Ragbi Günlükleri 214

Zafer ERAY
Zafer ERAY
zafereray@edirneahval.com
Yayınlanma 17.02.2026 - 10:12

Yeni sezon, yeni heyecanlar demek. Rekabetin her geçen yıl yükseldiği ülkemiz ragbisinde, 2026 yılı faaliyet sezonu, 7'li Ragbi Türkiye Şampiyonası'nın birinci etap müsabakalarıyla başladı. Erkek maçlarıyla başlayan program, kadın maçlarıyla devam edecek. Ragbi Günlükleri, 14-15 Şubat 2026 hafta sonu oynanan erkek müsabakalarını yerinde gözlemledi. Bu hafta, Antalya Kemer'den bildiriyorum.

Ragbi disiplinlerimiz arasında en hızlı gelişeni şüphesiz 7'li ragbi. Atletik meziyetlerin ön plana çıktığı bu disiplin, 15'li ragbiye göre daha az sporcuya ihtiyaç duyulması, maliyetlerin daha az olması, 15'li ragbide olduğu kadar taktiksel oyun planları üzerine düşünülmemesi nedenleriyle yeni kurulan, oyunu yeni öğrenen takımların ilk tercihi oluyor. 18 yaş altı şampiyonalardan başlayıp, büyük erkeklere kadar gelen birçok takımın, rekabeti ne kadar yükselttiğine bir kez daha şahit oldum bu hafta sonu. 

Kemer'de bulunuşumun en önemli sebebi, idarecisi olduğum Trakya Ragbi ile birlikte şampiyonaya katılıyor oluşumuz idi. Oyuncu havuzumuzda yaşadığımız sayısal eksiklikleri bir nebze de olsa gidermeyi başarmış; antrenman devamlılığı ve takım aidiyeti yüksek bir oyuncu grubu yakalamıştık. Oyuncularımızın verdiği bu emeği ödüllendirmek ve Edirne'nin ulusal düzeydeki ragbi temsiliyetini canlandırmak için tekrardan liglere geri dönmeye karar verdik. Yeni yüzlerle katıldığımız ilk şampiyona, süre alan her oyuncumuz için çok önemli bir tecrübe oldu. Kıymetli rakiplerle mücadele ederek, oynayarak öğrenme şansını yakaladılar. Aldığımız sonuçlardan bağımsız, hafta sonunun en kıymetli kazanımı bizim için buydu. Oynadığımız beş müsabakadan bir galibiyet çıkararak, birinci etap müsabakalarını tamamladık. 

Bu etap öncesinde, yine birtakım sorunlarla uğraşmak zorundaydık. Amatör sporun içerisinde olanların beni çok iyi anlayabileceği bir konudan bahsedeceğim. O da ulaşım... Ulusal düzeyde rekabet eden gelişmekte olan spor branşlarındaki takımların bir numaralı gider kalemidir. Şampiyona boyunca görüştüğüm birçok takım sorumlusunun da dert yandığı konuydu bu. Şampiyona öncesindeki destek çığlığımıza yanıt veren, şehrimizin idari amiri, Sayın Valimiz Yunus Sezer oldu. Kendisiyle yaptığımız görüşmede, geçmişteki ulusal derecelerimizden, milli takımlara gönderdiğimiz sporculardan, ulusal rekabette yeniden var olarak bu başarıları tekrarlamak istediğimizden bahsedince, Sayın Valimiz desteğini bizlerden esirgemedi. Huzurlarınızda, Edirne Valimiz Sayın Yunus Sezer'e teşekkürü bir borç bilirim. Yine desteklerini bizlerden esirgemeyen Edirne Ahval Gazetesi Sahibi Nevser Eraslan Hanımefendi'ye ve takımımızın mezun oyuncuları Kaan Erol, Can Uçar, Mert Gedikçi, Okan Helvacıoğlu ve Hakan Çanta'ya teşekkürlerimi sunuyorum. 

Sahaya dönersek... Atletik oyuncu profillerinin çoğalması, her takımda en azından bir veya iki bitiricinin bulunması, fiziksel kalitelerin yükselmesiyle sertlik seviyesinin artması, oyun üzerine düşünme sürelerindeki artışla birlikte oynanan oyundaki iyileşme göze çarpıyor. Özellikle erkekler birinci liginin yarı final ve sonrasındaki kürsü maçları, izleyenleri heyecanlandıran aksiyonlara sahne oldu. İkinci ligde yer alan, ancak gerek okul sporları gerek Anadolu Yıldızlar Ligi gerekse federasyon U18 liglerinde edindikleri tecrübeyle büyükler şampiyonalarına adım atan takımlarımız, oynadıkları oyunlarla göz doldurdular. Fatsa Şehit İbrahim Kılıç MTAL SK, Turabav SK ve Fethiye Spor Lisesi SK oynadıkları tüm maçları kazanarak birinci etabı noktaladılar. 

Burada Turabav SK takımına bir parantez açmalıyız. Turabav Vakfı'nın bünyesinde bu sezon ilk kez yarışmalara katılıyorlar. Turabav Vakfı, yani TRF ve Alt Branşları Eğitim, Yardım ve Spor Vakfı, internet sitelerinde belirttiği gibi(turabav.org) Türkiye’de ve dünyada engelli ragbi, ragbi, beyzbol, softbol, korumalı futbol ve alt branşlarda lisanslı sporcuların ve ailelerinin spor, sosyal ve kültürel gelişimlerine katkıda bulunmayı, engelli sporcuları sosyal hayatın içine dahil ederek hak ettikleri kaliteli yaşamı sunmayı amaç edinirken, gençlerin ve engelli bireylerin spor aracılığıyla potansiyellerini keşfetmelerini destekleyerek, toplumda daha kapsayıcı ve adil bir gelecek inşa etmeyi hedefleyen bir vakıf. İnternet sitelerinde Türkiye Ragbi Federasyonu Başkanı Sayın Nahit Şahin ve TRF Yönetim Kurulu üyelerine ait birçok haber içeriği ve görsel mevcut. Kağıt üzerinde olmasa da organik bir bağdan bahsedebiliriz. Tüm bunları alt alta koyduğumda yaptığım çıkarım, TRF branşlarını geliştirmeyi amaç edinmiş ve her kulübe eşit mesafede olması gereken vakfın, milli sporcuları bir araya getirerek rekabete dahil olması, adil rekabeti ortadan kaldırıp, vakfın kuruluş amacının dışına çıktığıdır. 

Hafta sonuna dair aldığım başka bir notu paylaşmak istiyorum. Özlediğimiz şampiyona ortamını bir kez daha yaşamanın keyfinden bahsedeceğim. Organizasyon olarak genellikle Üniversiteler Ligi müsabakalarında yaşadığımız, bütün takımların aynı otelde kalıp, aynı tarihte ve sahada maç yapması, takımlar arasındaki bağa ve ortaklığa büyük bir fayda sağlıyor. Tecrübeli ve genç oyuncuların kaynaşması, paylaşımın artması camianın birlikteliğini kuvvetlendiriyor. Özellikle son dönemde unuttuğumuz ''3. Devre'' kültürünün kaybını bir nebze de olsa telafi ediyor. 

Tüm bu paylaşımların, sahaya çıkma gayretinin, devam eden şampiyona organizasyonunun büyük oranda ragbiye gönülden bağlı kulüplerin çabasıyla gerçekleştirildiğini söylemeliyiz. Kulüplerin, Türkiye Ragbi Federasyonu'nun yaratacağı kaynaklarla desteklenmesi ertelenemeyecek acil bir zorunluluktur. 

Keyif aldığım gözlemlerimin yanında, hoşuma gitmeyen bir iki notum da var. Ragbi camiası olarak, tutum ve davranışlarımızın hepimizi etkileyeceğini bilmeliyiz. Konakladığımız ve maç yaptığımız tesisleri kullanış şekillerimiz, ragbi camiasını ''istenmeyen'' olarak kodlanmasına sebep olmamalı. Kazanımların kolaylıkla kaybedilebileceğini unutmamalıyız. Bir diğer notum ise, oyun sırasında çıkarılan garip seslere yönelik. Uzun yıllardır ragbi camiasında yer alan biri olarak, son dönemde karşılaştığım bu davranışları, garip sesleri ve anlamsız bağırmaları, yadırgıyorum ve ragbinin beş temel erdemiyle bağdaştıramıyorum. 

Son söz... 7'li Ragbi Milli Takımlarımızın başarısına da yansıyan, 7'li Ragbi Şampiyonalarımızdaki rekabetin böylesine geliştiğini görmek oldukça sevindirici. Ekonomik engellere takılmadan, ragbinin birleştirici ve paylaşımcı ortamında her kulübün bulunması dileğiyle...  

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!