Ragbi Günlükleri 150

Zafer ERAY
Zafer ERAY
zafereray@edirneahval.com
Yayınlanma 19.05.2023 - 09:59
Uzun süredir yaşamadığımız milli heyecanı, geçtiğimiz hafta sonu yaşadık. 15'li Ragbi Milli Takımımımız, Konferans 2 Güney Grubu'ndaki 3. maçında Karadağ deplasmanındaydı. Cumartesi günü saat 12.00'da başlayan karşılaşmayı değerlendireceğiz bu yazıda. Hoş geldiniz...                 Millilerimizin hazırlık sürecinden başlayalım konuşmaya. İlk açıklanan toplanma tarihinden, epey geç toplandı takımımız. Bunda, milli takım antrenör ekibinin belirlenemeyişi ve devam eden 15'li Ragbi Bölgesel Türkiye Şampiyonası maçlarının payı vardı. Antrenör ekibi belli olduktan sonra kendilerinden, 12 saat içerisinde kadroyu belirlemeleri istendi. 3 Mayıs akşamı Edirne'de bir araya gelen 23 kişilik ekibimiz, elinde kalan kısıtlı sürede çalışmalarını tamamladı. 7'li ragbi milli takımı kampında bulunan oyuncularımızın, Edirne'deki kampa katılmalarının istenmediği, telefonla aranıp ''Ne işiniz var orada?'' gibi söylemlere maruz kaldıkları konuşulurken, 7'li ragbi milli takım havuzundan bazı sporcuların Edirne'ye geldiğini gördük. Bunun yanında, davet edilen bazı sporcular, ya çalışma şartları ya da Üniversiteler Ligi'ne katılmayı tercih etmeleri sebebiyle Edirne'deki kampa katılamadılar. Geçmiş dönemlerden bildiğimiz, birçok kez duyduğumuz, ''15'li ragbi oynamayan sporcuların milli takıma davet edilmeyeceği'' beyanı, hálen kulaklarımızda. Ancak farklı uygulamalarla karşılaşmaya devam ediyoruz. Bu karşılaşma için, 15'li ragbi ligine katılmamış bir kulüpten milli takıma oyuncu davet edildi. Arkadaşlar! O oyuncuların milli takımı hak ettiğini düşünüyorsanız, sorun yok, davet edebilirsiniz. Ama söylem ve eylem tutarlığı olursa, bu konulara girmek durumunda kalmayız.                 Devam edelim... Edirne'de tamamlanan -ne kadar yapılabildiyse- hazırlıkların ardından, Karadağ yolculuğu başladı takımımızın. Planlanan karayolu seyahati, havayoluna çevrilmişti. 13 Mayıs Cumartesi günü saat 12.00'da başlayan maçta, şu kadroyla sahadaydı milli takımımız: Uğur Özkan Baş, Ahmet Özel, Ukbe Çelik, Caner Ark, Ahmet Eren Kılıç, Oğuzhan Kara, Muhammet Öngören, Michael Özdilli, Yusuf Sarıcan, Yiğitcan Gürşen, Şener Sağlam, Mehmet Sefa Kaptan, Etem Seydioğlu, Burak Özkan, Mustafa Kaplan, Mehmet Kılıç, Yusuf Tunç, Mustafa Sağır, Musa Çetin, Burak Balmuk, Batuhan Balçın, Bilal Keskin, Derhan Akbaba.                   Türkiye'nin başlama vuruşunu yaptığı maçta ilk dakikalar, rakip Karadağ'ın baskısıyla geçti. Forvetleri üzerinden oyunlar deneyen rakibimize, savunmamız karşılık veriyordu. Üst üste yediğimiz penaltılar sonrası alan golü denemesi yapan Karadağ, 3-0 öne geçti. Neyse ki cevabımız gecikmedi ve oyunun yeniden başlamasıyla birlikte kazandığımız penaltıyı sayıya çevirerek skorda eşitliği yakaladık. İlk yarının ortalarına doğru oyun dengelenmiş ve topla oynayan Türkiye olmuştu. Hem forvet hem de bek oyunları deneyen takımımız, yaptığı el becerisi(handling) hatalarıyla sonuca gidemiyordu. 30. dakikada gelen alan golü, bir kez daha öne geçirdi Karadağ'ı. Başlama vuruşu sonrası savunmada organize olamayan takımımız, alan golü üzerine şok bir sayı(try) yiyerek, skorda 13-3 geriye düştü. Savunma hattındaki bireysel öne çıkışlar sonucu oluşan boşlukları iyi değerlendiren Karadağ, bir anda farkı açtı. İlk 15'imizden yaşadığımız iki sakatlıkla erken oyuncu değişikliğine gitmek durumunda kaldık. Bu değişiklikler sonucunda oyuna giren iki oyuncumuzdan maç boyunca katkı alamadık maalesef. İlk yarının bitmesine az bir vakit kala, savunmamızın arkasına yapılan aşırtma vuruşa(chip kick) refleks gösteremeyince, çok kolay bir sayı daha yiyor ve devreye 20-3 geride gidiyorduk.                 Oyundan düşen takımımıza, devre arası ilaç gibi geldi. Nefeslenip, eksikleri konuşacağımız ve mücadeleye yeniden başlayacağımız bir fırsattı. Takımımızın önünde, refleks gösterebilmesi için 40 dakika daha vardı.                 İkinci yarıya başlama vuruşunu Karadağ takımı yaptı. Top, 10 metre çizgisini geçmeyince, scrum ile topu geri alma şansını yakaladık. Ancak kolay kaybettik. İkinci yarıdaki ilk aksiyonumuzu, 3. dakikada yakaladık. Rakibin 22 metre çizgisinde kazandığımız penaltı sonrası, forvet oyuncumuz, topu açık alandaki müsait beklere açmak yerine kontak almayı tercih edince, top kaybı yaşandı. 7. dakika, milli takımımızın belki de en organize göründüğü dakikaydı. Bu aksiyonu sayıyla(try) sonuçlandırmak, sayıyı maçın başında bulmuş olmak, kalan sürede direncimizi arttıracaktı:20-10. Erken bulduğumuz bu sayının rüzgarıyla, daha dominant bir milli takım beklerken, bizim aradığımız skoru Karadağ yaptı ve bir alan golü bularak skoru 23-10'a getirdi. Bekleyişimiz ise, 28. dakikaya kadar sürdü. Rakip savunmanın yerleşim zaafiyetini gören Burak Balmuk, tüm sahayı geçen bir koşu yaparak, skoru 23-17 yaptı. Hálá skor ortada, hálá zamanımız vardı. Alan golleriyle maça tutunan Karadağ, bir yenisini 33. dakikada buldu:26-17. Neyse ki skor bulma çabamız, bu andan itibaren çabuk netice veriyor ve Etem'in güzel sayısı, maç sonunda umutlarımızı taze tutuyordu. Son birkaç dakikaya girildiğinde, maçı kazandıracak fırsatı yakaladığımızı düşünüyorum. Bek hattında oynayan oyuncumuz Burak Özkan, rakip savunma hattını kırmış, ciddi mesafe kazandırmıştı. Koşusu sırasında tackle almak yerine, yanında koşan Mustafa'ya pasını verebilse, Mustafa Kaplan elini kolunu sallayarak maçı kazandıracak sayıyı yapacaktı. Yaşanan top kaybı ve devamında gelen bitiş düdüğü, Konferans 2 Güney Grubu'ndaki 3. karşılaşmamızdan da mağlup ayrıldığımızı ilán ediyordu. İkinci yarıda gösterdiğimiz reaksiyon, skora yansıdı ve maça son ana kadar tutunmamıza yardımcı oldu. Ancak maç boyunca yaptığımız handling hataları ve rakibimiz lehine verdiğimiz penaltılar, başımızı ağrıtan ana sebeplerdendi. Kazanabileceğimiz bir karşılaşmadan mağlup ayrılmanın üzüntüsünü yaşıyoruz.                 Maç sonrasında, milli takımımızın antrenörü Miraç Ertürk'ten görüşlerini rica ettim. Miraç Hoca, ''İlk yarı istediğimiz oyun planını uygulayamadık. Ama ikinci yarı çok iyi başladık. İyi de bitirdik. Bazı ufak tefek sorunlar, maçı kaybetmemize sebep oldu 12 saat içinde ve çok kısa sürede hazırlanan bir kadroyla maça geldik. Tüm oyuncular büyük fedakarlıkla, yüksek seviyede bir maç oynadı. Başta oyuncular olmak üzere, teknik ekip ve bizi destekleyen herkese teşekkür ederiz'' diyerek görüşlerini bildirdi.                 Maç sonrasında, Ragbi Teknik Kurul Başkanı Sayın Oğuzhan Danışmaz'a da ulaştım. Bu sonuçla birlikte, Gelişim Ligi'ne düşüp düşmediğimizi teyit etmek istedim. Oğuzhan Hoca, sezonun iki senelik olduğunu, grupta üç maç daha oynayacağımızı, bu maçların ikisinin Türkiye'de (Bosna Hersek-Karadağ), birinin deplasmanda (Sırbistan) olacağı bilgisini verdi. Kalan maçlarımızda, Karadağ karşısında kazanıp, diğer maçlardan da bonus puanlar alabilirsek, grupta kalma şansımızın yüksek olduğunu belirtti.                 Gruptaki her takımı yenebilecek potansiyelimizin olduğunu düşünüyorum. Yeter ki ufak hesapların kurbanı olmayalım. 15'li ragbi oynamayı bilen, gerek yurt içinden gerek yurt dışından oluşturacağımız bir ekiple, sağlıklı bir çalışma ortamı tesis edelim. Uzun süredir devam eden galibiyet hasretimizi sonlandırmak dileğiyle...  NOT: Fotoğraflar, Rugby Europe facebook sayfasından alınmıştır.

Yorum Yap

Düşüncelerinizi bizimle paylaşın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yorumlar

0 yorum

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!