Ragbi günlükleri 149

Zafer ERAY
Zafer ERAY
zafereray@edirneahval.com
Yayınlanma 15.05.2023 - 13:01
Organizasyonun gerçekleşeceğinin belli olmasının ardından, üniversiteli sporcular arasında büyük heyecan uyandırmıştı Üniversiteler Ligi(Ünilig) Ragbi Finalleri. Her yıl, onlarca üniversite ve yüzlerce sporcuyu bir araya getiren bu organizasyon, şenlik havasında geçer. Türkiye Üniversite Sporları Federasyonu'nun(Tüsf) 2013-14 sezonunda bünyesine dáhil ettiği ragbi branşına, bu yıla kadar sunduğu imkanlar tüm katılımcıları mutlu etti. Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nin ev sahipliğinde gerçekleşen 2023 Yılı Ünilig Ragbi Finalleri'ni konuşacağız bu yazıda. Hoş geldiniz...                 Takımların çoğu, benzer zorlu süreçleri yaşayarak geldi 2023 yılı finallerine. 6 Şubat'ta yaşanan deprem felaketinin ardından uzaktan eğitim kararı alınan üniversiteler ve bu sebeple, memleketlerine dönen sporcular; tam kadro yapılamayan, birkaç antrenmanla sahaya çıkılan şampiyona... Sporcuların fiziksel yeterliliklerini ve oynanan oyunun kalitesini etkilen ana faktörlerdi. Bu zorlu süreçlerden geçen takımların yanında, bir önceli yıla göre oyunlarının üzerine koyan veya benzer performansını sürdüren takımlar da vardı. İzlenimlerimi aktaracağım.                 Öncelikle saha dışından aldığım notları paylaşmak istiyorum. Katılımcılarına sunduğu imkanlarla her zaman takdir ettiğimiz TÜSF, bu yıl sunduklarıyla geçmişi arattı. Konaklama ve iaşe imkanlarıyla sporcuların favori organizasyonu olan Ünilig'te bu yıl, kafileler, Kredi ve Yurtlar Kurumu'na(KYK) bağlı KYK Yurtları'nda konakladılar. Ranza sisteminin bulunduğu 6 kişilik odalarda; 6 kişinin yaşaması için küçük bir alan, tek tuvalet ve daracık bir duş bulunuyordu. Her fırsatta yurtlarıyla övünen, hizmet çıtasının yükseltildiğini iddia eden Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Mehmet Muharrem Kasapoğlu'nun açıklamalarının aksine, gençlerimiz için sağlıklı fiziki şartların sağlanamadığı izlenimine kapıldım. Yurttaki akşam yemeklerinden memnun kalsak da sabah kahvaltıları, normal bir insanın bile doymasını sağlamayacak kadar zayıftı. Bu yüzden, sporcularımızın öğünlerine takviye yapmak durumunda kaldık. TÜSF'ün imkanlarındaki keskin değişim; üniversitemize ilettiğimiz taleplerimizin, ''Ödenek yok.'' denilerek geri çevrilmesi gösteriyor ki ''Türkiye Yüzyılı'' diye sunulan Cumhuriyetimiz'in 100. Yılında ülkemiz, ekonomik anlamda zor durumda bulunuyor. Adı geçmişken, üniversitemize de bir iki kelam etmek istiyorum. Hadi, ''Ödenek yok'' diye forma-tişört yaptıramadınız(sporcular kendi imkanlarıyla yaptırdı), geçen yılın aksine otobüs tahsis ettiniz de sağdan soldan borç bulup, finallere gitmeye çalışmadık. Bari, bagajı olan bir araç tahsis etseydiniz. Bir spor kafilesinin sahip olacağı yükü hiç mi tahmin edemediniz?                 Turnuvaya dönecek olursak, erkeklerde 11(Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Bartın Üniversitesi, Hitit Üniversitesi, Ted Üniversitesi, İstanbul Kültür Üniversitesi(İKÜ), Orta Doğu Teknik Üniversitesi, Trakya Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi), kadınlarda 7(Düzce Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Koç Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, Bartın Üniversitesi, Selçuk Üniversitesi) üniversite katıldı 2023 Ünilig Ragbi Finalleri'ne. Erkek takımları, mücadelelerine iki grupta başlayıp, gruplarından çıkma başarısı gösteren ilk dört takımın klasman maçlarıyla devam ettiler. Kadınlar ise, tek devre lig usulü ile mücadelelerini tamamladılar. 8 Mayıs Pazartesi sabahı başlayan müsabakalar, 11 Mayıs Perşembe günü tamamlandı ve kupalar sahiplerini buldu.                 Geçen yıla göre kadın takımlarının sayısı artsa da bence hala sayıları yetersiz. Geçmişte Ünilig faaliyetlerine katılmış, şimdilerde organizasyonda yer almayan Anadolu Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Trakya Üniversitesi gibi derece almış takımların; oluşturacakları takımlarıyla diğer üniversitelerin katılacağı turnuvalar, rekabeti arttıracaktır. Bu turnuvanın yeni yüzleri, Koç Üniversitesi ve Düzce Üniversitesi'ydi. Ankara Üniversitesi, açık öğretim fakültesi üzerinden milli sporcuları bir araya getirmiş ve iddialı bir ekip oluşturmuştu. Selçuk Üniversitesi, Selçuk Kartallar Spor Kulübü'nin U18'den yetiştirdiği, alt yaş kategorilerinde milli olmuş sporcularla turnuvaya gelmişti. Ondokuz Mayıs Üniversitesi, eski ihtişamlı günlerini ararken; Hacettepe ve Düzce Üniversiteleri, yeni yüzleriyle sürpriz kovalayacaklardı.                 Şampiyon olması beklenen takımın şampiyonluğuyla tamamlandı kadınlarda turnuva. Altı maçının tamamını, sayı yemeden kazanan Ankara Üniversitesi, kadınlarda 2023 Yılı'nın şampiyonu oldu. Rakipleri karşısındaki oyun üstünlüklerinin yanında, oyuncularının bireysel yetenekleri de fark yarattı. Kürsünün ikinci basamağında yer alan Selçuk Üniversitesi, oyun olarak izleyenleri tatmin eden ikinci takımdı ve aldıkları tek mağlubiyet ile turnuvayı tamamladılar. U18'den birlikte gelen sporcularının, beraber oynama alışkanlıklarından oldukça faydalandılar. Kadınlarda turnuvanın sürprizi, Koç Üniversitesi oldu. Çiçeği burnunda bir takım olan Koç, katıldığı ilk turnuvada, kürsünün üçüncü basamağına çıkmayı başardı.                     Ankara Üniversitesi Kadın Ragbi Takımı Antrenörü Ali Müslüm Him, takımını ve turnuvayı bizler için değerlendirdi: ''Ünilig, ragbi adına ülke içerisinde yapılan en önemli faaliyetlerden birisi diyebilirim. Gerek yıl içerisinde yapılan maçların azlığını kapatmak, gerekse ragbi birliğini sağlayıp herkesi bir araya getirmek için tekrar ediyorum bana göre mükemmel bir faaliyetti. Yeni yüzlerin ve üniversitelerin bu branşa katıldığını görmek, daha doğrusu camiamızın biraz daha büyüdüğünü görmek bizi çok mutlu etti. Ankara Üniversitesi olarak, 2014 yılından beri katılmaya çalıştığımız bu faaliyette kadınlarda 2. kez şampiyonluğa ulaştık. Rakiplerimizin hepsini tebrik ediyorum. Her biri güzel mücadeleler çıkardılar. Takım olarak, kulübümüz sporcularıyla katılma fırsatı sağladığımız bu sezonda, şampiyonluk bizim de beklediğimiz bir sonuçtu. Güzel bir dört gündü ve çalıştığım iş nedeniyle, takımımdan uzakta olduğum için oyuncularımı dört gün boyunca maçlarda görüp izlemek, onları yorumlamak, eksiklerimizi görmek ve kapatmak için yeterince maç yaptığımızı düşünüyorum. Özellikle bu, benim için çok güzel bir fırsat oldu. Malum önümüzde ki günlerde 7'li Ragbi Kadınlar Türkiye Şampiyonası var ve iki yıldır, oyuncularımla beraber bu ligde şampiyon durumdayım. Bunun bozulmaması içinde elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Yaptığımız maçlar sonrası da eksiklerimizin üstüne gitmeye ve 3.yıl şampiyonluğumuzu almayı hedefliyoruz. Üniversitemizi hem kadınlar hem erkekler olarak güzel temsil ettiğimizi düşünüyorum. Verdikleri her türlü maddi-manevi destek için de Ankara Üniversitemize teşekkür ediyorum. Ayrıca yaşattıkları gurur için de hem erkek Hem kadın takımıma, kocaman bir aile olan Ankara Ragbi Spor Kulübü yöneticilerine ve sporcularına da teşekkür ediyorum.''                 Erkekler kategorisinde, iki grupta başlayan müsabakalarda A Grubu, altı takımdan oluşuyordu. Koç, Trakya, Hitit, Ted, İkü, Selçuk takımları, ilk dörde kalabilmek ve çeyrek finale yükselmek için mücadele ettiler. Grubun favorisi olması beklenen son şampiyon Trakya, turnuvanın açılış maçında Koç Üniversitesi'ne kaybederek başladı. Sahada hiçbir varlık gösteremeden rakibine kaybeden Trakya Üniversitesi, kalan maçlarında performasını yükseltip, galibiyetler alarak grubunu ikinci sırada tamamladı. Geçen yılki turnuvada performansıyla takdir toplayan Koç Üniversitesi, bu yıl üzerine koymuş, yaptığı hazırlığın karşılığını sahada almıştı. Grupta oynadığı tüm maçları kazanıp, birinci olarak çeyrek finale yükseldiler. A Grubu'nda çeyrek finale yükselen diğer iki takım, İstanbul Kültür Üniversitesi ve Hitit Üniversitesi oldu.                 Tecrübeli takımların bir araya geldiği B Grubu'nu, kuranın azizliği olarak yorumlayacağız. Bir önceki turnuvanın sonuçlarından yola çıkarak seri başı uygulaması yapılsa, çeyrek finale yükselen bazı takımlar, kendilerine çeyrek finalde yer bulamayacaklardı. B Grubu'nda yer alan takımlar Bartın Üniversitesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi oldu. Bartın ve Ankara Üniversiteleri, grupta oynadıkları maçlarda üç galibiyet ve bir beraberlik alarak, grubu ilk iki sırada tamamladılar. Diğer üç takımın birbirini yendiği grupta sıralamayı, averajlar belirledi. Hacettepe'nin son sırada yer aldığı grupta, diğer takımlar çeyrek finale yükseliyorlardı.                 Çapraz eşleşmeyle belirlenen çeyrek finallerde kazananlar, rakiplerini mağlup eden Koç, Ondokuz Mayıs, Bartın ve Ankara Üniversiteleri oldu. Bu aşamada, Trakya olarak Ondokuz Mayıs'a kaybederek turnuvaya veda ettik ve son günü göremedik. Maçtaki ilk sayıyı bulduktan sonra rakibin sayılarına peş peşe izin verince, oyundan düşen taraf olduk. Rakibin savunma hattımızı kırışlarına, fiziksel yetersizliğimiz sebebiyle cevap veremeyişimiz, kritik pozisyondaki oyuncularımızın sakatlanarak devam edemeyişleri mağlubiyette önemli rol oynadı. Rakibimiz, net bir skorla kazanıp, yoluna devam etti.                 Yarı finalde Koç Üniversitesi, Ankara Üniversitesi'ni; Bartın Üniversitesi de Ondokuz Mayıs Üniversitesi'ni geçerek finalin adını koydular. Yarı finalin kaybedenleri arasındaki üçüncülük maçı yakın skorla biterken(24-19), kürsüdeki bu basamağın sahibi Ankara Üniversitesi oldu. İki yıldır finalde yer alan Bartın Üniversitesi, bu yıl amacına ulaştı ve rakibi Koç Üniversitesi'ni 31-0 gibi farklı bir skorla geçerek, şampiyonluğunu ilan etti. Grupta berabere kaldığı Ankara Üniversitesi maçı dışında, çok rahat karşılaşmalar çıkartan Bartın, finali de rahat yaparak unvanı kazandı.                 Bartın Üniversitesi Erkek Ragbi Takımı Antrenörü Yusuf Sarıcan, şampiyonluğa dair duygularını paylaştı: ''Geçen yıl kaybettiğimiz final maçındaki eksiklerimizi görüp, hatalarımızı düzeltmek için vaktimiz vardı. Ünilig takımımızla bunun üzerine yoğunlaştık ve 2023 Ünilig Yedili Ragbi Şampiyonluk kupasını evimize getirdik. Sporcularımız, hem bireysel olarak hem de takımla birlikte sadece bu şampiyona için özel olarak çalıştı ve sonunda emeklerinin karşılığını aldılar. Oyuncularımızın çoğunluğunun kulüplerinde de birlikte oynaması, bu şampiyonluğu kaçınılmaz kıldı. Oyun içerisinde ve sosyal hayatlarında da birlikte hareket ederek, gerçek bir takım olduklarını gösterdiler. Bizi bu yolda yalnız bırakmayan Rektörümüz Prof. Dr. Orhan UZUN’a, takımımızı bir arada tutan ve her zaman yanımızda olan Hocamız Doç. Dr. Ender EYUBOĞLU’na, oyuncuların gelişiminde desteğini esirgemeyen Alperen KAYA’ya ve bizi destekleyen herkese çok teşekkür ederiz.''                 Oyun kalitesi maçtan maça farklılık gösterse de mücadele ve rekabet, her maçta kendisini hissettirdi. Hazırlık sürecindeki tüm olumsuzluklara rağmen takımlar, sahneye çıktıklarında ellerinden geleni yansıttılar. Organizasyonda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.                 Her turnuva öncesinde, sakatlıksız bir turnuva temenni etsek de maalesef oyunun içerisinde var sakatlıklar. Turnuva boyunca spor yaralanmalarından muzdarip kalan tüm sporculara da geçmiş olsun dileklerimizi iletelim. Bir an önce sağlıklarına kavuşsunlar ve oyun geri dönsünler.                 Turnuvada, maçlar dışında kalan vakitlerimizde, akademik danışmanımız Prof. Dr. Çetin Hakan Karadağ Hocam'la birlikte, ODTÜ Yerleşkesi'ni gezmeye çalıştık. Yıllar sonra yeniden ODTÜ'de olmak anılarımın canlanmasına vesile olurken, Hakan Hocam'la yaptığımız, ''Yerleşkelerin öğrencinin eğitim, sosyal, sportif ve kültürel hayatı üzerindeki etkileri''ne dair sohbetleri çok faydalı bulduğumdan, konuya yazımda bir parantez açmak istedim. Burada sözü, Prof. Dr. Çetin Hakan Karadağ Hocam'a bırakıyorum: ''Ünilig Ragbi müsabakaları nedeniyle Ankara’da kaldığımız 4 gün süresince ODTÜ kampüsündeki gözlemlerimi şöyle özetleyebilirim.  Öncelikle belirtmeliyim ki kampüs dışında konakladığımızdan ve müsabakalar arasındaki boş zamanımız kısıtlı olduğundan belirteceğim hususlar kısıtlı bir zaman dilimindeki gözlemlerime  dayanmaktadır ve genelleştirme yaparken bu durum göz önünde bulundurulmalıdır. Kampüste dikkatimi ilk çeken nokta, binalar arasındaki rekreasyon alanlarının fazlalığı idi. Gerek öğrenciler gerekse ODTÜ çalışanları bu alanlardan faydalanmaktaydılar. Çeşitli spor branşlarına yönelik çok sayıda saha/spor salonu mevcuttu ve öğrencilerin kullanımına açıktı. Maçları oynadığımız Devrim Stadyumu'nun zemini çim, sahayı çevreleyen pist tartan idi. Pistte öğrencilerin ve ODTÜ çalışanlarının günlük sporlarını serbestçe yaptıklarına şahit oldum. Gözlemlediğim kadarıyla tümü gece aydınlatmalı olmak koşuluyla basketbol sahaları, futbola yönelik halı sahalar, suni çim büyük futbol/amerikan futbolu/ragbi sahası, voleybol ve plaj voleybolu sahaları, tenis kortları mevcuttu. Kapalı spor salonu ile birlikte bu tesisler kampüsün merkezinde konumlandırılmıştı ve hemen yakınında kampüsün alışveriş merkezi yer almaktaydı. Alışveriş merkezi öğrencilerin gereksinimlerini karşılamaya yetecek büyüklükte idi. Alışveriş merkezi çevresinde, farklı noktalarda kafeteryalar ve öğrencilerin yemek yiyebileceği kafeler mevcuttu. Bir akşam yemeğini bu tür yerlerden birinde yedik. Tabağınıza seçtiğiniz yemeklerin tartılarak ücretlendirildiği bir kafede, 2 kişi içecekler dahil 120 TL’ye doyurucu ve lezzetli bir yemek yedik. Öğle yemeklerini öğrenci yemekhanesinde yeme şansı bulduk. Öğrenciler için yemek ücretinin 8 TL olduğu yemekhanede yemekler lezzetli ve doyurucu idi. Yemek kapları, bardaklar, çatal ve kaşıklar temiz idi. Alışveriş merkezinde ODTÜDEN ve ODTÜDEN JUNIOR adıyla hizmet veren, üniversitenin ürünlerini satan üniversitenin resmi satış noktalarını gezdik. Çok sayıda ürünün satıldığı bu dükkanlarda ürünlerin kalitesi yüksek, fiyatları ucuz idi. Mağazalara rağbetin yüksek olduğunu gözlemledik. Lisans eğitiminde kullanılan kitapların bu mağazalarda oldukça uygun fiyatlarla satıldığına şahit olduk. Görevliye özellikle kitap fiyatlarının neden bu kadar düşük olduğunu sorduğumuzda kar amacı güdülmediğini, satın alındığında fiyatın dolar kurundan Türk Lirasına çevrilerek belirlendiğini ve daha sonra zam yapılmadığını belirtti. Öğrencilerin ve mezunların aidiyet duygularını geliştirmek için her üniversitenin kendi ismini ve logosunu taşıyan ürünlerin satıldığı bu tip bir satış noktasına sahip olması gerektiği kanaatindeyim. ODTÜ kütüphanesini de ziyaret edebilme şansı bulduk. Üç katlı kütüphanenin her katında öğrencilerin faydalanabilecekleri ortak ve özel çalışma alanları mevcuttu. Kütüphanenin orman ve Ankara manzarası, öğrencileri kütüphaneye çeken ayrı bir cazibe noktası olarak göründü. Kampüs içinde birçok yerde bir takım afişler ve duyurular gözüme çarptı. Bunların bazıları öğrenci aktiviteleri ile ilgiliydi ki, bu da bize öğrencilerin oldukça faal olduklarını düşündürdü. Afişler ve duyuruların bazıları siyasi içerikliydi. Üniversite yönetiminin bunlara müdahale etmemesi, üniversite kampüsünde bir fikir özgürlüğü ikliminin hakim olduğunu göstermekteydi. Sonuç olarak, kısıtlı bir zaman sürecinde yapmış olduğum gözlemlerimin, deprem yüzünden öğrencilerin önemli bir kısmının kampüste bulunmaması da dikkate alınarak değerlendirilmesi yerinde olacaktır. ODTÜ kampüsünde edindiğim izlenim, bu kampüsün öğrenci yaşamı için örnek sayılabilecek bir kampüs olduğu şeklindedir. Fakültelerdeki eğitim kadrosunun kalitesi ve verilen eğitimin düzeyi de düşünülürse, diğer üniversitelerin ODTÜ örneğinden çıkarabileceği çok ders vardır düşüncesindeyim.''

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!