Ragbi Günlükleri 204

Zafer ERAY
Zafer ERAY
zafereray@edirneahval.com
Yayınlanma 02.07.2025 - 11:44

Avrupa Trophy Serisi'nde ülkemizi temsil eden 7'li Ragbi Milli Takımlarımız, Makarska'da başladıkları sezonu, Kişinev'de sonlandırdılar. 27-29 Haziran tarihlerinde oynanan müsabalarda Kadın-Erkek Milli Takımlarımızın aldıkları sonuçlara değineceğiz. 

Aktarmaya erkek takımızla devam ediyoruz. Bolu'da tamamlanan ikinci etap hazırlıklarının ardından Kişinev yoluna düşen Milli Takımımız, ilk ayaktan farklı olarak kadrosunda iki yeni isim barındırıyordu. Antrenörlerimizin tercihleri doğrultusunda ikinci ayak için kadroya eklenen isimler Melik Yılmaz ve Muhammet Yasir Can olmuştu. C Grubu'nda turnuvaya başlayan Milli Takımımız'ın gruptaki rakipleri Letonya, Romanya ve Norveç idi. Cuma gününün sabah seansına Letonya müsabakasıyla başladı Milli Takımımız. İki takımda, karşılıklı sayılarla hızlı bir giriş yapmıştı maça. İlk yarının sonuna kadar denemelerinden bir sonuç daha alan Letonya, devreye 14-7 önde girdi. İkinci yarıda da karşılıklı sayılar devam ederken, Letonya, önde olmanın avantajıyla süreyi kullanarak maçı 19-14 kazandı. En ufak hatanın bile cezalandırıldığı, kısa sürede en yüksek konsantrasyonu göstermeniz gereken bir oyun 7'li ragbi. Yaptığınız her top kaybının size skor olarak geri dönüş ihtimali çok yüksek. İşte bu maçta da farkı yaratan, Milli Takımımızın top kayıpları oldu. 

Akşam seansındaki rakibimiz Romanya idi. Oyunun hareketlenmesinden kısa bir süre sonra, kenetlenme(scrum) çıkışındaki kötü pas tercihimiz rakibimize bir sayı hediye etmişti. Sayı alanında sadece topa dokunarak 7-0 öne geçti Romanya. Karşılıklı top kayıplarıyla geçilen bölümün ardından ilk yarının sonlarında gelen sayı, farkı açıyordu:0-14. İlk yarının bitiş düdüğü öncesinde son bir fırsat yakalayan Milli Takımımız, Burak Balmuk'un yaratıcılığı ve Burak Özkan'ın bitiriciliğiyle farkı azaltıp, ikinci yarı yarıya umudunu koruyarak girdi:7-14. Son yedi dakikalık bölüme damga vuran, Türkiye'nin savunması oluyordu. Romanya'nın denemeleri savunmamızı aşamıyor, kazanılan toplar, skoru önce dengelememize, sonra öne geçip maçı kazanmamıza yardımcı oluyordu. Yedi dakikalık iyi savunma, bize maçı getirmişti:19-14. Grubumuzdaki önemli bir rakibi yenip, gruptan çıkma şansını yakalıyorduk. 

Son grup maçımızda, ikinci günün sabah seansında Norveç karşısındaydık. Top kaybımız sonrası atağı geçen rakibimiz, ilk sayısına ulaşıyor ve fırsatı değerlendiriyordu:0-7. Karşılığı verebilmek için ilk yarının sonuna kadar beklememiz gerekti. Uzun bir top paylaşım serisinin ardından Musa ile skoru eşitledik:7-7. İkinci yarı karşılıklı denemelerle başlasa da ibre Türkiye lehine dönüyordu. Gerek başarılı savunma hamleleriyle gerek rakip savunma arkasına yapılan başarılı vuruşlarla skor üretip, maçı, 26-7 kazanmayı başardık. Trophy tarihimizde ilk kez çeyrek finaldeydik.

Akşam seansındaki çeyrek final maçında rakibimiz, ev sahibi Moldova idi. Güzel bir organizasyon ile başlayan takımımız, son anda hata yapmasa, maça erken bir sayıyla giriş yapacaktı. İlerleyen bölümde Musa ile bulduğumuz sayıda, topu güzel paylaşıp, destek getirip, topu canlı tutarak sayıya ulaştık:7-0. İlk yarının sonunda, yine son ana kadar incelikle işlediğimiz pozisyonda, sayı alanına bir adım kala topu kontrol edemiyor ve farkı açma şansını kaçırıyorduk. İkinci yarıda da skor almaya devam etti takımımız. Rakibinin hatasını değerlendirip, farkı 12'ye çıkardık. Sarı kart görüp, sahada altı kişi kaldığımız anlarda dahi iyi savunma yapmaya devam ediyorduk. 11. dakikada gelen Moldova sayısına maç sonunda cevabı verip, karşılaşmayı 19-5 kazanarak yarı finale yükseliyor; Trophy Serisi'nde ilklerimizi yaşamaya devam ediyorduk.

Turnuvanın favorisiyle yarı finalde eşleşmiştik. Rakibimiz Polonya, maçın başlama düdüğünden itibaren oyunu domine edip, net bir skorla kazanarak finale yükseldi:22-0. Fiziğin atletizmle buluştuğu takımlardan olan Polonya, oyunu kenar çizgiden kenar çizgiye oynuyor, tempoyu çok çabuk değiştiriyor, sahanın her yerinde desteğini getirip topu canlı tutarak oyununu taşıyor, yarattığı boşlukları skora dönüştürüyordu. Oyun gelişimizde böyle maçlara ihtiyaç duyuyoruz. Skordan bağımsız olarak oyun anlamında kazançlı olduğumuzu söylemeliyiz. 

Madalya alma şansımız hálen devam ediyor, üçüncü olabilmek için son bir galibiyete ihtiyaç duyuyorduk. Romanya ile bu kez üçüncülük maçında eşleşen Milli Takımımız, ilk yarıda üretken bir hücum performansı sergileyemedi. 12 sayı yenmiş olsa da daha fazlası, başarılı savunma hamleleriyle engellendi. İkinci yarıyı hareketlendiren vuruşumuzu geri kazanmıştık ve rakibimiz, kısa sürede bir sarı kart görmüştü. Bu anlarda yapacağımız hamleler, skor olarak bizi yeniden maçta tutabilirdi. Ne yazık ki aradığımız sayıyı bulmak için biraz beklemek durumunda kaldık. Müsabaka, karşılıklı denemelerle devam ederken, savunmamız, sayıya beş metre kala rakibini durdurmuş, ancak taç atışında yapılan hata, rakibimize bir sayı imkanı daha doğurmuştu:5-17. Maçın sonunda bulduğumuz sayıyla skor, 17-10'a geliyor, ancak galibiyete yetmiyordu. Kişinev ayağını dördüncü sırada tamamlayan Türkiye, Trophy Serisi'ndeki en iyi derecesine ulaşıyordu. 

Trophy Serisi'nin Makarska ayağı ile Kişinev ayağını yan yana koyduğumuzda, Milli Takımımızdaki en önemli fark, savunma performansıydı. Savunma direncini yukarıya çekip, önemli aksiyonlar gösterince maçlarda kalmayı başardık. Öne çıkan oyuncularımızla da skoru bulup, maçları kazandık. Yusuf'un yokluğunda, merkezde bağlantı rolünü üstlenen Burak Balmuk, başarılı bir turnuva geçiren oyuncularımızdandı. Sahanın merkezine mücadele getiren, daha çok savunma aksiyonlarında görmeye alıştığımız Musa, hücumda da sorumluluk alarak, takımımıza skor katkısı sağladı. İki yönlü bir oyuncuya dönüşmeye başladığını gösterdi. Bireysel performanslarda en çok öne çıkan oyuncumuzun Ömer Faruk olduğunu düşünüyorum. Oyunun iki yönünde de önemli katkı aldığımız Ömer Faruk, tüm turnuva boyunca sahada kalarak mücadele etti. Baskı yediğimiz anlarda, sabırla bekleyip bulduğu boşluklardan ürettiği sayılar, kritik anlarda nefes almamızı sağladı. 

Trophy Serisi'ne ilk yükseldiğimizde, asansör takım hüviyetindeydik. Sonraları, düşmesek de alt sıralarda yer alıyorduk. İlk defa rekabet edip, üst sıraları zorladık. Önümüzdeki sene için çıtayı, ''üst sıralar için rekabet eder '' seviyesinde bıraktık. Geri dönüşü olmasın...

NOT: Fotoğraflar, Türkiye Ragbi Federasyonu İnstagram sayfasından alınmıştır.

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!