Ragbi Günlükleri 125

Zafer ERAY
Zafer ERAY
zafereray@edirneahval.com
Yayınlanma 31.10.2022 - 21:42
BÖLGELERE GÖRE SIK GÖRÜLEN SPOR YARALANMALARI* Baş ve Boyun Yaralanmaları Baş ve boyun bölgesi yaralanmaları yüzde oluşabilecek yırtıklardan, kafatası içi kanamaya, boyun bölgesindeki hafif düzey gerilmelerden omurilik lezyonlarına kadar geniş ve riskli şekilde ortaya çıkabildiğinden hem tanısı hem de tedavisi zor yaralanmalar olarak nitelendirilir. Baş bölgesi yaralanmaları beyne, kafatasına, yumuşak dokulara ve damar yapısına zarar verebilmektedir. En çok görülen baş bölgesi yaralanmaları beyin travması ve beyin sarsıntısı, travma sonrası epilepsi ve travma sonrası baş ağrısıdır. Bunların dışında daha nadiren diffüz beyin şişmesi ve ikinci etki sendromu, baş bölgesi kırıkları, akut subdural hematom, epidural hematom, travmatik intrakraniyal hematom/kontüzyon ve travmatik subaraknoid kanamalar gibi yaralanma çeşitleri de vardır. Özellikle beyin travması, spora bağlı olarak görülen en önemli morbidite ve mortalite sebeplerinden biridir ve 15-24 yaşları arasında erkekler de daha çok yaşanmaktadır. Spor ortamında beyin travmasının varlığı ve düzeyinin değerlendirilmesi için birçok yöntem, araç veya envanter olmasına karşın en çok kullanılanı; Glasgow Koma Skalası'dır [GKS, Glasgow Coma Scale (GCS)]. Bu skala beyin travmasının pato-fizyolojik mekanizması hakkında bilgi vermemekle birlikte beyin hasarının kısa sürede ölçümünü ve yaralanmanın şiddetini sınıflamayı sağlamaktadır. Sporda en çok görülen baş bölgesi yaralanması olan beyin sarsıntısının; makroskobik göstergesi olmadığı, etkilerin hücre zarı seviyesinde görüldüğü ve ayrıca genetik faktörlerden de etkilendiği bilinmektedir. Başa, yüze, boyna veya baş bölgesine etki eden herhangi bir vücut parçasına olan travmatik etkiler sonucunda görülen sarsıntılar beyni etkileyen pato-fizyolojik durumlardır. Semptomları fark edilir değildir ve genellikle sporcu, tam bir değerlendirme yapılmadan toparlanabilmektedir. Böyle bir durumda sporcunun özellikle bilinç düzeyini, reaksiyon zamanını ve muhakeme yeteneğini değerlendirmek gerekebilir. Böyle bir durumda sporcunun tam dinlenmesi için genellikle 1-3 hafta yeterli olmaktadır. Ancak yaralanmadan 10 gün sonra dahi bilinç düzeyinde etkilerin izlendiği vakalar mevcuttur. Bu nedenle sporcu, beyin sarsıntısından sonra sürekli izlenmelidir. Beyin sarsıntısının en çok görüldüğü spor branşları; at binme, kick boks, Avustralya futbolu, boks, ragbi, kriket, buz hokeyi, futbol, Amerikan futbolu ve kayaktır. Travma sonrası epilepsi genellikle kafatasındaki çökme kırıkları, kanama gibi ciddi beyin hasarlarından sonra ortaya çıkmaktadır. Böyle bir durumda sporcuda hipoksi riski artmaktadır. Bu nedenle hava yolu açıklığının düzgün şekilde sağlanabilmesi, dolayısıyla oksijenasyonun ve kan basıncının ayarlanabilmesi gerekir. Travma sonrası baş ağrısı ise baş veya boyun bölgesine darbe alınması sonucunda görülebilmekte ve her zaman ciddi bir yaralanma olarak nitelendirilmemektedir. Yüz bölgesi yaralanmalarına bakıldığında toplam spor yaralanmalarının % 3 ile 29’u arasında bir orana sahip olduğu ve en çok etkilenen grubun ise 10-29 yaşları arasındaki erkekler olduğu görülmektedir. Sıyrıklar, yumuşak doku yaralanmaları, yırtık ve kesikler, burun yaralanmaları, alt çene kemiği yaralanmaları, elmacık kemiği yaralanmaları ve diş çıkıkları en sık görülen şekilleridir. Bir spor yaralanması sırasında ilk olarak kişinin bilinci, hava yolu, solunum ve dolaşımı kontrol edilmeli, boyun bölgesi muayene edilip sabitlenmeli, sonra da yüz bölgesi ile ilgilenilmelidir. Yüz bölgesi yaralanmalarında yumuşak doku kaybı, çökme kırıkları vb. ciddi, uzmana ihtiyaç duyulan bir durumun varlığı incelenmeli, basit kanama ve yaralara ilk yardım bölümünde anlatıldığı şekilde müdahale edilmelidir. Tüm yaralarda bölge yıkanmalı ve temizlenmelidir. Ciddi yaralanmalarda doktor muayenesi mümkün olduğunca kısa sürede yapılmalıdır. Çökme kırıkları vb. durumlarda muayene ile birlikte yara, bilgisayarlı tomografi ve manyetik rezonans görüntüleme teknikleri ile incelenmelidir. Spor, boyun bölgesi ve omurga yaralanmalarının en büyük dördüncü, omurilik yaralanmalarının ise en büyük ikinci sebebidir. Kas ezilmeleri genellikle temas gerektiren sporlarda sıklıkla yaşanmakta, kas yırtıkları ise daha nadir olarak görülmekte ve genellikle kısa sürede yüksek miktarda güç gerektiren spor branşlarında meydana gelmektedir. Boyun ağrısı yaygınlığı sporcular arasında oldukça fazla bir yaralanma çeşididir. Birçok farklı şekilde sınıflandırılabilmektedir. Temel olarak üst ekstremitelere yayılan ve yayılmayan olarak ikiye ayrılır. Gövde Yaralanmaları Gövde (truncus) anatomik olarak sırt (dorsum), göğüs (thorax), karın bölgesi (abdomen) ve pelvis olarak dört anatomik bölümde incelenmektedir. Sırta alınan doğrudan travmalar çoğunlukla göreceli olarak önemsiz kas ezikleriyle ilişkili olan yoğun ağrılara neden olabilir. Bükülmenin/burkulmanın olduğu ya da olmadığı düşmeler kas yırtıklarına, ligament hasarına ve/veya kopmasına ayrıca sıklıkla disk yaralanmalarına neden olabilir.Bu tarz yaralanmalar, olası kanamalar ve hipovolemik şok nedeniyle akut olarak hayatı tehdit edebilir. Kas ezilmesi çeşitli temas sporlarında sıklıkla ortaya çıkarken kas yırtıkları sıklıkla kısa sürede yüksek miktarda güç gerektiren sporlarda görülür. Yaralanma geçiren kişi ezilmeye bağlı yaralanmışsa birkaç gün içerisinde tam geri dönüş sağlayabilirken kas yırtılması olan kişinin geri dönüşü daha uzun (3-8 hafta) sürebilir. Akut sırt ağrıları sporcular arasında yaygındır ve iyileşme inceleme veya tedavi olmaksızın gerçekleşebilir. Sırt ağrısının yaygınlığı ve ortaya çıkma durumu spordan spora değişkenlik gösterir. Örneğin bir halter sporcusunda yılda bir görülebilirken koşucularda daha az görülmektedir. Sırt ağrıları genellikle kasların, intervertebral disklerin veya faset eklemlerin etkilenmesiyle oluşur. Akut gerilme ile sporcunun günlük aktivitelerinde zorlanmaya neden olabilen lumbar bölgedeki ağrılar kasık, kalça veya uyluğun ön yüzüne yayılma gösterebilir. Kronik sırt ağrılarına ise kas doku yetersizliği, intervertebral disk dejenerasyonu, fıtık ya da faset eklem iltihapları neden olabilmektedir. Torakal (göğüs) bölge yaralanmaları akut veya kronik şekilde meydana gelebilmektedir. Çoğunlukla binicilik, motor sporları, buz hokeyi, futbol, alpin stil kayak vb. sporlarda görülmektedir. Sıklıkla kosta (kaburga) kırıkları, kostalarda stres kırıkları, kosta-vertebral yaralanmalar şeklinde meydana gelmektedir. Kosta kırıkları, temas sporlarında veya kısa sürede yüksek miktarda enerji gerektiren sporlarda görülmektedir. Bu durumda sporcu soluma sırasında ağrı hisseder ve kostal bölgede ses vardır. Uyku sırasında üzerine dönüldüğünde ağrı fark edilir. Sporcu mümkün olduğunca normal göğüs fonksiyonlarını sürdürmeli, iyileşme aşamasında bu bölgeyi darbeden korumalıdır. Kostalarda oluşabilen stres kırıkları ise erken fark edilmediğinde spordan 2 aya kadar uzak kalmaya neden olabilmektedir. Erken fark edilir ve hafifletilmiş, dereceli olarak ilerleyen bir antrenman programı uygulanırsa sporcu 2 hafta içinde düzelebilmektedir. Göğüs bölgesinde görülen yaralanmaların büyük kısmı çarpma ve düşmelerden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle riskin mevcut olduğu spor branşlarında kişiler mutlaka koruyucu kıyafetler kullanmalıdır. Karın bölgesinde görülen yaralanmalar genellikle düşük riskli yaralanmalardır ancak bazen karın içi organların yaralanması hayati olabilmektedir. Amerikan futbolu, kayak, snowboard, binicilik, dağ bisikleti vb. sporlar ciddi yaralanmaların görüldüğü branşlardır. Üst Ekstremite Yaralanmaları Üst ekstremite; omuz (omos), kol (brachium), ön kol (ante brachium) ve el (manus) olarak dört anatomik bölgede incelenmektedir. Omuz bölgesi yaralanmaları özellikle temas sporlarında ve düşme riskinin fazla olduğu sporlarda (özellikle buz hokeyi ve kayakta) sıklıkla yaşanmaktadır. Omuz eklemi, spora bağlı olarak çıkığında en çok görüldüğü bölgedir. Erkeklerde kadınlara oranla üç kat daha fazla yaygınlığa sahiptir. Bu bölgede sık görülen akut yaralanmalar; klavikula kırıkları, akromiyoklavikular eklem yaralanması, ön omuz çıkığıdır. Klavikula kırıkları özellikle de gergin kol üzerine düşmeler sonrasında görülür. Çocuklarda ve ergenlerde yaygındır. Sporcu darbeyi yukarıdan alırsa baskı daha çok omuz ve skapulada hissedilir. Bu da eklem çıkığına veya korakoklavikular ligament yaralanmasına neden olabilir. Omuz çıkıklarının % 95’i ön (anterior) çıkıklardır. Omuz bölgesinde sıkça yaşanan kronik yaralanmalar; travma sonrası omuz instabilitesi, çok yönlü omuz gevşekliği ve anterior instabilite, sıkışma, subakromiyal ağrı sendromu ve tekrarlayan arka omuz instabilitesidir. Ön kol ve dirsek eklemi çoğu spor branşında belirgin şekilde öneme sahip, beceri gerektiren hareketlerin sıklıkla art arda yapıldığı anatomik bölgelerdir. Bu nedenle bu bölgelerde farklı yapıda birçok akut ve kronik spor yaralanması görülmektedir. Akut yaralanmalardan en sık karşılaşılanı burkulma ve kas gerilmeleridir. Burkulma ve kas gerilmeleri ağrıyla birlikte şişlik ve hareket genişliğinde azalmaya neden olur. En iyi ve basit tedavi dinlenme, buz uygulama, bası uygulama ve elevasyondur. Bu şekilde, şişlik ve ağrı birkaç gün içerisinde geçmektedir. Ancak yine de eklem içi kırıklar veya avülsiyon kırıkları riski için muayene gerekmektedir. Dirsek ve ön kol bölgesinde en sık rastlanan kronik spor yaralanmaları; lateral-medial epikondilit (tenisçi-golfçü dirseği), travma sonrası sertlik ve posterior medial sıkışmadır. Spora bağlı olarak el bileği, el ve parmaklarda görülen yaralanmalar zararsız sayılabilecek burkulmalardan ciddi kırıklara kadar geniş bir alanı kapsamaktadır.El ve el bileğinde sıkça karşılaşılan spor yaralanmaları; el bileği burkulması, distal radius kırıkları, el bileği kırıkları, karpal kemik kırıkları, el bileği ligament yaralanmaları, distal radioulnar eklem yaralanmaları, karpal kemik çıkığı, tendon yaralanmaları, sinir sıkışmaları ve triangular fibro kartilaj kompleks yırtıklarıdır. El bileği burkulmasının nedeni gergin, açık bir elin üzerine düşmek, ele sert bir darbe almak veya elin ani ve kontrolsüz şekilde bükülmesi olabilir. Burkulmaya bağlı parmak yaralanması bu bölgede en sık görülen yaralanma şeklidir ve genellikle düş me ve çarpmaya bağlı bir darbe alınması, parmağın bir yere sıkışması gibi nedenlerle ortaya çıkmaktadır. Alt Ekstremite Yaralanmaları Pelvis, kasık ve kalça bölgesi yaralanması birçok spor branşında oldukça yaygın şekilde görülmektedir. Sporda sıklıkla karşılaşılan pelvis, kasık ve kalça bölgesi yaralanmaları; rektus abdominis gerilmeleri, addüktör longus kas yırtığı, rektus femoris kas yaralanması, iliopsoas kas yaralanması, femoroase tabular sıkışmasıdır. Pelvik bölgede en sık görülen yumuşak doku yaralanması addüktör kaslardaki (longus, brevis, pektineus, magnus, grasilis) yırtıklardır. Bahsedilen akut yaralanmalar dışında, kronik ağrıya sebep olan bazı spor yaralanmaları da vardır. Bunlardan en sık görülenleri; addüktör tendino pati, rektus femoris tendinopatisi, iliopsoas tendi nopatisi/bursiti, rektus abdominis tendinopatisi, uylukta stres kırıkları, trokanterik ağrı sendromu, labral yaralanmalar, pubik kemiği stres yaralanması ve asetabular veya femoral baş eklem kıkırdağı yaralanmalarıdır. Uyluk bölgesinde kas gerilmesi bu bölgede en sık rastlanan yaralanmadır. Uyluğa direkt darbe alınması sonucunda özellikle de quadriseps kasının anteriorunda görülür. Hamstring kasında gerilmeler ise genellikle tekrarlayan yüksek şiddetli koşular içeren sporlarda görülür. Yaralanma çoğunlukla kas-tendon birleşme noktasında meydana gelir. Uyluktaki kronik spor yaralanmaları; siyatik sinir irritasyonu, tekrarlayan hamstring kas gerilmeleri, hamstring kas kopması sonrası sekeller, uyluk ağrısı, kalça osteoartriti, femoroasetabular sıkışmadır. Alt ekstremitenin önemli bir parçası olan diz, vücudun en çok yaralanan bölgesidir. Diz bölgesinde sık görülen akut yaralanmalar; ön çapraz bağ yaralanması, periferal menisküs yırtığı, tibial plato ve diğer kırıklar, patella çıkığı, medial kollateral ligament yırtığı ve merkezî menisküs yırtığıdır. Medial kollateral ligament, dizde en çok yaralanmanın görüldüğü bölgedir. Çoğunlukla az bükülü diz üzerine rakibin baskısı sonucunda oluşur. Diz bölgesinde sıklıkla karşılaşılan kronik spor yaralanmalar; menisküs yaralanmaları, patellofe moral ağrı sendromu, patellar tendinopati, quadrisepstendinopati, diz instabilitesi, ameliyat sonrası yara doku sıkışması ve bursittir. Alt ekstremitenin diz ile ayak bileği arasında kalan kısmı bacak olarak adlandırılmaktadır. Bu anatomik bölgede sık oluşan akut yaralanmalar; kas yırtıkları, tibial ve fibular kırıklar, aşil tendon kopmalarıdır. Sık görülen kronik bacak yaralanmaları için medial tibia sendromu, stres kırıkları ve aşil tendinopati örnek verilebilir. Aşil tendonu bacakta kronik yaralanmadan en çok etkilenen bölgedir ve ağrı genellikle hiperpronasyon, sert zeminde antrenman, soğuk hava, şoku yeterince ememeyen ve sert tabanlı ayakkabılar nedeniyle oluşur. *ARAS Dicle(2020), ‘‘Bölgelere Göre Sık Görülen Spor Yaralanmaları’’. G. Ersöz(ed), Spor ve Sağlık Bilimleri 2. İçinde: s.90-93, Eskişehir, Anadolu Üniversitesi Yayınları.

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!