Ragbi günlükleri 208

Zafer ERAY
Zafer ERAY
zafereray@edirneahval.com
Yayınlanma 29.07.2025 - 09:53

7'li Ragbi Milli Takımlarımızın Avrupa sahnesindeki son temsilcileri, 18 yaşaltı(U18) Kadın-Erkek 7'li Ragbi Milli Takımlarımız oldu. 19-20 Temmuz 2025 tarihlerinde, Budapeşte'de oynanan U18 Avrupa Trophy Müsabakaları'nda ülkemizi başarıyla temsil eden genç takımlarımızdan bahsedeceğiz. 

7'li Ragbi U18 kategorisinde iki seviye bulunuyor. Trophy seviyesi ve bu seviyede başarılı olan takımların yükseldiği Championship seviyesi. Kadın ve Erkek U18 7'li Ragbi Milli Takımımız'la, 2025 sezonunu Trophy seviyesinde geçirdik. Aldıkları başarılı sonuçlarla yüzümüzü güldüren Milli Takımlarımız, önümüzdeki yıl en üst seviye olan Championship'te yarışacaklar. 

Konuşmaya, 7'li Ragbi U18 Kadın Milli Takımımız'la başlayalım. Hazırlıklarını Bolu TOHM'da gerçekleştiren Milli Takımımız, antrenörler Anastassiya Khamova, İhsan Demirtaş, Sercan Hükümen ve Esen Gül gözetiminde çalışırken, ülkemizi temsil eden takımımız şu isimlerden oluşuyordu: Ayten Alataşlı, Betül Pekel, Ebrar Aslan, Ecmel Rana Cayır, Ennur Ünlü, Eylül Kartal, Gamze Değirmenci, Havin Beyza Şanlı, Melike Onursoy, Melike Türkkaya, Ravza Nur Akyol, Raziye Şimşek, Sümeyye Sarsılmaz.

Sekiz ülkenin katıldığı Trophy müsabakalarında Türkiye, A Grubu'nda yer alıyor ve İsveç, Litvanya, Andorra ile eşleşiyordu. Hedefimiz, grubumuzu ilk iki sırada bitirmek ve yarı finale yükselmekti. 

Grup maçlarımıza Litvanya karşısında başladık. İki devrenin ilk dakikalarında tutuk bir oyun sergilesek de organizasyon becerisi sınırlı rakibimiz karşısında, iyi savunma kaynaklı kazandığımız avantajları akıllı kullanarak net bir galibiyet elde ettik. Özellikle, oyuncularımızın ekstra vuruşlardaki başarısı takdir edilesiydi. Son düdük çaldığında skor, 42-0 Türkiye lehineydi. 

Grubumuzda en çok zorlandığımız karşılaşmayı İsveç ile oynadık. Daha ilk topta skoru bularak, maçı sayıyla açmıştı İsveç. Neyse ki cevabı çabuk veriyorduk. İlk yarının sonuna kadar karşılıklı sayılarla geçen müsabakada ilk yarı, 17-12 Türkiye üstünlüğü ile tamamlanmıştı. İkinci yarının ilk dakikasında gördüğümüz sarı kartla sahada bir kişi eksilirken, bu avantajı iyi değerlendiren rakibimiz, skorda eşitliği yakalamıştı:17-17. Kalan sürede başarılı savunma aksiyonları gösterip, İsveç'e yeni sayı fırsatları vermezken, yarattığımız alanları kullanıp, bitirici koşularımızla skoru aldık ve maçı, 31-17 kazanmayı başardık. İlk yarıda gösteremediğimiz savunma direncini ikinci yarıda sahaya koyabilmiştik. Rakip savunma hattını kırıp, mesafe kazandıran koşular yapmayı başardığımızda, oyunun temposunu değiştirmeyi öğrenmeliyiz. Deorganize bir savunmayı hataya zorlayacak hazırlığımız açık alanda olmalı; oyunun hızını arttırarak, açık alanlara rahat ulaşma ya da yeni avantajlar kazanma fırsatını aramalıyız. Bunları da oynadıkça öğreneceğiz. 

Yetenekleri sınırlı rakibimiz Andorra karşısında oynadığımız son grup maçını zorlanmadan kazanarak günü tamamlayacaktık:31-0. Rakibimizin, sahanın merkezinde, dar bir alanda oynama tercihi hem savunmamızın hareket etme ihtiyacı duymadan müdahalede(tackle) bulunmasına hem de top çalmalarla kontrolü geri kazanmamıza yardımcı oldu. Alanı ve zamanı bulduğumuzda, net koşularla skor ürettik. İki kez sarı kart görüp sahada eksilmemize rağmen, sayısal eksikliğin dezavantajını yaşamadık. Maç içerisinde inişler ve çıkışlar yaşasak da yapılan hataları anında telafi etmeyi başardık. Yarı finale emin adımlarla yürüyorduk.

20 Temmuz Pazar günkü yarı finalde rakibimiz, Ukrayna idi. Takımımız, beklediğimiz oyun başlangıcını yapamayınca, ilk yarıda tek taraflı bir oyun izledik. Ukrayna topla oynayıp, denerken; Türkiye ise, rakibini savunmaya çalışıyordu. Topun bize geldiği anlarda, alan yaratıp, organize olamıyor ve el becerisi(handling) hatalarıyla topu rakibe geri teslim ediyorduk. Ukrayna, kazandığı penaltı avantajlarını skora dönüştüremezken, savunma gayretimiz, skoru tek hanede tutuyordu:0-7. İkinci yarının başlama vuruşuyla birlikte sahada bambaşka bir Türkiye izledik. Derin başlangıç vuruşları sonrası önde baskı yapıyor, rakibimizi 22 metresi içerisinde hataya zorluyorduk. İstediğimizi alacak, kazandığımız topları skora dönüştürecek hamleleri yapacaktık. Maçın sonunda, yürekleri ağza getiren bir pozisyon yaşasak da Ukrayna organize olmayı beceremiyor ve son düdükle birlikte maçı 12-7 kazanarak finale yürüyorduk. İki farklı hikaye barındıran bir yarı final oynadık. İlk yarıda hiç sahada gözükmeyen, oyunun savunma kısmında enerji harcayan Türkiye, ikinci yarının ilk topuyla birlikte baskısını arttırıyor, rakibini hataya zorluyor, bu hatalardan da sayı üretmeyi başarıyordu. Organizasyon anlamında çok başarılı sayılar görmesek de 5 numaralı oyuncumuz Ravza Nur, koşacağı alanı yarattığında aradığımız skorlara bizi ulaştırdı. Hata yaptığımız, topu rakibimize teslim ettiğimiz anlarda, takımımızı maçta tutan yine savunmasıydı. 

Kupanın bir kulpundan tutan Milli Takımımız, şampiyonluk sevincinden 14 dakika uzaktaydı. Son engelimiz Romanya karşısında sahadaydık. Karşılıklı hatalar ve iyi savunma aksiyonlarıyla geçen ilk yarıda, tek skor üretilmiş, o skor da Türkiye lehine yazılmıştı. Savunmasıyla rakibini sahasına hapseden Türkiye, Romanya'ya koşacak alanı da bırakmıyordu. İkinci yarıda, hücum anlamında daha efektif bir görüntü çizen Milli Takımımız, kalan sürede iki skor daha buluyor ve maçı, 15-0 kazanarak Trophy'i  ''Şampiyon'' tamamlıyordu. Finale kadar gelmiş bir takımın, final maçında herhangi bir hücum aksiyonu gösterememiş olmasının bir numaralı sebebi, Türkiye'nin savunma kısmındaki başarısıydı. 7'li ragbide ne kadar iyi savunma yaparsanız, o kadar maçta kalır ve direncinizi korursunuz. Savunmamızla rakibi oynatmayıp, koşacak alanı bulduğumuzda skoru alıp, maçı kazandık. Top paylaşımındaki el becerisi hataları, ara ara oyunumuzu taşımamıza engel olsa da yeni fırsatları, iyi savunmamız kaynaklı elde ettik. Turnuvada oynadığımız oyunla, Championship seviyesine çıkmayı sonuna kadar hak ettik. 

Yetenekli sporculardan kurulu takımımız, daha ne kadar bir arada oynayabilir bilmiyorum ama en azından bir yıl daha beraber oynayıp, Championship seviyesini tecrübe etmelerini ve o seviyede neler yapabileceklerini görmek isterim. Ragbi oyun bilgisini ve kültürünü en iyi özümseyen, en sıkı rakiplerin yer aldığı bu seviye, bizim için gerçek bir sınav olacak. Çok daha yetenekli ve atletik sporcular ile kenar çizgiler arasında yüksek tempolu oyunlara nasıl cevap vereceğimizi göreceğiz. Umarım kalıcı olur ve en iyilerle oynayarak gelişimimize devam ederiz.

Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Şampiyon Türkiye!     

NOT: Fotoğraflar, Rugby Europe Facebook sayfasından alınmıştır.  

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!