664. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri coşkusunu henüz yaşamışken, Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu Edirne İl Temsilcisi Sayın Şamil Doğu Delen ile festival üzerine bir sohbet gerçekleştirdik.
ZAFER ERAY(ZE): Şamil Hocam, Türkiye Geleneksel Güreşler Federasyonu İl Temsilcisi olarak ilk Kırkpınar'ınızı geçirdiniz.Sizin için yoğun bir hafta sonu oldu. Genel olarak, sizin gözünüzden nasıl bir Kırkpınar organizasyonu gerçekleşti?
ŞAMİL DOĞU DELEN(ŞDD): Organizasyon gayet güzeldi. Zaten Federasyon Başkanımızın ve kurmaylarının getirdiği teknik kurulların aldığı kararlar neticesinde, birkaç yıldır lig güreşlerinden puan toplayıp gelen pehlivanların Kırkpınar'da güreşmesi nedeniyle, tabii ki daha elit sporcularla Kırkpınar'ı icra ediyoruz. Bu Kırkpınar'da bunlardan birisi oldu. Her değişimin seveni olur eleştireni olur. Olacaktır da... Hatalı yönleri varsa, süreç içerisinde düzeltilebilir. Federasyon başkanımız, bu işe el atarak bir düzene koydu. Pehlivanlar eskiden gece 12'lere kadar güreşiyordu, o gün kaç güreş yapacak bilmiyordu, saat kaçta güreşe çıkacak bilmiyordu. Ama bu sistem geldikten sonra bir pehlivan, o gün kaç maç yapacağını ve saat kaçta yapacağını biliyor. Bu uygulama pehlivan ve seyirci açısından oldukça iyi oldu. Seçilmiş pehlivanların olması, çayırdaki yoğunluğu azalttı ve seyircilerin, seyir zevki yüksek maç izleyebilmelerini sağladı. Sporcuların hazırlığını, vücut kompozisyonlarını sergileyen, bütün dünyaya gösteren bir branş haline geldi. Yeni sistemi destekleyen biri olarak, yağlı güreşlerimizin daha da iyi olacağını düşünüyorum.
Edirnemiz, yurt içinden ve yurt dışından birçok misafiri ağırladı. Özellikle Balkanlarda yağlı güreş çok seviliyor. Oralardan çok misafirimiz vardı.
İl temsilciliğimizin görev ve sorumlulukları içerisinde yer alan, üzerimize düşen ne varsa gerçekleştirmeye çalıştık. Federasyonumuzun emir ve talimatlarını, hakemlerimizin isteklerini yerine getirdik. Gelen güreşçilerimize yardımcı olduk. Sorunlar olabiliyor. Kimisinin yazısı geç geliyor, kimisi barınma problemi yaşıyor, bunların hepsi hızlı bir şekilde çözmeye çalıştık, üst makamlara ilettik.
ZE: Genel olarak, Edirne'de bir barınma problemi yaşanmadı değil mi?
ŞDD: Evet, genel olarak bir problem yaşanmadı. Tabii şunun da etkisi var. Eskiden 2500 civarı bir pehlivan yoğunluğu oluyordu. Bu 2500 pehlivanın antrenörü, seyircisi derken, sayı çok daha artıyordu. Bu yıl, yaklaşık 823 pehlivan Kırkpınar'da kol bağladı. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüz, pehlivanlara barınma sağladığı gibi kendi imkanlarıyla barınma bulamayan kim başvuru yaptıysa, İl Müdürümüz Selim Ak, ivedi bir şekilde müdahale ederek, kimseyi açıkta bırakmadı. İl Müdürlüğümüz yurtlarını sonuna kadar açtı.
ZE: Saha içerisine dönersek... Sahada en hareketli alan, hakem kulesinin önü ve antrenör bölgesi. Antrenör bölgesi, hakem kulesine yakın olduğu için itiraz seslerinin yükseldiğini sık sık duyuyorsunuz. Güreşler sürerken, sahaya atlayan antrenörleri, sporcu yakınlarını görüyorsunuz. Buna dair nasıl bir çözüm getirilebilir? Bunlar bir güvenlik zaafiyeti midir? Nahoş durumlara da yol açabilir mi?
ŞDD: Konuya şuradan bakalım. Kırkpınar çayırı bambaşka bir çayır. Buranın olimpiyatı. O heyecan ve yüksek nabız esnasında, sporcu ve yakınları, itirazlarını yoğun bir şekilde yaptıkları oluyor. Kule hakemlerimiz, eski başpehlivan olduklarından ve bu yollardan geçtiklerinden, uzaktan tartışma ortamı gibi görünse de gelen taleplere, itirazlara anlayışlı yaklaşarak, kameradan tekrar izleyerek en adil kararı vermeye çalışıyorlar. Agresif tepkilerle karşılaşsak da kule hakemlerimizin sağduyusu ile itirazlar çözüme kavuşuyor. Hem çevik kuvvetimiz hem özel güvenliklerimiz, hiçbir güvenlik zaafiyetine mahal vermeden, hemen müdahalede bulunuyorlar. Ama oradaki heyecanla, sevinçle sporcusuna sarılmak için sahaya girenler olabiliyor. Bu da sporun doğasında var.
ZE: Bu yıl, stadyumda bazı yenilikler vardı. Seyirciler düşünülmüş plastik koltukların üzerine minderler konulmuş, pozisyon tekrarlarının takip edilebilmesi için tribünlere televizyonlar asılmış, sıcaklardan bunalan seyirciyi rahatlatmak için pervaneler yerleştirilmiş.
ŞDD: Bunlar, Ufuk Özünlü Ağamızın vizyonundan kaynaklı diyelim. Kendisinin sıradan bir ağa olduğunu düşünmüyorum. Buradaki eksiklikleri görüp, daha konforlu bir seyir imkanı sağlamak istedi. Bunlardan başka, festivale gelen halka yemek dağıtıldı. Tuvaletleri yeniledi. Gördüğü eksiklere dertlenip, bu eksikleri çözmeye çalıştı.
ZE: Konu ağadan açılmışken, ağalık kıyafetinin geleneksel olması taraftarı mısınız? Modernize edilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
ŞDD: Kırkpınar, 664 yıllık bir organizasyon. 100. yılındaki geleneğini, elbisesini mi kullanacağız? 300. yılındakini mi? 500. yılındakini mi? Buralara çok takılmamak lazım. Bir yeniliktir. İnsanların motivasyonunu düşürmemek lazım. Peşrev üzerinden bir örnek vereyim. Balkanlarda farklı bir peşrev çeşidi vardır. Türkiye'de farklı bir şekilde çekilir. Türkiye'deki işi bilmeyenler, bunu eleştiriyor. ''Böyle peşrev mi çekilir?'' diyor. Güreşleri 20 yıldır televizyondan izliyorsunuz. Ama 664 yıllık bir tarih bu. Nereden biliyorsunuz 400 yıl önce çekilen peşrevi? Özetle, bunlara takılmamak lazım. Çalışan, katkı vermek isteyen insanların motivasyonlarının kırılmaması gerektiğini düşünüyorum.
Ağamızın akademik anlamda da çalışmaları var. İlgili fakültelerin ilgili bölümleriyle iletişime geçti. Günümüz çocukları teknolojiyle iç içeler. Onların ilgisini çekebilmek için bir yağlı güreş bilgisayar oyunu düzenletti. Bunun lansmanını yaptı. 1 milyon fidan kampanyası başlattı ve bu kampanyaya, 100 bin fidan bağışladı. Yine ihtiyacı olan aileler için 122 adet koç bağışladı. Güreşe her alanda katkı vermeye çalışırken, sosyal yardımlaşma yönünü de canlandırdı. Kendisine teşekkür ediyorum.
En önemlisi ise, Edirne'deki güreş tesis eksikliğini görmesi oldu. Bunun için de gerekeni yapacağını söyledi. Edirne'nin pehlivanı, haziranın başında ancak kıspet giyebiliyor. İklim şartları sebebiyle, kıspetle geçirdiğimiz süre çok kısıtlı. Antalyalı pehlivan şubatta kıspet giyerken, biz haziranda giyiyoruz. Bu durumla nasıl rekabet edebiliriz? Çoğu yerde kapalı tesis var, yağlı güreş antrenman salonları var. Kasım-Aralık aylarında kıspetinizi giyip, antrenmanınızı yapabiliyorsunuz.
İl temsilciliği olarak, Edirne Belediye Başkanımız Sayın Filiz Gencan Akın'la görüştük. Kendisi, bir kısım finansını sağladı. Gençlik Spor İl Müdürümüz Sayın Selim Ak ile de konaklama sorununu çözerek, Edirne'den on pehlivanımızı Antalya'ya kampa götürdük. Bu yıl Kırkpınar'da derece yapan kardeşlerimiz, Antalya'da kamp görenlerden. Bu kampın meyvelerini aldık.
Ağamızın bahsettiği tesis umarım şehrimize kazandırılır ve umarım, bu tesis yapılırken, güreşi bilenlerden, tesisi kullanacak olanlardan görüş alınır. Bir yağlı güreşçinin en büyük ihtiyacı kapalı çalışma alanı, açık çalışma alanı, yanında yatakhanesi ve yemekhanesi olmak üzere komple bir tesis. Örnek veriyorum, Edirne'de yüz pehlivan mı buradan faydalanacak. Bunu yüzde 50 arttırarak yaparsak, misafir ağırlayabiliriz, diğer sporcularla kamp yapabiliriz. Bu tip imkanları olanlar çok daha başarılı olabiliyorlar.
ZE: Kırkpınar sırasında, pehlivanların dinlenma alanlarını gezme fırsatı buldum. Her pehlivan dinlenma alanı, adına güreştiği belediyenin veya spor kulübünün imkanına göre farklılık gösteriyor. Kimisinin imkanı var, iyi şartlarda dinleniyor. Kimisi de bir tül perdenin içinde, eski bir yatağı sermiş, dinleniyor. Kırkpınar'a gelen bu seçilmiş pehlivanlara, asgari dinlenme şartları sağlanamaz mı?
ŞDD: Bu durumu gördüğün ve değindiğin için kutluyorum. İlgili makamlarımıza konuyu arz ederiz. Bu sporcular hepimizin sporcusu. Dediğiniz gibi bir standardın olması gerekiyor. Diğer yandan, sporcularımızın sağlığı da çok önemli. Hangi şartlarda, hangi hijyenik koşullarda dinleniyorlar bu konu üzerine bir çalışma yapılabilir. İlgili kişilere konuyu ileteceğime söz veriyorum.
ZE: Final maçına dair beklentiniz neydi? Böyle bir final bekliyor muydunuz?
ŞDD: İkiside çok sevdiğimiz, efendi, çalışkan insanlar. Final maçının puanlamaya gideceğini düşünüyordum. Puanlamada da minderden gelmenin, puanlamaya daha hakim olmanın avantajıyla Feyzullah Aktürk'ün biraz daha önde olacağını düşünmüştüm. Orhan Okulu, rakibini normal sürede bastırması gerektiğini düşünmüş.
ZE: 13 dakikada rakibini bastırdı Orhan.
ŞDD: Sert ve güzel bir müsabaka oldu. Orhan, bu yıl çok formada zaten. Geçmiş dönemde sakatlıkları vardı. Sakatlıklar olmasa, belki yine bu formu yakalayıp, kemer takabilirdi. Bu sezon, Orhan için sakatlıksız ve formda geçiyor. Güreş camiasında cazgırlar O'nu anons ederken, ''Er Meydanları'nın geri vitesi olmayan pehlivanı'' ifadesini kullanırlar. Sizde takip ettiyseniz, rakibini hep ileri sürer. Çok güçlü bir pehlivan.
ZE: Zaten paçanızı kaptırdınız mı bırakmıyor. Her şeye hazırlıklı olun.
ŞDD: Allah yolunu açık etsin. Pehlivan vasıflarını taşıyan bir sporcu. Feyzullah'ta benzer karakterde, yaşı genç bir sporcu. Ben, O'nun da kemer takacağına inanıyorum. Allah yolunu açık etsin.
ZE: Edirneli pehlivanlarımız üzerine ne söylersiniz?
ŞDD: Sezon başında bütün kulüplerimizle oturduk ve bir toplantı yaptık.Kulüpler arasındaki itilafları giderdik. Aramızda rekabet olmalı. Ama bunu birlik ve beraberlik içerisinde yapmalıyız. Bir masa etrafında toplanan kulüplerimizin idarecilerine de teşekkür ediyorum.
İl temsilciliği olarak üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz. Sporcularımızı kampa gönderdik. Kıspeti olmayan pehlivan bırakmadık. Maddi durumu olan/olmayan kulüplerimizin yanında, ferdi çalışan sporcularımız var. Trakya Birlik Genel Müdürlüğü ile irtibata geçerek, tüm sporcularımıza yağ temin ettik. Şu ana kadar gerçekleşen 3 lig etabına da araç kaldırdık. Bu işlerin finans kısmında Edirne Valiliği'nin, Edirne Belediye Başkanlığı'nın, Edirne Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü'nün büyük katkıları var. Edirne'yi Kırkpınar'da madalyasız bırakmayacağız diye söz vermiştik. Bu yıl, iki madalya aldık. Bir kardeşimiz de boy atladı. İmkanlarımız arttıkça, başarının artacağının da sözünü veriyorum.
ZE: Son sözlerinizle tamamlayabiliriz.
ŞDD: İl temsilciliği olarak en büyük hizmetimiz, lig müsabakalarına araç temin edip, sporcuların konaklama ve iaşelerini sağlamak. Bunlarda hep maliyet. Bugün Antalya'ya araç kaldırmanın maliyeti 100 bin TL. Bugüne kadar yapılan üç lig müsabakasına da gittik. Hedefimiz, bütün lig müsabakalarına pehlivanlarımızı ücretsiz götürmek. Bu lig müsabakalarına gidersek, 2026 Kırkpınar'ın da pehlivan yarıştırabiliriz. Lig etaplarında da derece yapan pehlivanlarımız var. Derece yaparlarsa, boy atlayacaklar. Artık hedefimiz, 2026 Kırkpınar'ı olacak. Sayın Valimize, Sayın Gençlik ve Spor İl Müdürümüze, Sayın Spor Şube Müdürümüze destekleri için teşekkür ediyorum.