Trophy Serisi'nin Makarska'da oynanan ilk ayağında yarışan takımlardan biri de 7'li Ragbi Erkek Milli Takımımız idi. Yapılan olimpik testler ve ulusal ligimizde oynanan müsabakalarda değerlendirilen oyunculardan oluşturulan havuzla birlikte çalışmalar başladı. Bolu'daki Olimpiyat Hazırlık Merkezi'nde, Antrenörler Yasin Bakar ve Ferhat Fidan gözetiminde hazırlık sürecini tamamlayan Milli Takımımız, şu isimlerle ülkemizi temsil etti: Ahmet Burak Bekiroğlu, Aykut Kanaçlar, Burak Balmuk, Burak Özkan, Burak Özgen, Emirhan Ölmez, Eyüp Ensar Daş, İsmail Danışmaz, Musa Gasanov, Mustafa Kaplan, Ömer Faruk Özcan, Yavuz Şahin, Yusuf Sarıçan.
Makarska'da açılışı Letonya karşısında yaptık. Agresif baskıyla başlamayı deneyen rakibimize cezayı çabuk kesip, ilk dakikalarda göze hoş gelen bir sayıyla skoru bulduk. Kısa süre sonra gelen sarı kart, takımımızı sahada altı kişi bırakırken, kalan sürede savunur pozisyona geçmiştik. İlk yarı bitene kadar yediğimiz sayılarla skor, 7-12'ye gelmişti. Kazandığı penaltı avantajlarını ve takımımızın savunmadaki hatalarını değerlendirip, sayılarına devam eden Letonya, müsabakayı 14-24 kazanıyordu. Maçın büyük bölümünde savunmada kalıp, enerjisini buraya harcayan Milli Takımımız, topa sahip olduğu anlarda ise, organize olmakta güçlük çekiyor, yapılan bazı bireysel hatalar ve rakibe verilen penaltı avantajları Letonya'nın ekmeğine yağ sürüyordu.
Günün kapanışını, akşam seansında Macaristan karşısında yapıyorduk. İlk topu kullanan Milli Takımımız, yaklaşık iki dakika süren bir organizasyon sonucunda sayıya ulaşıp, öne geçti:5-0. Oyunu hareketlendiren başlama vuruşu sonrası kontrolü ele alan Macar takımı, ilk yarı bitene kadar iki sayı buluyor ve devreye, 10-5 önde giriyordu. Savunmada yükselmeyip, rakibe alan ve zaman tanıyor; yerleşimde ve rakibi paylaşmada sorun yaşıyorduk. İkinci yarı, hızlı bir Macar sayısıyla başladı. Tempoyu arttırarak kanatta ikiye bir durumunu yakalayan rakibimiz, skoru 17-5'e getirdi. İkinci dakikada gelen sarı kart, Macarları sahada bir kişi eksik bırakırken, ibre, Türkiye tarafına dönmüştü. Aynı dakika içerisinde bulunan iki sayıyla skoru eşitledik:17-17. Savunma arkamıza vurulan uzun vuruşu karşılayıp, yapılan baskıdan topu taşıyarak çıkmayı deneyince, hata yapıyor, topu rakibimize teslim ediyorduk. Bitiş düdüğüne az bir süre kala, skorda yeniden geriye düşmüştük:17-24. Lehine işleyen süreyi kullanmak isteyen Macaristan, 22 metre çizgisinin içerisine uzun bir başlama vuruşu kullandı. Önde yapılan baskı savunmasından hatasız çıkan Türkiye, Ensar ile aradığı koridoru bulup, rakip sayı alanına koştu. Sayı alanı içerisinde bir savunma hamlesi yapan rakibimiz, topu yere koydurtmuyor ve maçı kazanıyordu. Ensar'ın, topu rakibine yakın kolunda taşıması, topu rakibinden kaçıramamasına sebep olmuştu.
İkinci günün sabah seansına, son grup müsabakasıyla başladı Milli Takımımız. Skorda hákim olan kovalamaca hali, bitiş düdüğü çaldığında, Moldova lehineydi:19-14. Üretkenlik konusunda belli bir eşiği aşamazken, oyunun savunma kısmında düşüyor olmak, maç sonuçlarının rakiplerimiz lehinde tescillenmesindeki en önemli faktördü. Savunma disiplinini koruyamıyor, müdahale için hattan ayrılıyor, yükselmeyerek rakibe zaman ve alan yaratıyorduk. Maçın sonunda gelen fırsatı tepince, bitiş düdüğü sonrası Ömer Faruk'un sahada verdiği tepkiyi, bizler de ekran başında vermiştik. Klasman maçlarında, dokuzunculuk yarı finalinde mücadele edecektik.
Lüksemburg ile dokuzunculuk yarı finalinde karşılaşan Türkiye, maçın ilk üç dakikasında bulduğu 21 sayının ekmeğini maç boyunca yedi. İkinci yarıda, oyunun konrolünü tamamen rakibine bırakan takımımız, biraz daha efektif bir rakiple oynuyor olsaydı, maçı tehlikeye atabilirdi. 21-19'luk skorla, Makarska'daki ilk galibiyetimizi alıyorduk.
Turnuvanın kapanışını yapacağımız son karşılaşmada, Norveç ile oynayacaktık. Kazananın dokuzuncu olacağı müsabaka, rakibimizin vuruşuyla başladı. İki takımdan da karşılıklı denemeler gördüğümüz ilk yarıda, skor, ancak yedinci dakikada değişebilmişti. Norveç, devreyi 7-0 önde kapatıyordu. İkinci yarıda, maçı iki tarafa da götürebilecek bir oyun oynanırken, rakibinin hatalarından iki sayı bulan Türkiye, mücadeleyi 14-7 kazanarak, Trophy Serisi'nin ilk ayağından dokuzunculukla ayrıldı.
Grup maçlarında beklediğimiz performansı gösteremeyen Milli Takımımız, klasman maçlarında aldığı iki galibiyet ile Kişinev ayağı öncesi düşme tehlikesinden biraz olsun uzaklaştı. Oyunun hücum kısmında daha dinamik bir Türkiye görebilirdik. Topu ve oyunun hızını kontrol eden, hücum derinliği ile kendisine alan ve zaman yaratan, koşarak rakibin işini zorlaştıran, zamanında gelen desteklerle devamlılığı sağlayan bir hücum performansı... Başka seçeneklerimiz varken, doğrudan rakibin üzerine koşup kontak almayı bırakmalıyız. Boşluğu yaratmalı, ayakta kalmalı ve desteğin yetişmesi için zaman vermeliyiz. Turnuvadaki sonucumuzun esas belirleyici noktasının, savunma performansımız olduğunu düşünüyorum. Özellikle grup maçlarında ortaya koyamadığımız savunma direnci, kazanabileceğimiz rakipler karşısında sahadan yenik ayrılmamıza neden oldu. Rakibe zaman ve alan bırakmayacak o ileri yönlü baskıyı uygulamazken, kaçan müdahalelerle kırılan savunma hatları ve devamında düzen dışına çıkan savunmamız neticesinde yediğimiz sayılar, hücumda göstereceğimiz performansı da etkiledi. Hücum performansımızı etkileyen bir diğer etkenin, oyunun savunma kısmında geçirdiğimiz süreye bağlı olarak oluşan yorgunluk olduğu fikrindeyim.
Yetenekli bir oyuncu havuzuna sahip olan 7'li Ragbi Erkek Milli Takımımız, teknik ekiple birlikte bu ayak üzerine düşünecek ve Kişinev'de alacağı iyi bir sonuçla, Trophy seviyesinde kalmaya devam edecektir. 27-29 Haziran tarihlerinde oynanacak olan ikinci ayak öncesinde Milli Takımımıza başarılar diliyorum.