. Hakemlerin gelişimi konusunda şunu söyleyebilirim sizlere, artık hakemlikte kademeyi devreye sokacağımız için aday hakemlerin kendilerini geliştirip eğitimlere katılıp, müsabakalarda görev alıp il hakemliğine, il hakemlerinin bölge hakemliğine çıkması gerekecek. Bu bir anda olacak bir iş değil ama gerekli çalışmaları yapıyoruz. Artık daha sistemli bir şekilde ilerleyeceğiz.

ZE: Medine Hocam; 7'li ragbide birçok maç tecrübenin olmasının yanında, ilk kez bir 15'li ragbi maçını yönetme fırsatını da yakaladın geçtiğimiz 25 Haziran'da. Türk ragbi kadın hakemliği için de bir ilk oldu o görevin. 15'li ragbide hakem olmayı nasıl değerlendirirsin? O maça nasıl bir hazırlık yapmıştın?

MD: Aslında ilk maçım, o değildi. İlk maçım, Eskişehir-Konya maçıydı. Hiç beklemediğim anda geldi. 7’’li ragbi maçlarına çıka çıka alışmıştım. Bir gün MHK Başkanım beni aradı ve ''Konya-Eskişehir maçı senin.'' dedi. Ben, ''Nasıl olur başkanım? Yapabilir miyim? Sonuçta hiç 15'li ragbi maçı yönetmedim. Kurallar farklı, yapabilir miyim?'' dedim. Bir sürü tedirginlik vardı. Ama bana dedi ki ''Artık yapman gerekiyor. Bu işte asıl 15'lide kendini geliştirsin.''. Görevi kabul edip, Konya'ya gittim. Tabii ben, heyecandan bildiğim varsa bile unuttum. Ama sahaya girdiğimde,  ''Bu işi yaparsın Medine!'' dedim. Kendime güvenmem yeterliydi. İlk kadın hakem olarak 15'li ragbi maçına çıkmak, gerçekten gurur vericiydi. Türkiye'deki 15'li ragbi ligindeki algıyı da yıktığımı düşüyorum. Çünkü bana soruyorlar, ''7'li ragbi tamam yönetiliyor. 15'liyi nasıl yönettin?'' diyolar. Bende cevap olarak, ''Otorite benim sahada ve doğru da olsa yanlış da olsa kararları ben veriyorum.'' dedim.  Hakemlikte dediğim gibi maçlara çıkmam gerekiyor. Maçlara çıka çıka tecrübeleniyorum. Eskişehir-Ankü maçı, yine benim az da olsa maça çıkana kadar heyecanlı olduğum bir maçtı. Maça çıkmadan önce, bana kattıkları bilgilerle bir yerlere gelmeme yardımcı olan masa hakemim ve Ragbi Teknik Kurul Başkanımla maç öncesi konuşmalarımız, takıldığım yerde bana destek vermeleriyle güzel bir maç çıkardığımı düşünüyorum.

ZE: Son sözlerinizle tamamlayabiliriz.

MD: Başarı asla yattığın yerden gelmez. Ben, kendimi geliştirmek için gerçekten çok çabaladım. Yoruldum, usandım demeden elimde bir valizle turnuvaların olduğu her şehre gittim. Emeğimin karşılığını almaya başladığımı, gittiğim ilk uluslararası müsabakada hissettim. Ülkemi ve Türkiye ragbi camiasını gururlandırdıysam ne mutlu bana! Ama bu daha ilk adım ve kendimi daha çok geliştirip birçok başarı daha getirmek istiyorum. Öncelikle bana her zaman destek olan aileme, bana ragbiyi öğreten antrenörüm Alperen Kaya'ya, benim daha iyi olmam için imkán tanıyan MHK Başkanım Servet Uslu'ya, hakemlik eğitimimi aldığım Ebru Danışmaz Hocama, yine bilgisiyle bana destek veren Ragbi Teknik Kurul Başkanım Oğuzhan Danışmaz'a ve tabiki bize bu imkanları tanıyan Federasyon Başkanım Murat PAZAN'a, Başkan Vekillerim Filiz Çıkrıkçı ve Bülent Güler Başkanlarıma teşekkürü borç bilirim.

SU: Röportaj için sizlere teşekkür ederim. Sadece MHK Başkanı olduğum süreçte değil, bu camianın içinde bulunduğum sürece ülkemiz ragbisini de kendi ragbi bilgimi de geliştirmek ve daha ileriye taşımak için elimden gelen her şeyi yapmaya devam edeceğim. Tekrar çok teşekkür eder, esenlikler dilerim.

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!